<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çiğdem Yılmaz - Yazar | EMSAL.COM</title>
	<atom:link href="https://emsal.com/yazarlar/cigdem-yilmaz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://emsal.com/yazarlar/cigdem-yilmaz/</link>
	<description>Gayrimenkul Bilgi Merkezi ve Düşünce Platformu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 27 Aug 2026 11:10:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/07/cropped-fav-75x75.png</url>
	<title>Çiğdem Yılmaz - Yazar | EMSAL.COM</title>
	<link>https://emsal.com/yazarlar/cigdem-yilmaz/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye ve Gelişmiş Ülkelerde Orman Yangınları: Çalışmalar ve Mimari Önlemler</title>
		<link>https://emsal.com/turkiye-ve-gelismis-ulkelerde-orman-yanginlari-calismalar-ve-mimari-onlemler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çiğdem Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2025 07:07:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=22717</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orman yangınları ülkemizde olduğu kadar dünyada da zaman zaman kontrol altına alınmakta zorluk çekilen büyük felaketlere yol açabilmektedir. Bunlara karşı alınan önlemler, gelişmiş ülkelerde artmakta ancak ülkemizde yanan alanlar yerini [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/turkiye-ve-gelismis-ulkelerde-orman-yanginlari-calismalar-ve-mimari-onlemler/">Türkiye ve Gelişmiş Ülkelerde Orman Yangınları: Çalışmalar ve Mimari Önlemler</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://emsal.com/orman-yanginlariyla-mucadelede-akilli-sehir-teknolojileri-nasil-kullanilir/" rel="dofollow"><strong>Orman yangınları</strong></a> ülkemizde olduğu kadar dünyada da zaman zaman kontrol altına alınmakta zorluk çekilen büyük felaketlere yol açabilmektedir. Bunlara karşı alınan önlemler, gelişmiş ülkelerde artmakta ancak ülkemizde yanan alanlar yerini büyük otellere vs. bıraktığı zaman bu yangınların bir amaca yönelik olduğu düşüncesi de akıllara gelebilmektedir.</p>
<p>Ülkemizde orman yangınları için Bakanlığın yaptığı 285 Sayılı Tebliğ&#8217;deki çalışmalar tatmin edici kabul edilse de bunun uygulanamamış olduğu maddi &#8211; manevi kayıplar sonucunda anlaşılmaktadır.</p>
<p>Gelişmiş ülke ve yapılardaki yangınlarda ne gibi önlemler alındığına geçmeden önce orman yangınlarına daha yakından bakalım:</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-22722" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/yangin.webp" alt="" width="1500" height="844" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/yangin.webp 1500w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/yangin-300x169.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/yangin-1024x576.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/yangin-768x432.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/yangin-750x422.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/yangin-1140x641.webp 1140w" sizes="(max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /></p>
<h2>Orman Yangını Nedir, Türleri Nelerdir?</h2>
<p>Orman yangını serbest yayılma eğiliminde olan ve ormanda yaşama birliği içinde bulunan canlı ve cansız bütün varlıkları yakarak yok eden ateştir. Yanma olayına neden olan; oksijen ve yanıcı maddelerden oluşan üç faktörden birinin ortadan kaldırılmasıyla yangının söndürülmesi mümkündür. Yanmanın oluşması için; ısının 260 &#8211; 400 C’den, oksijenin %15’den fazla olması ve yeterli miktarda yanıcı maddenin bulunması şarttır.</p>
<p>Ülkemizde iki çeşit orman yangını vardır. Bunlar örtü ve tepe yangınlarıdır. Üçüncü bir orman yangını türü olan toprak yangını ise ülkemiz için önemli değildir.</p>
<h3>Örtü Yangını</h3>
<p>Orman toprağını örten ölü ve diri örtüyü yakan yangındır (ot, çayır, funda, fide, fidan, yaprak, yosun, humus, kuru dal, kütük, devrik kesim artıkları vb.). Meşcere asli ağaçlarına çoğunlukla zarar vermez ancak; toprağı örten yanıcı maddelerin yoğun olması hâlinde zarar verebilir. Bunun için yanan sahanın yangın sonrası takip ve kontrol edilmesinde fayda vardır.</p>
<h3>Tepe Yangını</h3>
<p>Ağaç ve ağaçcıkların tepelerini de yakarak ilerleyen yangındır. Bu yangın türünde istisnalar hariç ormanın örtüsü, ağaçların gövdeleri ve tepeleri çeşitli şiddette yandığından ağaçlar genellikle kurur, meşcere canlılığını kaybeder. En tehlikeli yangın türüdür.</p>
<p>Ayrıca nedeni tespit edilemeyen yangınlar vardır ki bunlar oldukça fazladır. Yangın çıkış nedenlerini; yıldırım, kasıt, ihmal ve dikkatsizlik, nedeni bilinmeyen olmak üzere dört grupta toplamak mümkündür.</p>
<h2>Yangınları Etkileyen Faktörler</h2>
<h3>Yanıcı Madde</h3>
<p>Ölü örtü, alt tabakada bulunan otlar, çayır bitkileri, çeşitli çalılar, enkazlar, kesim artıkları, ağaç ve ağaççıklardan oluşan maddelerdir. Yanıcı maddelerin inceliği, kalınlığı, miktarı, cinsi, devamlılığı ve rutubeti gibi özellikler yanma olayını etkiler.</p>
<h3>Hava Hâlleri (İklim &#8211; Klima)</h3>
<p>Yağış, nispi nem, sıcaklık ve rüzgar hızı, yangını etkiler. Nispi nemin saat 10.00’da %40 ve daha düşük olması, nemin 1 &#8211; 2 saat gibi kısa zaman diliminde %20’den fazla düşüş göstermesi hâllerinde mutlaka yangın çıkmaktadır. Ayrıca rüzgâr hızının 20 km / saat ve üzerinde oluşu, kurak geçen yaz günleri yangını körükler. Bunun için yangın organizasyonu içindeki ilgililer meteorolojiden sıcaklık, nispi hava nemi ve rüzgar hızını ihtiva eden hava raporunu her gün saat başı almalıdırlar.</p>
<h3>Topografik Yapı (Arazi Yapısı)</h3>
<p>Bakı (bir bölgedeki dağların güneş ışınlarını alış yönü veya güneşe bakış kısmı), yükseklik, <strong>arazi</strong> meyilli, arazi şekli, dar dere, kutu dereleri de yangın hızında etkili çevre faktörleridir. Doğrudan deniz rüzgarlarına açık alanlar, ada, yarımada durumunda olan sahalarda yangın sürat kazanır. Bakı durumunda; yangın tehlikesi yönünden güney, batı, doğu ve kuzey yamaçlar olmak üzere öncelik sıralaması yapılır.</p>
<h3>Tehlikeli Alanlar</h3>
<p>Yangının çabuk büyüyebileceği ve müdahalenin zor olduğu alanlardır.</p>
<ol>
<li>Güney, güneybatı ve batıya bakan alanlar,</li>
<li>Arazi yapısı itibarıyla %60 dan fazla eğimli kırık alanlar,</li>
<li>Yangın sezonundaki hâkim rüzgarlara doğrudan açık alanlar,</li>
<li>Ada yarımada durumunda ve sahile doğrudan açık alanların üzerinde bulunan ormanlar tehlikeli orman alanlardır.</li>
</ol>
<h2>Orman Alanları Oluşturulurken Dikkat Edilmesi Gereken Bitkilendirme Önlemleri</h2>
<h3>Karışık Meşçereler Yetiştirmek</h3>
<p>Orman yangınlarının yayılma ihtimali, saf iğne yapraklı ışık ağacı meşcerelerinde özellikle fazladır (meşcere en küçük orman parçasıdır). İğne yapraklı meşcereler, yapraklı ağaçlarla ne kadar fazla oranda karışmış olursa, yangının çıkma ve yayılma ihtimali o kadar azalır. Bu nedenle yetiştirme muhitinin elverişli olduğu yerlerde ışık ağaçlarına gölge ağaçları, iğne yapraklı ağaçlara yapraklı ağaçlar karıştırılmalıdır. Silvikültürel uygulamalarda yapraklı ağaçlar korunmalıdır.</p>
<h3>Tampon Bölgelere Gelir Getirici Meyveli Ağaç Dikmek</h3>
<p>Meskûn mahaller civarında yapılacak ağaçlandırma çalışmalarında, mıntıkanın özelliğine göre tampon bölgelere halka gelir getirecek (fıstık, çam vb.) türlerin dikilmesine öncelik verilmelidir.</p>
<h3>Rüzgâr Perdesi Yapmak</h3>
<p>Rüzgârlı sahalarda yapılacak ağaçlandırma ve tensil çalışmalarında yangın emniyet yolu kenarlarına 3 sıra kara servi dikilerek rüzgâr perdesi oluşturulabilir. Ayrıca tesis 20 &#8211; 30 hektarlık parsellere bölünüp bu parsel araları 6 sıra servi dikilmek suretiyle tesis içi rüzgar perdeleri yapılabilir.</p>
<h2>Orman Alanları Oluşturulurken Dikkat Edilmesi Gereken Mimari Önlemler</h2>
<p>Orman alanlarında gözetleme kuleleri yapılmalıdır. Bunlar; sabit gözetleme kuleleri, havadan gözetleme, gezici postalar olmak üzere yerel halkın ve diğer kaynakların yardımıyla yapılabilir.</p>
<h3>Sabit Gözetleme Kuleleri</h3>
<p><strong>Kule Planlaması:</strong> Kuleler günün 24 saatinde gözetleme yapılacak şekilde ormanların görülebilirliği olan hâkim noktalarına yapılmalıdır. Kulelerin yerleri 1 / 25000 ölçekli tesviye, eğrili haritalar üzerinde ışınsal metotla tespit edilmelidir. Görüş alanı içinde bulunan ormanın; düz alanda %100, engebeli alanlarda asgari %70’ini görebilecek şekilde inşa edilmelidir. Görülebilirlikle 100 metre yükselmeyle görülen dumanın çıktığı alanlar, görülen alan olarak kabul edilir. Kule planlaması bu esasa göre yapılmalıdır.</p>
<p>Uygulamada özellikle dere içlerindeki dumanın yatması ve uzak mesafelerde dumanın görülememesi gibi durumlar meydana gelmektedir. Bu bakımdan mevcut kule planlaması bölge müdürlüğü bazında tehlikeli ve kıymetli alanları da içine alacak şekilde gözden geçirilmelidir. Bu alanlarda;</p>
<ul>
<li>Bütün alan doğrudan görülecek şekilde,</li>
<li>İki kuleden doğrudan görülecek şekilde,</li>
<li>İki kule arası mesafe en çok 25 km. olacak şekilde ilaveler yapılmalıdır.</li>
</ul>
<p><strong>Kule İnşaatı:</strong> Kuleler tespit olunan noktalara rasat odası (gözetleme) 360 derecelik alanı görebilecek şekilde inşa edilmelidir. Projelerde barınma yerinden gözetleme odasına içten çıkılacak şekilde değişiklik yapılmalıdır. Ayrıca sarnıç olarak yapılan beton su depoları sızdırma yaptığından bunların yerine fiberglass su deposu kullanılmalıdır. Gözetleme odasındaki pencereler çift camlı olmalıdır. Mutlaka radyoaktif paratoner tesis edilmelidir. Paratoner sık sık kontrol edilerek sağlıklı görev yapması sağlanmalıdır. Şehir cereyanı imkânı olan kulelere öncelikle şehir cereyanı bağlanmalıdır. Yangın mevsimi boyunca gözetleme kepenkleri gece gündüz devamlı açık tutulmalı bu imkânların bulunmadığı kulelerde güneş enerji sistemleri ile (fotovoltatik sistem) elektrik temin edilmelidir.</p>
<p>Engebeli orman alanlarında kuleler, görüş alanı iyi olan hâkim tepeler üzerine inşa edilmelidir. Bu kuleler; altta iki oda, üstte rasat odası olacak şekilde yapılmalıdır. Ancak; ormanların düz veya düze yakın alanlarda bulunması, hâkim noktaların olmaması durumunda, görülebilirliği artırmak için geliştirilecek özel projelere göre yüksek kuleler yapılacaktır. İyi görüş sağlıyorsa alçak yerlerde kule inşa edilebilecektir (karşıdan gözetleme). Kulelere tekniğine göre uygun bir şekilde limbus monte edilecektir.</p>
<p><strong>Gözetleyiciler:</strong> Kulelerde 24 saat gözetleme yapılmalıdır. Gözetlemenin devamlı olabilmesi için kulelerde her an asgari iki kişinin bulunması sağlanmalıdır. Kulelere öncelikle varsa gözetleyici olarak aile (karı &#8211; koca), ailenin mümkün olmadığı yerlerde asgari iki gözetleyici yerleştirilmelidir. Gözetleyiciler meskûn mahal dışında çalışmalı, 24 saat gözetleme yapma mecburiyetleri olduğundan da kuleden ayrılmalıdır.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-22721 size-full" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/orman.webp" alt="" width="2000" height="1177" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/orman.webp 2000w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/orman-300x177.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/orman-1024x603.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/orman-768x452.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/orman-1536x904.webp 1536w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/orman-750x441.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/09/orman-1140x671.webp 1140w" sizes="(max-width: 2000px) 100vw, 2000px" /></p>
<h2>Orman Yangınlarına Karşı Yurt Dışında Alınan Tedbirler</h2>
<h3>Önleyici Tedbirler</h3>
<ul>
<li>Yangın risk haritaları: Uydu görüntüleri, sensörler ve yapay zekâ ile hangi bölgelerin yangın riski yüksek olduğu sürekli takip ediliyor.</li>
<li>Kontrollü yakma (prescribed burn): ABD, Avustralya ve Kanada’da sıkça kullanılır. Küçük ölçekli, kontrollü ateşlerle ormanda biriken kuru ot, dal ve yapraklar temizlenir.</li>
<li>Yangına dayanıklı orman tasarımı: Bazı Avrupa ülkelerinde (ör. İspanya, Portekiz) farklı ağaç türleri karıştırılarak yangının hızlı yayılması engellenmeye çalışılır.</li>
<li>Orman içi bakım: Düzenli budama, kuru dalların toplanması, yangın yolları (firebreak) açılması bu çalışmalar kapsamına girer.</li>
</ul>
<h3>Erken Uyarı ve İzleme Sistemleri</h3>
<ul>
<li>Uydu ve drone kullanımı: NASA, ESA gibi kurumlar anlık yangın tespiti yapabilen sistemler geliştirdi.</li>
<li>Kule ve kamera sistemleri: Özellikle Yunanistan ve ABD’de 360 derecelik döner kameralarla ormanlar sürekli izleniyor.</li>
<li>Sensör ağları: Bazı ülkelerde orman içine sıcaklık, nem ve <strong>duman sensörleri</strong> yerleştiriliyor.</li>
</ul>
<h3>Müdahale Yöntemleri</h3>
<ul>
<li>Hava araçları: Su ve <strong>yangın söndürme</strong> kimyasalları taşıyan uçaklar (Canadair, Air Tractor) ve helikopterler sıkça kullanılır.</li>
<li>Yer ekipleri: Özel eğitimli itfaiye birlikleri ile müdahaleler hızlıca gerçekleşir (uçaktan paraşütle atlayarak yangına müdahale eden smokejumper ekipler özellikle ABD’de bu çalışmaları gerçekleştirir).</li>
<li>Uluslararası yardımlaşma: AB’nin RescEU programı ile üye ülkeler yangın uçaklarını ortak havuzda bulundurur.</li>
</ul>
<h3>Toplumsal ve Hukuki Önlemler</h3>
<ul>
<li>Katı cezalar: İspanya ve Avustralya’da kasıtlı yangın çıkaranlara ağır hapis cezaları var.</li>
<li>Halkın eğitilmesi: ABD’de “Smokey Bear” kampanyası gibi toplumsal bilinçlendirme programları gerçekleştiriliyor.</li>
<li>Yerleşim alanı planlaması: Avustralya ve ABD’de ormana yakın evlerin inşasında “yangına dayanıklı malzeme” zorunlu tutuluyor.</li>
</ul>
<p>Genel olarak, önleme ve erken tespit en kritik iki alan. Türkiye’de bu yöntemlerin maalesef bir kısmı uygulanıyor Özellikle kontrollü yakma, sensör teknolojileri ve uluslararası iş birliği, gelişmiş ülkelerde çok daha yaygın.</p>
<h2>Mimari ve Kentsel Ölçekte Tedbirler</h2>
<p><strong>Orman yangınlarına karşı mimaride alınacak önlemler</strong> pasif korunma ve aktif korunma önlemleri olarak ikiye ayrılabilir. Burada amaç hem <strong>yapıların yangına dayanıklılığı</strong>nı artırmak hem de yangının yapıya ulaşmasını engellemektir.</p>
<h3>Pasif Koruma</h3>
<p>Yer Seçimi ve Planlama:</p>
<ul>
<li>Yerleşimler, sık orman örtüsünden mümkün olduğunca uzak ve rüzgârın hâkim yönü dikkate alınarak konumlandırılmalı.</li>
<li>Yapılar arasında yangının sıçramasını zorlaştıracak mesafeler bırakılmalı.</li>
<li>Yerleşim çevresinde “yangın tampon bölgeleri” (örneğin çakıl, asfalt, kısa kesilmiş çim alanlar vb.) oluşturulmalı.</li>
</ul>
<p>Peyzaj Düzenlemesi:</p>
<ul>
<li>Yapıya 10 &#8211; 30 m mesafede “savunulabilir alan (defensible space)” bırakılmalı.</li>
<li>Yangına hassas ağaçlar (çam, servi vb.) yerine düşük reçineli ve nemli yapraklı türler (zeytin, akçaağaç, meyve ağaçları) tercih edilmeli.</li>
<li>Çalı, kuru ot ve yanıcı atıklar düzenli temizlenmeli.</li>
</ul>
<p>Yapı Malzemeleri ve Tasarımı:</p>
<ul>
<li>Çatı kaplamaları yanmaz malzemelerden (metal, kiremit, taş yünü yalıtım vb.) yapılmalı.</li>
<li>Cephe kaplamaları A1 sınıfı yanmaz malzemelerden seçilmeli (beton, taş, tuğla, sıva vb.).</li>
<li>Ahşap malzemeler yanmaz emprenye ile korunmalı.</li>
<li>Çift camlı, ısıya dayanıklı pencereler kullanılmalı.</li>
<li>Havalandırma boşluklarının alev tutucu ızgaralarla kapatılması.</li>
</ul>
<p>Mimari Detaylar:</p>
<ul>
<li>Çatı eğimi yaprak ve kıvılcım tutmayacak şekilde tasarlanmalı.</li>
<li>Balkon, saçak altı ve pergola gibi alanlarda yanıcı malzemeden kaçınılmalı.</li>
<li>Su depoları veya yağmur suyunu toplayan sistemler yapıya entegre edilmeli (yangın sırasında kullanılmak üzere).</li>
</ul>
<h3>Aktif Koruma</h3>
<ul>
<li>Yangın algılama sistemleri (yangın sensörleri ve yangın springleri) ve erken uyarı cihazları yerleştirilmeli.</li>
<li>Yerleşim çevresinde yangın muslukları(hidrant) ve su depoları planlanmalı.</li>
<li>Çatı ve bahçe <strong>sulama sistemleri</strong> yangın sırasında devreye alınabilecek şekilde tasarlanmalı.</li>
<li>Yangın söndürme ekiplerinin ulaşımına uygun yol altyapısı yapılmalı.</li>
<li>Bölgeye yangın gözetleme kuleleri konuşlandırılmalı ve aktif dron sistemleri olmalı.</li>
</ul>
<h3>Yapı Ölçeğinde Detaylı Mimari Önlemler</h3>
<p>Malzeme Seçimi</p>
<ul>
<li>Çatı kaplamaları yanmaz veya zor alevlenir malzemelerden (metal, kiremit, taş yünü yalıtım) yapılmalı.</li>
<li>Ahşap yüzeyler mümkünse yanmaz emprenye ile korunmalı.</li>
<li>Dış cephe kaplamaları A1 sınıfı yanmaz malzeme olmalı (taş, beton, sıva, tuğla, kompozit çimento levha vb.).</li>
</ul>
<p>Cephe ve Açıklıklar</p>
<ul>
<li>Pencere doğramaları yangına dayanıklı olmalı; çift camlı (tercihen temperli) kullanımı yaygınlaştırılmalı.</li>
<li>Havalandırma boşlukları, çatıda ve cephelerde alev tutucu ızgaralar ile korunmalı.</li>
<li>Balkon ve saçak altları yanıcı malzemelerden yapılmamalı.</li>
</ul>
<p>Çatı ve Su Sistemleri</p>
<ul>
<li>Çatılarda kuru yaprak birikmesini önleyecek eğim ve tasarımlar yapılmalı.</li>
<li>Yangın anında kullanılmak üzere yağmurlama (sprinkler) sistemleri veya çatıda su püskürtme sistemleri kurulabilir.</li>
</ul>
<p>Yangınlara karşı mimaride;<strong> yanmaz malzemeler</strong>, savunulabilir alan yaratma, çatı ve cephe koruması, uygun peyzaj düzeni ve aktif su sistemleri hayati önemdedir.</p>
<p>Sonuç olarak; ülkemizde <a href="https://emsal.com/deprem/" rel="dofollow"><strong>deprem</strong></a>, orman yangınları, sel felaketleri gibi afetler büyük yıkımlara, can ve mal kayıplarına yol açmaktadır. Tüm bunlara karşı cumhuriyetimizin kuruluşundan beri gerekli kanuni tedbirler alınarak yapılan planlamalar, uzman kadrolarca büyük emeklerle hazırlanmış ancak bu kanunların uygulamaları başarılı bir şekilde gerçekleştirilememiştir.</p>
<p>Son yıllarda kamu kurumlarında “uzman olmayan kadrolar” nedeniyle, “korumacılık” hiçbir alanda gerçekleştirilememektedir. Deprem, sel ve yangın felaketleri yaşandığında; hatalı kentsel imar planları ile alt &#8211; üst yapı eksiklikleri nedeniyle yalnızca “yapı denetim” firmalarının kurulması, kültür varlıklarında koruma kurullarının kaldırılıp alan yönetimine dönüştürülerek projelerin yalnızca teknik çizim kurallarına göre değerlendirilmesi sonucu kültürel varlıklarımızın yok edilmesi ya da çevresel dokuya uyumsuz yapıların artması, ayrıca orman yangınlarında ise öncesinde ve sonrasında gerekli önleyici tedbirlerin uygulanmaması, yaşadığımız kayıpların büyüklüğünden açıkça anlaşılmaktadır.</p>
<p>Ülkemizin çevresel kaynaklarının korunmasında, sistemin doğru işlemesini sağlayan bilgi ve donanım sahibi “uzman kişilerimiz” olmasına rağmen sistemin uygulanması bu kişilerce sağlanamadığından bu felaketleri sadece dehşet içinde izlemek zorunda kaldığımız söylenebilir. Maddi ve manevi kayıplara yol açan bu tür yaklaşımlara karşı; ülkemizin cumhuriyet değerlerine yeniden sahip çıkılması, kuruluştan beri oluşturulan koruma planlarımız ile kanunlarımızın koruma kurullarınca korunması, bunun doğru kadrolar tarafından başarıyla uygulanması ve halkın da bunların toplum yararına olduğu bilincine erişmesinin sağlanması, toplumumuzun her kesimi ve kurumu için millî bir sorumluluk olarak görülmelidir.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/turkiye-ve-gelismis-ulkelerde-orman-yanginlari-calismalar-ve-mimari-onlemler/">Türkiye ve Gelişmiş Ülkelerde Orman Yangınları: Çalışmalar ve Mimari Önlemler</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Turizm Gelişim Alanlarının Planlaması ve Kartalkaya Yangınındaki Detaylar</title>
		<link>https://emsal.com/turizm-gelisim-alanlarinin-planlamasi-ve-kartalkaya-yanginindaki-detaylar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çiğdem Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Feb 2025 05:33:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Planlama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=21233</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizin Turizm Sınıflandırmalarına Konusunda Yaptığı Çalışmalar Nelerdir? Bir mimari konsept, kentleşme, turizm gelişim planlaması vb. her şey, planlama dahiline alınmalıdır. Bu planlamalar yapılırken turizm, genel olarak şu alt başlıklara ayrılır; [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/turizm-gelisim-alanlarinin-planlamasi-ve-kartalkaya-yanginindaki-detaylar/">Turizm Gelişim Alanlarının Planlaması ve Kartalkaya Yangınındaki Detaylar</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Ülkemizin Turizm Sınıflandırmalarına Konusunda Yaptığı Çalışmalar Nelerdir?</h2>
<p>Bir mimari konsept, <a href="https://emsal.com/bir-sehirde-dogru-kentlesme-plani-nasil-olmali/" rel="dofollow"><strong>kentleşme</strong></a>, turizm gelişim planlaması vb. her şey, <a href="https://emsal.com/planlama/" rel="dofollow"><strong>planlama</strong> </a>dahiline alınmalıdır. Bu planlamalar yapılırken turizm, genel olarak şu alt başlıklara ayrılır;</p>
<ol>
<li style="list-style-type: none;">
<ol>
<li>Dinlenme ve eğlence turizmi (Paris Disneyland, İstanbul Minyatürk vb.),</li>
<li>Kültür ve doğa turizmi (Kapadokya tarihi ve Peribacaları’nın da bulunduğu doğal güzellikler, Kars Ani harabeleri, Urfa’da bulunan Göbeklitepe’de 13 bin yıl önceki mimari ve arkeolojik eserler, dağ turizmi kapsamında Uludağ, Palandöken, Kartalkaya kayak merkezleri),</li>
<li>Politik turizm (Nato, Birleşmişmiş Milletler, G20 Zirveleri toplantıları için oluşan turizm faaliyetleri),</li>
<li>Sosyal turizm (düğün, seminer, sivil toplum örgütleri faaliyetleri için oluşturulan turizm hareketliliği),</li>
<li>Gençlik turizmi (gençlerin spor ve eğlence faaliyetleri),</li>
<li>İşçi turizmi (işçilerin örgütsel çalışmaları için yaptıkları dayanışma faaliyetleri vb.)</li>
<li>Dini turizm (her dinin kendi ibadeti için gerçekleştirdiği ziyaretlerden oluşan turizm faaliyetleri)</li>
</ol>
</li>
</ol>
<p>Öncelikle bir ülkede turizmden fayda sağlamak için fiziksel ve sosyal mirasla değerli olduğu tespit edilen alanlar koruma altına alınır. Dünyadaki gelişmiş ülkeler ve yaklaşımlar bu anlamda incelenerek en doğru gelişim planları hazırlanır.</p>
<p>Gelişmiş Avrupa ülkelerinin (savaş döneminde <strong>kent dokuları</strong> yok olsa bile) özgün kent dokuları belgelerle ortaya çıkarılmış, aynı şekilde kentlerdeki tarihi eserler özenle restore edilmiş, savaşların korkunç yüzü günümüze ulaşmadığı gibi bu kentler turizmden bu yaklaşımlarıyla ülke ekonomilerine büyük katkı sağlamışlardır.</p>
<p>Gelişme planları düzenlenirken öncelikle gelişme hedefleri belirlenir. Bu hedeflere göre bir fizibilite çıkarılır. Fizibiliteye göre hedeflenen turizm hedefi ve yapı gruplarının, alt ve üstyapı ihtiyaçlarına göre (su, kanalizasyon, sağlık ve itfaiye gibi acil durum ihtiyaçları) ayrıştırılarak (en ekonomik, uygun konum ve şartlarda turizmden elde edilecek gelirlerin) yerel halkın da faydalanması amacıyla turizmin gelişmesine katkı sağlayan fonksiyonlarla ortaya çıkarılması ve yerleştirilmesi sağlanır.</p>
<p>Turizm Bakanlığı’nın 1982’de hazırladığı Turizm Teşvik Kanunu’nun ikinci maddesi, <em>“Turizm hizmeti ile bu hizmetin gereği turizm bölgeleri, turizm alanları ve turizm merkezlerinin tespiti ile geliştirmelerinin, turizm yatırımlarının teşvik edilmesine ve düzenlemesine ilişkin”</em> hükümleri kapsamaktadır.</p>
<h2>Turizm Gelişim Alanlarının Doğru Planlama Adımları</h2>
<p><strong>Turizm gelişme alanları</strong>nın planlanması hem <strong>sürdürülebilirlik</strong> hem de bölgesel kalkınma açısından büyük önem taşır. Bu alanların nasıl olması gerektiğiyle ilgili genel kriterler şu şekilde sıralanabilir:</p>
<h3>Sürdürülebilirlik İlkelerine Uygunluk</h3>
<ul>
<li>Doğal Çevrenin Korunması: Bölgenin ekosistemine zarar vermeden, biyolojik çeşitliliği ve doğal güzellikleri koruyarak planlama yapılmalıdır.</li>
<li>Yerel Kültür ve Değerlerin Korunması: Yerel halkın yaşam tarzına ve kültürel mirasına zarar verilmeden <strong>turizm altyapı</strong>sı oluşturulmalıdır.</li>
</ul>
<p>Aslında <strong>geleneksel mimari</strong> yapılarımızın tüm unsurları batıda ilham kaynağı olmuş, Anadolu’da yetişen ustaların bu kadim bilgileri batıya taşıması da Avrupa medeniyetinin gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Bunu Atatürk’ün, Türk tarihi ve kültürüne dair yaptığı derin araştırmalar ile ortaya çıkardığı bilinmektedir (Göbeklitepe’de çıkan kalıntılar tüm tarihi kalıpları çürütmüş, Atatürk’ün ileri görüşlülüğünü bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bu durumda “gerçek tarihin” bilinçli olarak farklı anlatıldığı ifade edilebilir). Atatürk’ün Türk ordusuna son mesajı; <em>“Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferle beraber medeniyet nurlarını taşıyan Kahraman Türk ordusu”</em> diye başlamaktadır.</p>
<ul>
<li>Yenilenebilir Enerji Kullanımı: <strong>Turizm tesisleri</strong>nde güneş, rüzgar veya diğer <strong>yenilenebilir enerji kaynakları</strong> tercih edilmelidir.</li>
</ul>
<h3>Altyapı ve Ulaşım</h3>
<ul>
<li>Erişilebilirlik: Geliştirme alanları; kara, deniz, hava veya demiryolu gibi çeşitli ulaşım yollarına kolay erişim sunmalıdır. Yakın zamanda <strong><a href="https://emsal.com/yangin-denetimde-yasal-ihtiyaclarimiz-ve-mevzuata-eklenmesi-gerekenler/" rel="noopener">yangın</a></strong> haberiyle gündeme gelen <strong>Grand Kartalkaya Oteli</strong>’nin itfaiye merkezine yaklaşık 50 km uzakta olması, vefat eden vatandaşlarımızın sayısını artırmıştır.</li>
<li>Modern ve Çevre Dostu Altyapı: Atık yönetimi, su temini, kanalizasyon gibi altyapı sistemleri <strong>çevre dostu </strong>ve modern teknolojilere dayalı olmalıdır.</li>
</ul>
<h3>Doğal ve Kültürel Çekiciliklerin Ön Plana Çıkartılması</h3>
<ul>
<li>Bölgenin özgün doğal güzellikleri (dağlar, göller, plajlar) ve tarihi / kültürel değerleri (antik kentler, müzeler, yerel gelenekler) korunmalı ve tanıtılmalıdır. Kartalkaya Oteli’ni dağların tepe noktalarında konumlandırmak da doğru değildir. Ebat olarak oldukça büyük olan bu otel, dağ siluetini bozan bir ebatta ve konumda yapılmıştır.</li>
<li>Ekoturizm, kültür turizmi ve macera turizmi gibi niş turizm türlerine uygun alanlar oluşturulmalıdır.</li>
</ul>
<h3>Yerel Ekonomiye Katkı</h3>
<ul>
<li>Yerel halkın iş gücüne katılımı teşvik edilmeli ve gelir elde etmesi sağlanmalıdır.</li>
<li>Yerel ürünlerin (el sanatları, yemekler, tarım ürünleri vb.) turizmde kullanılması teşvik edilmelidir.</li>
</ul>
<h3>Planlama ve Yönetim</h3>
<p>Zonlama (Bölgeleme): Turizm faaliyetleri için ayrılan alanlar (konaklama, eğlence, doğa turizmi vb.) iyi bir şekilde planlanmalı ve diğer alanlarla dengeli bir ilişki içinde olmalıdır. İtfaiye ve sağlık birimleri de otellerin şehir merkezinden oldukça uzak olması nedeniyle düşünülmemiştir.</p>
<ul>
<li>Turizm Kapasitesi: Alanların taşıma kapasitesi belirlenmeli ve aşırı yoğunluk önlenmelidir. Dağ otellerinde çok zirvede yapılaşmalara müsaade edilmemelidir. İklim koşullarının sertleşmesiyle turizm faaliyetleri için artan fonksiyonların hareketliliğinin de (araç trafiği, insan yoğunluğunun artmasıyla oluşan titreşimler vb.) çığ felaketlerini tetikleyebileceği bilinmelidir. O nedenle, bu oteller dağ eteklerinde küçük birimler hâlinde tasarlanmalıdır.</li>
</ul>
<h3>Eğitim ve Bilinçlendirme</h3>
<ul>
<li>Hem yerel halk hem de turistler <strong>sürdürülebilir turizm</strong> hakkında bilinçlendirilmelidir. Ülkemizde öncelikle turistik bölgelerde bu eğitim yerel halka mutlaka verilmelidir.</li>
<li>Turizm çalışanlarına sürekli eğitim verilerek kaliteli hizmet sunumu sağlanmalıdır.</li>
</ul>
<h3>İnovasyon ve Teknoloji Kullanımı</h3>
<ul>
<li>Dijital teknolojiler (<strong>akıllı şehir</strong> uygulamaları, sanal turlar vb.) turizm geliştirme alanlarında kullanılmalıdır.</li>
<li>Çevrimiçi rezervasyon sistemleri ve bilgi platformları entegre edilmelidir.</li>
</ul>
<h3>Çok Yönlü Turizm Alanları</h3>
<ul>
<li>Sadece yaz veya kış turizmine değil, dört mevsim turizme uygun faaliyetlerin geliştirildiği alanlar oluşturulmalıdır.</li>
<li>Sağlık turizmi, spor turizmi gibi alternatif turizm türleri için altyapı sağlanmalıdır. Yangın felaketi Kartalkaya’nın konumu itibarıyla alt ve üstyapının düşünülmediği, yapının fiziksel ve fonksiyonel ihtiyaçlara cevap veremediği gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Bu ilkeler doğrultusunda tasarlanan turizm gelişme alanları hem ekonomik kalkınmaya hem de çevresel ve kültürel korumaya katkı sağlayacaktır.</li>
</ul>
<p>Ülkemizde bu amaçla oluşturulan kuruluşları şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>1- Turizm Planlama Teşkilatı: 1961 de kurulmuş ancak 2011 yılında lağvedilmiş yerine Kalkınma Bakanlığı kurulmuştur.</p>
<p>2- Devlet Planlama Teşkilatları: Ülkenin ekonomik, mali ve sosyal yapısına uygun plan ve programları hazırlar. Ayrıca yabancı sermaye katılımlı yatırımlarla ilgili yönetmelikleri düzenleme ve uygulanacak teşvikler hakkında karar vermeye yetkilendirilmiştir. Günümüzde Kalkınma Bakanlığı olarak devam etmektedir.</p>
<p>3- Seyahat Acentaları (eski TÜRSAB’ın yerine Turizm Geliştirme Ajansı): Kâr amacıyla çalışan ticari kurumlar olup turistlere; ulaşım, konaklama, gezi, spor ve eğlence olanakları sağlar ve onlara turizm ile ilgili bilgiler verirler. Turizm sektörüne, dolayısıyla ödemeler dengesine katkıda bulunmaktadırlar.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-21238 size-full" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-e1739517955885.webp" alt="" width="1200" height="560" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-e1739517955885.webp 1200w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-e1739517955885-300x140.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-e1739517955885-1024x478.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-e1739517955885-768x358.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-e1739517955885-750x350.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-e1739517955885-1140x532.webp 1140w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<h2>Kartalkaya Oteli Yangınında Kayıpları Artıran Mimari Hatalar</h2>
<p>Son yıllarda değişen iklim ve coğrafi yapıdan dolayı ülkemizde <strong>deprem</strong> ve sel felaketleri yaşanmaktadır. Bunun yanında master planında yer almayan, (yer alsa bile bilimsel verileri yok sayarak sonradan hızlıca ortaya konulan) planlarla ülkemizde bir takım bilinçsiz <strong>yapılaşma</strong>lara izin verilmiştir. Bunu sonucu ortaya çıkan felaketler ülkemizde ciddi kayıplara yol açmaktadır. Ülkemizde bu aykırı planlar son 10 yıla kadar ciddiyetle ele almaktaydı ancak günümüzde bunlar tüm tepkilere rağmen yapılmakta.</p>
<p>Uygulamaya konan aykırı planlar; korunmayan tarihi ve doğal güzellikler (2863 No’lu Koruma Kanunları’na aykırı olarak Kapadokya Peribacası çevrelerine yeni <strong>yapılaşma izinleri</strong> verilmesi, Antik kent izlerinin çevresine büyük otellerin yapılması, ırmak yönünün bile bu dev otellere göre değiştirilmesi çok trajiktir) milli menfaatlerimizi gözetmeyen ve halkımızın vicdanını da yok sayan tutumlara yol açmaktadır. Bu olumsuz tutum aynı zamanda turizm kalitesinin düşmesi nedeniyle ciddi gelir kaybına da yol açacaktır.</p>
<p>Toplumun sosyokültürel yaşamına sahip çıkılmadan yapılan müdahalelerin yönetimlerin faydasına olması mümkün değildir. Bu milletin efendisi, geçmişte büyük çoğunluğu köylü olan yerel halktır. Anadolu halkı, Anadolu’yu öyle güzel işlemiştir ki, dünya medeniyetlerinin en derin bilgileri bu topraklardan çıkmıştır. Ancak ne yazık ki mimari ve kültürel alanlarda da aynı hızla yanlış yapılaşmalara izin verilmektedir. <strong>Geleneksel mimari yapılar (</strong>üstelik turistik bölgelerde) yok edilerek yerine dev oteller yapılmasına müsaade edilmektedir. Peki konumuza dönecek olursak Grand Kartalkaya Oteli mimari anlamda hangi eksiklere sahipti?</p>
<p>Sosyal medya araçlığıyla gözlemleyebildiğim kadarıyla Grand Kartalkaya Oteli’nde yapılan eksikleri şöyle sıralayabilirim:</p>
<ol>
<li>Kartalkaya’da dağ turizmi kapsamındaki bu ve benzeri otellerin yanması, yıkılması gibi tahribatlara neden olan en büyük yanlış; uygun fizibilite çalışmasıyla turizm hedeflerinin belirlenememesidir. Bunun yanında binanın, gelişme alanlarının tespiti ile planlamalarının, alt ve üst yapısının fonksiyonel ihtiyaçlarının doğru hesaplanarak makro planlarda öngörülmeden yapılması olarak açıklanabilir.</li>
<li>Eksiklerden bir diğeri turizmin sağlıklı gelişmesi için titizlikle oluşturulan, çevresel değerlerin korunarak kullanılmasına yönelik oluşturulan kanunlara uyulmamasıdır. Bu amaçla yapılara, <strong>mimari tasarım</strong> ve yönetmelik (yangın, deprem vs.) kriterlerine bakmadan, denetlenmeden hızlıca müsaade edilmesidir.</li>
<li><strong>Otel mimarisi</strong>nin ve konumunun yanlış olması nedeniyle, böylesine devasa yapıda hızla ilerleyen yangını, odalarda söndürme cihazları, tavanda yangın dedektörü veya springlerle kesmek can kaybı sayısını azaltabilir ancak radikal bir çözüm sağlamayabilir.</li>
</ol>
<h2>Kartalkaya Oteli Yangını Neden Çok Hızlı Yayıldı?</h2>
<p>Yangının otel çevresini hızla sarmasının en büyük nedenleri;</p>
<ul>
<li>Otel çatısıyla bütünleşen <strong>yalıtım malzemeleri </strong>ve çatının bittiği kota restoranın yerleştirilmesi. (Genel olarak eğimi yüksek tutulan dağ oteli çatılarının ve çatılı dev bloğun oldukça büyük tasarlanması, bu çatı &#8211; restoran mekânlarının kavuşmasına ve adeta ateş çemberine dönüşmesine neden olmuştur.</li>
<li>Muhtemelen (yapılıp yapılmadığından emin değilim) mantolama için kullanılan ısı poliüretan vb. gibi yanıcı köpük malzemelerin kullanılması da yangının hızlanmasında etkili olmuştur. Ayrıca sıva üzerine yerleştirilen ahşap kaplama malzemeleri bu yangının hızının daha da artmasına yol açmıştır. Yangın merdiveni olsa bile ulaşım güçlüğü ve merdiven çevresindeki ahşap kaplama malzemelerin alev alması da yangın tahliye sisteminin sağlıklı kullanılmasına engel olmuştur.</li>
<li>Kartalkaya Oteli’nde, sırf estetik görünsün diye ahşap kaplama malzemeleri gibi yanıcı yapı elemanlarının kullanılması kaçış imkânlarını da oldukça zorlaştırmıştır. Sonuç olarak; yangın merdiveninin yetersiz olduğu bildirilmekte ancak yeterli olsa da merdivene ulaşmak, ulaşılsa bile duman etkisinden kurtulmak kolay olmayabilirdi. Bana göre; yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı bu yangın felaketi, büyük bir ivmeyle ateş topuna dönüşmüştür.</li>
<li>Yapının <strong>iç mimari</strong> ve peyzaj tasarımları; yangın, deprem, sel, çığ gibi afetler göz önüne alınarak oluşturulmalıdır (dekorasyon malzemelerinin ve yatak örtüsü, perde, çarşaf vb. gibi odalarda yer alan malzemelerin yanıcı maddelerden oluşmaması sağlanmalıdır). Bahçede kullanılan bitki örtülerinin de yapı çevresinin uzağına yerleştirilmesi sağlanabilir.</li>
<li>Araçların benzin gibi yanıcı maddeleri bulundurmasından dolayı otel otoparklarının da otelin uzağında tasarlanması bu anlamda oldukça önemlidir.</li>
<li>Geniş yapılardaki dilatasyon derzlerinin bu yapıda yer almaması da eksikler arasındadır. Bu dev yapı kütlesinin çatı yüzeyi (büyük olmasından dolayı) dev bir bağlayıcı örtü vazifesi görmüştür. Bu anlamda yapı tasarımında bu büyük kütleler, yangın ve depremde büyük hasar riskini arttırmaktadır. Dilatasyon derzleri 40m’yi aşmayacak şekilde oluşturulmalıdır. Bu konuya hem TBDY 2018 hem TS 500 hem de Beton İşleri Teknik Şartnamesinde değinilmiştir. Dilatasyon derzleri, binalar arasında temelden çatıya kadar bırakılan min. 3 cm’de başlayan boşluklardır. Bu boşluklar yapı birimi uzunluklarının 30 ile 40 m arasında koparılarak, 6m’ye kadar 3cm, 3 m’de bir ise 1’er cm eklenerek bırakılan yapı yarıklarıdır. Bu dilatasyonların döşemeye ve duvara gelen kısımları hazır yanmaz metal malzemelerle kapatılır. Ayrık nizamlı yapılarda, zemin hareketleri ve yapı plan şekli olmak üzere iki ana nedenle dilatasyon derzi yapılmalıdır.</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-21237 size-full" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/dilatasyon-derzi.webp" alt="" width="876" height="401" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/dilatasyon-derzi.webp 876w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/dilatasyon-derzi-300x137.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/dilatasyon-derzi-768x352.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/dilatasyon-derzi-750x343.webp 750w" sizes="auto, (max-width: 876px) 100vw, 876px" /></p>
<h3>Dilatasyon Derzleri ve Özellikleri</h3>
<p>Binalarda uygulanan derzler; oturma ve genleşme, deprem, titreşim ve hareket derzlerini içerir.</p>
<ul>
<li><strong>Genleşme Derzi:</strong> Genleşme; ısı etkisi ile bir cismin hacim olarak büyümesidir. Yapı elemanlarında yaz, kış, gece ve gündüz yaşanan sıcaklık farklılıklarından dolayı genleşmeler meydana gelir. Genleşme derzi ise yapı elemanlarının genleşme, kısalma, sünme, oturma gibi hareketlerini absorbe edecek şekilde tasarlanmış blok ve bloklar arasına bırakılan aralıktır. Bu derz ile özellikle yangın anlarında meydana gelecek büyük sıcaklık farklılıklarından dolayı oluşacak yapı hasarlarının da azaltılması sağlanır.</li>
<li><strong>Oturma Derzi:</strong> Özellikle geniş alana yayılmış ayrık nizamdaki yapı veya bitişik nizamdaki komşu yapıların zeminleri eşit özellik göstermezler. Zemin kendi içerisinde; dane özellikleri (şekli, boyutu, birim hacim ağırlığı, özgül yüzeyi, mineralojik karakteri vb.), bünye özellikleri (su muhtevası, porozitesi, doygunluk derecesi, relatif sıklığı, hassaslık derecesi, kıvamı vb.) gibi özelliklerde homojen bir dağılım göstermez. Aynı zamanda yapı da zemine eşit yüklerde dağılmaz. Bu nedenlerle zeminde oluşabilecek farklı oturma ve dönmelerin yapıya zarar vermesini önlemek veya azaltmak için yapıda tasarlanan aralıklara oturma derzi denir.</li>
<li><strong>Hareket Derzi:</strong> Yapının belirli bir bölümünde, yoğun titreşim meydana getiren çeşitli (iş makineleri gibi) statik hareketli ve dinamik kuvvetlerden oluşabilecek deformasyonların diğer yapı elamanlarını etkilememesi için bunları bölgesel alanda tutmak üzere bırakılan aralıklara hareket derzi denir. Hareket derzini köprü üzerlerinde sık bir şekilde görürüz. Amaç yapının bir kısmında meydana gelen hareketlenmenin yapının tamamını etkilemesinin önüne geçmek ve köprü ayaklarının fazla zorlanmasını gidermektir.</li>
<li><strong>Deprem Derzi:</strong> Deprem esnasında yapının kendi içinde ve güvenli bir şekilde salınım yapmasına olanak vermek için bırakılan aralıklara deprem derzi denir. Örnek olarak L formundaki bir yapıyı yatay ve dikey dikdörtgen parçalara bölerek, deprem esnasında iki parçanın da özgürce hareket etmesi sağlanmalıdır. İşte bunu sağlamak için de yapının kesişim bölgesine deprem derzi tasarlanmalıdır.</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-21239" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-oteli.webp" alt="" width="1200" height="750" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-oteli.webp 1200w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-oteli-300x188.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-oteli-1024x640.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-oteli-768x480.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-oteli-750x469.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/grandkartalkaya-oteli-1140x713.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<h2>Kartalkaya Yangını ve Benzer Felaketlerin Tekrarlanmaması İçin Neler Yapılmalı?</h2>
<p><strong>Zemin hareketler</strong>i homojen değildir. Yani zemin, tüm alanda eşit özellikler göstermez. İlave olarak yapı yükleri de zemine eşit şekilde dağılmaz. Bu faktörlerle zeminin farklı bölümlerinde farklı oturma ve dönmeler meydana gelebilir. Bu zemin hareketleri de yapıya zarar verir. Bu zararı ne kadar minimum alanda tutabilirsek yapıda oluşacak hasarı o kadar minimize etmiş oluruz. Bu nedenle uzun yapılar dilatasyon derzi ile bloklara ayrılmalıdır. Kartalkaya Grand Otel’de sırf bu nedenle kütlesel yapının hafifletilmesi gerekirdi. Çünkü Bolu’da da deprem riski vardır.</p>
<p>Geçmiş yıllarda Bolu &#8211; Düzce depreminin felakete dönüşme nedenlerinden biri de yapı bloklarının büyük tasarlanmasıdır. <strong>Kartalkaya Grand Otel</strong>’in oturduğu arazinin de eğimli olması ve bütün olarak çalıştırılması bu riske davet çıkarıyor (fotoğraflardan anlaşıldığı üzere çatısının kavradığı blok, yaklaşık 50 m civarı boy 16 m civarı enden oluşan dev kütlesiyle bir bütün olarak eğimli araziye oturtulmuştur). Ayrıca Bolu’nun sert iklim koşulları nedeniyle de bu eğimli arazinin zemin yapısına uygunluğu ve yukarıdan gelen yüklere karşı doğru temele sahip olup olmadığı da araştırılmalıdır.</p>
<p>Bu mimari ve statik tasarımdaki eksiklikler nedeniyle otelin sadece yangın değil, deprem, çığ gibi doğal afetlerden etkilenmesi ve sonucunda yüksek sayıda can kayıplarına ulaşılması yüksek ihtimal olarak karşımızda duruyor. Yapı, yönetmeliklere ve çevreye uyumlu hâle gelmesi için (çıplak gözle algıladığım kadarıyla) en az 5 parçaya ayrılarak tasarlanmalıydı.</p>
<p>Ülkenin savaş sırasında verdiği kayıplardan daha büyük olan kayıp, milli benlik ve menfaatlerimizdir. Bu durumu vatanseverlik paydasıyla büyük bir dayanışma sağlayarak gidermeli, ortak çözüm arayışına gitmeliyiz.</p>
<p>Öncelikle aşağıda açıklamaya çalıştığım önlemlerle bu sorunlar azaltılabilir;</p>
<ol>
<li>Uzman, tecrübeli, dürüst kadrolarla, turizm hedefleri belirlenmelidir. Bu makro planlar iyi bir fizibilite sonrasında yapılmalıdır. Turistik tesis alanları alt ve üst yapı verilerine göre doğru konumlara yerleştirilmelidir. Böylece buralar afet durumlarında en uygun ve ekonomik müdahale koşullarına göre planlanabilir. Dağın tepe noktalarından birinde, şehir merkezinden uzakta, üstelik oldukça eğimli bir araziye dev bir yapının yerleştirilmesi silueti bozan fiziksel bir yaklaşım olduğu kadar, afet durumunda da acil müdahale imkânını zorlaştırmaktadır. Bu dağ otellerinin mümkün olduğu kadar, dağ eteklerine yerleştirilmesi tercih edilmelidir. Profesyonel kayakçılar için teleferikle zirveye ulaşım sağlanabilir.</li>
<li>Mimari tasarımların doğru olması gerekmektedir. Yapının çeşitli yerlerinde (döşeme, duvar, çatı vb.) kullanılan yalıtım malzemeleri (ısı, ses, su yalıtımı gibi) yanıcı maddelerden oluştuğundan yapıyı bu unsurları gözeterek şekillendirmek gerekiyor. Dağ otellerinde bu yalıtım malzemelerinin (çok fazla kar yağışı olması nedeniyle normal çatı eğimine kıyasla) fazla eğimli olan çatılarda kullanıldığı bilinmektedir. Yapı bu felaketlere karşı, dekorasyon ve peyzaj unsurları, yangın merdivenleri, dilatasyon derz şartlarına göre tasarlanmalıdır. Bu gibi oda sayısının çok olduğu tesislerde restoran kısmı otellerin zemin ya da zemine yakın bodrum katlarında yer almalıdır. Restoranlar bu alanlarda bulunmalı, mutfak bölümleri de servis yoluna yakın konumda ve ayrıca ana oda birimlerinden koparılarak tasarlanmalıdır.</li>
</ol>
<p>Grand Kartalkaya otelinde zaten ateş çemberi sayılabilecek dev yapı bloğu çatısının odaların büyük bir bölümünü kanatları altına alması, üstüne restoranın da bu kütlenin orta kısmına yerleştirilmesi bu ateş çemberinin tamamlanmasına yol açmıştır ne yazık ki. Mutfakların yangınlar için potansiyel bir tehlike oluşturabileceği bilinmektedir. Çatıdaki yanıcı maddelere de sıçrayan yangın bu şekilde ivme kazanmıştır.</p>
<p>Ülkemizde benzer bir soruna farklı bir örnek, Kapadokya Peribacası çevresinde maalesef dev yapılara izin verilmesidir. Oysa yaklaşık 10 yıl öncesinde kadar, 2863 no’lu Kanun’da Peribacaları ve çevresinin Kapadokya’da önemle korunması gerektiği vurgulanmış, Peribacaları ve çevresinde yapılaşmalara izin verilmemişti. Maalesef bu dev inşaatların temeli açılırken oluşturulan titreşimler bile Peribacaları’nın ve kaya oyma mekânların organik kaya kabuğu ile mevcut yivlerinin hareketine geçmesine, bu güzelliklerin yok olmasına neden olmaktadır.</p>
<p>Milyon yıl öncesi oluşmuş, yüzyıllardır ayakta duran Peribacaları’nın, bu doğal güzelliğe son derece uyumlu geleneksel Anadolu evleri mütevazılığının ve tarihi geçmişimizin bu şekilde korunması mümkün değildir. Geçmişte, Göreme Vadisi’nde yer alan Arnavut kaldırımlı yolun tur otobüslerinin bölgeye çok sık gelmesiyle titreşmesinden dolayı oluşturduğu rezonans etkisinin bile peribacaları ve tarihi kaya yerleşimlere zarar verdiği tespitleri yapılmışken ayrıca Göreme Vadisi’nin arka sırtından daha geniş ve üstelik doğal dokusuna uymayan asfalt yola müsaade edilmiştir. Ayrıca büyük ses düzenlemelerinin oluşturduğu festivaller ve dünyaca ünlü kulüplerin partilerine de vadilerin ortasında müsaade edilmiştir. Son yıllarda “Peribacası kendiliğinden uçtu, şiddetli yağmur etkisiyle yıkıldı” haberlerinin aslında doğru olmadığı, görünmeyen hasarların oda yapılmak için açıldığı, hatta dev kesici araçların bu alanlara getirildiği yerli halk tarafından gözlemlenmektedir.</p>
<ol start="3">
<li>Denetleme mekanizmaları adil ve doğru kurgulanmalıdır. Grand Kartalkaya Otel’i bir simge oldu. Oysa Türkiye’nin her yerinde öyle güzel değerlerimiz öyle bir kasıtla yok ediliyor ki bunun farkına varmalı ve insanlarımıza barınak amaçlı yapılan bu yapıların, yanlış bilgilerden dolayı mezara dönüşmesine izin vermemeliyiz.</li>
</ol>
<p>Ülkemizde deprem ve selden sonra yangın gibi diğer<strong> afetler</strong>in de düşünülerek uzman kadrolara yer verilmemesi yanında yapılan ihmaller, fiziksel ve sosyal çevre değerlerimizin hızla yitirilmesine yol açmaktadır. Bu konuda yöneticilerimizin gereğini yapacağını ümidiyle, çocuklarımıza güzel bir ülke bırakmak hepimizin arzusu olmalıdır.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/turizm-gelisim-alanlarinin-planlamasi-ve-kartalkaya-yanginindaki-detaylar/">Turizm Gelişim Alanlarının Planlaması ve Kartalkaya Yangınındaki Detaylar</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Şehirde Doğru Kentleşme Planı Nasıl Olmalı?</title>
		<link>https://emsal.com/bir-sehirde-dogru-kentlesme-plani-nasil-olmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çiğdem Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Nov 2024 06:32:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Planlama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=20046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir şehir planı düzenlenirken o şehrin sosyo-kültürel yapısı, bulunduğu yerin fiziksel özellikleri çok iyi tespit edilmelidir. Bu planlamalar yapılırken; yapılan istatistikler, o şehrin geleceğe yönelik büyüme yönü, istihdam alanları, gelir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/bir-sehirde-dogru-kentlesme-plani-nasil-olmali/">Bir Şehirde Doğru Kentleşme Planı Nasıl Olmalı?</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir <a href="https://emsal.com/planlama-nedir-neden-gereklidir/" rel="dofollow"><strong>şehir planı</strong></a> düzenlenirken o şehrin sosyo-kültürel yapısı, bulunduğu yerin fiziksel özellikleri çok iyi tespit edilmelidir. Bu planlamalar yapılırken; yapılan istatistikler, o şehrin geleceğe yönelik büyüme yönü, istihdam alanları, gelir seviyesi dağılımları, hedef kalkınma planları dikkate alınarak mevcut kamu binalarının konumu, bina yoğunluğuna göre gerekli alt ve üstyapı (ulaşım, hizmet yapıları, kanalizasyon, otopark, yeşil alan vs.) gereksinimleri ihtiyacı, gelişmiş ülkelerden örnek alınan standartlara göre <strong>şehircilik formülleri</strong>ne göre hesaplanır ve bu verilere göre planlama yapılır.</p>
<h2>Doğru Şehir Planı Nasıl Yapılmalı?</h2>
<p>Bir kentte, “kaç adet okul ve kamu binası olmalı, ibadethaneler nerede olmalı, ulaşımlar nereden sağlanmalı ve sonradan yapılacak olan kişi başına düşen yeşil alan miktarı ne olmalı?” gibi, soruların yanıtı, ideal bir kentleşme hedefi ile şehir planlama uzmanlarınca proje aşamasında belirlenmeli ve uygulamaları taviz vermeden gerçekleştirilmelidir.</p>
<p><strong>Kentleşme</strong> adı altında sadece <strong>bina</strong>larla, beton yığınları hâline dönüşen, yalnızca insanların barındığı ortamlar yerine, gerçekte orada yaşayan insanların sosyo-kültürel faaliyetlerine kesintisiz devam edebildiği, bunların geliştirilebileceği mekânlarla geleneksel mimari karakterlerin korunduğu ve vurgulandığı mekanlar ortaya çıkarılmalıdır. Aksi takdirde toplumun psikolojisini de etkileyen bu yapı yığınlarının artarak, suç bölgeleri hâline dönüşebileceği muhakkaktır. İstanbul gibi bir metropolde, suç oranının en fazla olduğu muhitler düzgün bir planlama uygulanmayan, “çarpık yapılaşmaya” sahip alanlardır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-20050 size-full" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/central-park-e1731678717748.webp" alt="central park" width="1500" height="787" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/central-park-e1731678717748.webp 1500w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/central-park-e1731678717748-300x157.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/central-park-e1731678717748-1024x537.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/central-park-e1731678717748-768x403.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/central-park-e1731678717748-750x394.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/central-park-e1731678717748-1140x598.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /></p>
<h2>Doğru Kentleşmede Central Park Örneği</h2>
<p>Amerika Newyork’ta bulunan <strong>Central Park</strong>, gereken yeşil alan ihtiyacı 200 yıl öncesinden başarılı bir şekilde öngörülerek, gökdelenlerin ve taşıt trafiğinin yarattığı hava kirliğini de azaltan, bir nevi akciğer görevini yapan bir konumda ve büyüklükte tasarlanmıştır. Bu park 1858 yılında tamamlanmış, günümüze kadar 843 dönümlük parkın 37 yıl boyunca bu misyonu daha da geliştirilerek restorasyon ve bakımı devam ettirilmiştir.</p>
<p>Central Park’ın yapılış amacı; 19. yüzyılda hızlı artan insan nüfusuna huzurlu bir ortam sağlayarak, nüfusun doğayla bağlantısını koparmamaktır. Bu parkın bu derecede büyük bir alana sahip olması nedeniyle, çevresine gökdelenlerin yapılmasında bir sakınca görülmemiştir. Ülkemizde maalesef bu durum tam tersidir. Tüm boşluklar önce yapıyla doldurulmakta, sonra alt ve üstyapı gereksinimleri (su, kanalizasyon, çevresel atıklar, ulaşım, trafik yoğunluğu, park ve otopark sorunları vs.) en kolay şekilde ve plansızca yapılmaktadır.</p>
<h2>Yerel Yönetimler Doğru Kentleşme İçin Hangi Adımları Atmalı?</h2>
<p>Ne kadar <strong>şehir plancıları</strong> ve <strong>mimar</strong>lar en güzel hünerlerini planlamalarda gösterseler de merkezi ya da yerel yönetimlerde üst düzey kişilere aşırı yetki veren sistem kargaşası nedeniyle bu planlar rafa kaldırılmakta, bir türlü <strong>sağlıklı kentleşme</strong>ler gerçekleştirilememektedir.</p>
<p>Sağlıklı kentleşme için öncelikle belediye başkanlarının; mimar, mühendis ya da şehir planlama uzmanı gibi mesleklerden oluşan kişiler olması için yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Ayrıca teknik kadroların tecrübeli ve dürüst olması da çok önemlidir. İyi bir belediye başkanı bir kentin sağlıklı gelişmesi adına kentin kendi içinde istihdam alanları yaratıp gereksiz tüketimin önüne geçerek yerli halkın üretime katkısı olan faaliyetler gerçekleştirmesi için imkanlar oluşturmalıdır.</p>
<p>Siyasi amaç için kısa vadeli ve gösterişe dayalı yapılar, ülkemiz için ciddi bir gelir kaybına neden olmaktadır. İhtiyaç fazlası yapılar tespit edilmeli, halkın sosyo-ekonomik ve kültürel ihtiyaçlarına cevap verilmelidir. Bu şekilde israfın önüne geçilebilir. Bu yapılar bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için gelecekte maddi ve manevi kayıplara yol açmaktadır. Bu yapıların halk tarafından beklendiğinden daha az ziyaret edilmesi, söz konusu yapılara olan talebin azlığını gösterir. Bununla ilgili dünyadan örnek vermek gerekirse; Hollanda’da geçmişte yapılan kiliselerin günümüzde çok ziyaretçi almadığı tespit edilmiş ve bunlar kütüphaneye çevrilerek yine kamu yararına kullanılmaları sağlanmıştır.</p>
<h2>Kentleşmede Merkezi Yönetim, Belediye ve Meslek Odalarının Sorumlulukları</h2>
<p>Sağlıklı kentleşme için belediyeler kadar merkezi yönetimler ve sivil toplum örgütlerine de çok önemli görevler düşmektedir. Ülkemizde en hafife alınan meslekler, mimarlık mühendislik ve <strong>şehir planlama uzmanlığı</strong> gibi mesleklerdir. Mesleğini gerçekten doğru ve dürüst gerçekleştiren uzman kişileri sisteme kazandırmak çok önemlidir.</p>
<p>Bazı alçı, sıvacı, demirci vb. ustaların çeşitli kişilerin diplomalarını kullanarak <strong>“müteahhitlik”</strong> yaptıkları bilinen gerçeklerdir. Müteahhitlik işini “ciddi bir meslek” hâline getirmek için Mimarlar ve Mühendisler Odasının da samimi bir çaba içinde olması gereklidir. Bu odaların sadece siyasi mücadeleler veren, proje teknik çizim kurallarına bakan ve üyelik belgeleri düzenleyen değil, her ilde isim yapmış, tecrübeli, dürüst hizmetleri olmuş mimar ve mühendislere <strong>“müteahhitlik yetki belgesi”</strong> veren kurumlar olmaları gereklidir.</p>
<p>Son yıllarda üniversitelerin kontrolsüzce çoğalması, bu mesleklerde eğitim kalitesinin de düşmesine neden olmaktadır. Piyasaya yeni atılan mimarların yeterli olup olmadığı mezuniyet sonrası sınavlarla tespit edilmelidir. Buna göre hangi fakültelerin iyi eğitim verdiği ortaya çıkarılmalı, iyi eğitim veremeyen fakülteler derhal kapatılmalıdır. Meslek odaları, bu mesleklerin en doğru şekilde gerçekleştirilmesini sağlayarak bunların istismar edilmesine izin vermeyecek ortamları oluşturmalıdır.</p>
<p>Son yıllarda İstanbul, İzmir, Hatay, Kahramanmaraş gibi illerimizde olan <a href="https://emsal.com/deprem/" rel="dofollow"><strong>depremler</strong> </a>ülkemizde ciddi anlamda can ve mal kaybına neden olmuştur. Bu merkezi ve yerel yönetimlerin olduğu gibi sivil toplum örgütlerinin de yetersiz olduğu sonucunu doğurmaktadır. Deprem ülkesi olarak bu mesleği gerçekten iyi taşıyan, donanımlı kişilerden oluşan Mimarlar ve Mühendisler Odası kadrosu oluşturulması önemlidir. Böylece deprem gibi ciddi konularda, <strong>mimar ve mühendislik</strong> adına radikal önlemler alınması sağlanabilir. Bu gerçekleri görmezden gelen yaklaşımlar, depremlerde büyük can ve mal kaybı yaşamamıza ve bu beton yığınlarının çoğalmasına neden olacaktır. Bu sistemsizlik, mimar ve mühendislerimizin de deprem kayıplarından sorumlu tutularak bu mesleklerin itibarının yitirilmesine yol açacaktır.</p>
<p>Toplumumuzda son yıllarda üst üste yaşanan ağır deprem felaketleri ülkemiz için ciddi anlamda ekonomik çöküşe de neden olmaktadır. Bunlarla ilgili acilen önlem alınması, toplumumuzun geleceğinin ve psikolojik olarak sağlıklı gelişmesinin sağlanması açısından oldukça önemlidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-20049" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/kapadokya.webp" alt="kapadokya" width="1500" height="1000" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/kapadokya.webp 1500w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/kapadokya-300x200.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/kapadokya-1024x683.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/kapadokya-768x512.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/kapadokya-750x500.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/kapadokya-1140x760.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /></p>
<h2>Turizm Beldelerinin Korunması İçin Uygulanması Gereken Yaklaşımlar</h2>
<p>Bir ilin ülke planlamasındaki görevi belirlenirken öncelikle bir sanayi, tarım ya da turizm alanına mı dahil edileceğine karar verilmelidir. Buna karar verirken<a href="https://emsal.com/turizm-bolgelerinde-sehir-planlama/" rel="dofollow"> <strong>turizm alanı</strong></a> olarak kabul edilen bölgelerde bu cazibe merkezlerinin korunarak devamlılığının sağlanması için gerekli tedbir ve kanunlar ciddi anlamda uygulanarak cezai işlemler arttırılmalıdır. Bu konuda kamuda hizmet veren görevlilere, yine bu konuda yetişmiş ve hizmet vermiş, dürüst profesyonel kişilerden oluşan meslek sahipleri eşlik etmelidir. Toplumun menfaatini gözeten bir yönetimle kamu kuruluşları teşkilatının oluşturulması, ülkemizin gelişmişliğini artıracak en önemli unsurlar arasındadır.</p>
<p>Deniz, kum ve güneş gibi coğrafik özellikleriyle tercih edilen illerimizde öncelikle sahiller koruma altına alınmalıdır. Bu bölgeler sahil şeritleri bozulmadan yeşil dokuyla beslenmeli, dokuyu bozmayan hafif kütlesel yapılaşmalarla turizm alanlarına dönüştürülmelidir. Benzer örneği “Kapadokya Peribacaları” için de verebiliriz. Kapadokya’nın en önemli simgesi Kapadokya Peribacaları’dır. Buna dair Kültür Bakanlığının yıllar önce yayınladığı “Peribacaları kullanım koşulları” dikkate alınarak, geçmişte Peribacaları’na bitişik olan yapıların sağlamlaştırılması ve restorasyonun özgün hâlinin korunarak saygılı bir yaklaşımla yapılması önemlidir. Burada yalnızca bölgenin doğal ve kültürel karakterine uyumlu yaklaşımlara izin verilmelidir. Aksi uygulamalara kesinlikle müsaade edilmemelidir. Ayrıca kadroların da kanunları doğru bildiğinden emin olunmalı, kanunları bilmeyen kişiler yetkilendirilmemelidir.</p>
<p>Kapadokya’da son yıllarda yapılan uygulamalardan görüldüğü kadarıyla bu kanunların doğru anlaşıldığını söylemek mümkün değildir. Koruma kanunlarımızda çok açıkça ifade edilen maddelere zamanında uyulması, yerel doğal malzemelerin dışında dev <strong>betonarme yapılar</strong>a (doğal dokularda yarattığı tahribat nedeniyle) kesinlikle izin verilmemesi gerekir. Deniz, kum ve güneş dünyanın her yerinde bulunabilir ancak sonradan bir Peribacası, bir Pamukkale Travertenleri’ni tüm doğal güzelliğiyle oluşturmak mümkün değildir. Zaten bu bölgeler doğal doku oldukları için dünyanın en önemli cazibe merkezleri arasındadır.</p>
<p>Doğal ve tarihsel bütünlüğüyle dünyanın en gözde turizm bölgelerinden olan Kapadokya Peribacaları ve Peribacaları ile bütünlük oluşturan özgün geleneksel mimari karakterlerin, yakınında restorasyon ve koruma kanunlarına aykırı yapılaşmalara izin verilmesi, aynı zamanda alttaki kaya kabuk strüktürünü bozarak bölge bütününde büyük hasar ve yıkımlara neden olacak tehlikeleri de doğurmaktadır. Milyonlarca yıl önce oluşmuş eşsiz Kapadokya’nın bir daha oluşmasının mümkün olamayacağı bilinmeli, korumacılıkta en öncelikli ve titizlikle yaklaşılması gereken dünyanın eşsiz ve en önemli cazibe merkezlerinden olduğu anlaşılmalıdır.</p>
<p>Ülkemizde Kapadokya ve Pamukkale gibi doğal tarihi dokunun yoğun olduğu bölgelerde ortaya çıkan bilinçsiz yapılaşmalar artmakta, ne yazık ki bu konuda önlemler konusunda geç kalınmaktadır. Pamukkale’de “UNESCO” sonradan devreye girmiş, yapılan dev otellere başka yer gösterilerek Pamukkale çevresi temizlenmiş, burası yeniden korunmaya alınmıştır. Ancak bu otelin temelinin bile Pamukkale travertenlerinde kalıcı hasar bıraktığı, zamanında bu otellere izin verilmemesi gerektiği anlaşılmalıdır. Başka bir benzer sorun orman alanlarında yaşansa bu alanların telafisi mümkün olabilir. Orman yangınlarıyla yitirilen ağaçlık alanların yerine yapılan dev oteller sonradan yıkılarak bu alanlara ağaç dikilebilir. Ancak elbette bu, yangınlara önlem alınmayacağı ve bu çok büyük kıyımlara izin verileceği anlamına gelmemelidir.</p>
<p>Enerji kaynakları için maden ocaklarının ülkemizin akciğerleri sayılabilecek ormanların ortasında yapılması, <strong>çevresel etki analizleri</strong> titizlikle yapılmadığı ya da bunlara uyulmadığı için çevre / köy halkına ve ülkemizin olağanüstü doğal çevresel güzelliklerine zarar vermektedir. Bu da gelecekte tarımsal ürünlerimizin ve oksijenimizin yok olacağı sonucunu oluşturur.</p>
<p>Bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz; karanlık, çevresel atıkların çoğaldığı, “gelişmiş ülkelerin çöplüğü” hâline gelmeyen bir ülke olmamız için zamanında bunlara izin verilmeyecek tedbirlerin alınması, gelecek kuşaklara karşı en önemli sorumluluğumuz olmalıdır. Bu konuyla ilgili olarak; ülkemizin akciğeri arasındaki Kaz Dağları da nasibini almıştır. Ülkemizin ekosistemine oldukça büyük bir katkı sunan, turizm ve cazibe merkezi bu ormanlarımız, enerji ve maden sahası gerekçesiyle yok edilmeye başlanmıştır. Enerji gereksinimini ülkemizin coğrafik zenginliği dolayısıyla değişik kaynaklardan da edinmek mümkünken, böylesine büyük doğal zenginliklerimizin enerji madenleri, otel vb. yapılmak amacıyla yok edilmesi toplumsal çıkarlara uygun değildir.</p>
<p>Ülkemizin uzun vadede yıkıcı etkilerle, nefessiz ve gıdasız kalacak bir ülke hâline gelmesi mantıktan ve vicdandan uzaktır. Bunun yerine alternatif enerji kaynakları olarak kabul edilen, ülkemizde rüzgar ve güneş hatta yer altı toprak ısısı enerjilerini kullanmak mümkündür. Son yıllarda bu konularda ilerleme kaydedilen ileri teknolojiler, ülkemizde de uygulanabilir. Bu şekilde çok daha kolaylıkla, orman alanlarımızın, yerel halkın ve ülkemizin daha ekonomik şartlarla geçim kaynaklarının devamı sağlanabilir. Tüm bu bilinçsiz yaklaşımlar ülkemizde yatırımcı kayıplarına neden olmakta ve ciddi bir <strong>emlak değeri</strong> kaybı sonucu oluşturmaktadır.</p>
<p>Bizim vatandaş olarak bu konulara tepkimiz sadece medyada olmamalı. Otel seçerken orman yangınları sonucu yerleştirilmiş dev yapıları ya da eski eserlerin kökünden kazınarak inşa edilen, yerel kültüre ve eski eserlere saygısız otelleri tercih etmeyerek tepkilerimizi göstermeliyiz. Altın madeni için, doğal güzelliklerimizi yok eden yaklaşımlara da somut altın yerine dijital altın alarak tepkimizi gösterebiliriz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-20052" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/plan.webp" alt="" width="1500" height="1001" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/plan.webp 1500w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/plan-300x200.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/plan-1024x683.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/plan-768x513.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/plan-750x501.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/plan-1140x761.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /></p>
<h2>Gelişmiş Ülkelerde Sağlıklı Kentleşme Nasıl Sağlanıyor?</h2>
<p>Avrupa ülkelerinin (çok yakın tarihte büyük savaşlar geçirmelerine rağmen) <strong>kent dokuları</strong>nı nasıl olduğu gibi muhafaza edebildiği araştırılması gereken bir konudur. Bu ülkeler eski eserleri aynı karakterlerle ayağa kaldırmış, modern yapıları ise bilinçli bir şekilde bunların dışına tutmuşlardır.</p>
<p>Almanya köylerine gittiğim tur gezisinde, tablo gibi özenli köy evleri ve yaşantılarını görünce, <em>“neden ülkemizde bu manzaraları görmek mümkün olmuyor?”</em> sorusunu sormak için bir mimar olmak da gerekmiyor. Eminim ülkemizden Almanya’ya ya da diğer Avrupa ülkelerine göç eden bilim insanlarımız, sanatçılarımız, işçilerimiz de ülkemize her geldiklerinde bunları sorguluyordur. Bizim ülkemizde de olağanüstü doğal ve kültürel zenginliklerimiz varken, mimari eserlerin derin Anadolu tarihinde yetişen ustaların, mimarların “dünyaya örnek olabilecek” eserler yarattığı görülmesine rağmen bu anlayış neden ciddi bir kesintiye ve yıkıntıya uğruyor? Bu da araştırılması gereken konular arasında. Ülkemizin derin tarihi, arkeolojik bulguları kadim Anadolu topraklarının önemini artıran bilgiler barındırması tesadüf olmasa gerek. Alman köylerinde gördüğüm ahşap karkaslı bağdadi yapılar, Alman köylerinde olduğu gibi Anadolu topraklarında da değişik taş örgü sistemleriyle görülmektedir.</p>
<p>Ülke gelişim politikaları doğru planlansa bile bizde uygulanamamıştır. <strong>Sağlıklı kentleşme</strong>nin yanında sağlıklı tarım alanları da oluşturmalıdır. Bizde Cumhuriyetin kuruluşundan sonra sanayileşme hedefi Atatürk’ün ölümünden sonra yanlış anlaşılmıştır. Eski eserler ve tarım yok ederek, sadece “sanayileşme” hedef hâline getirilmiş, asıl hedef olan ülke bütününün sosyo-kültürel yapısının korunarak, huzur içinde geliştirilmesi sağlanamamış, yüzyıllardır tarımdan geçinen köylüler sanayi işçisine dönüştürülerek kentlerin / beldelerin kültürel kimliğinin boşaltılmasına ve yitirilmesine yol açılmıştır.</p>
<p>Anadolu’da bulunan arkeolojik belgelere göre dünyada ilk tarım yapan çiftçilerin Anadolu topraklarında yer aldığı ortaya çıkmıştır. <strong>Kentleşme</strong> anlayışında sanayileşme hedefi için ülkemizin bazı noktaları tespit edilip, gelişim planlarına alınabilir. Ancak bu yapılırken bereketli topraklarımızın da çok büyük olduğu ve tarımı da ihmal etmemiz gerektiğinin farkına varmalıdır. Tarihimizden beri derin bilgilere sahip yetenekli çiftçilerimizin doğayı, toprağı en akıllıca işleyerek ona zarar vermeden ürünleri ihraç edeceği ortamlar yeniden sağlanmalıdır. Bu doğal yapılan tarımla, insanlığın gıda zehirleriyle hızla yok edilmeye çalışıldığı dönemde, her bir doğal meyve gerçek altından çok daha değerli olacaktır. Bu insanlığa ve ülke ekonomimize de büyük katkı sağlayacaktır.</p>
<p>Ne yazık ki geçmiş yıllarda çok gelir elde etmek ve topraktan çok mahsul almak adına zararlı tohum ve gübrelerin kullanılması, toprağımıza ve çiftçilerimize hatta ekonomiye büyük zarar vermiştir. Yeni çıkan son teknoloji diye hızlıca piyasaya sürdükleri bu tohumlar piyasaya sürülmeden önce çok iyi araştırılmalıydı. Şu anda hibrit tohumların toprağa zarar verdiği ve ilk sene sağlıklı gibi görülen bu mahsullerin, uzun yıllarda toprağı kısırlaştırdığı ve sonraki yıllarda mahsul alınamadığı ortaya çıkmıştır. Örnek olarak, Nevşehir’de çıkarılan patatesler artık bu nedenle eskisi gibi yetişmemektedir. Vatansever herkes görevini en iyi şekilde yapmalıdır. Bu ülke hepimizin geleceğidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-20051" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/bina-1.webp" alt="" width="1500" height="1000" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/bina-1.webp 1500w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/bina-1-300x200.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/bina-1-1024x683.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/bina-1-768x512.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/bina-1-750x500.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/11/bina-1-1140x760.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /></p>
<h2>Ülkemizin Tüm Fiziksel ve Sosyal Çevre Değerlerine Sahip Çıkılmalı</h2>
<p>Sonuç olarak; ülkemizde tüm şehir ve köylerde halkın sosyo-kültürel yapısının da fiziksel çevresiyle bütün olarak korunması ve geliştirilmesini destekleyen politikalar öngörülmelidir. Bu önemle turizme açılan yörelerimiz için de korumacılığın her yörenin kendi sorunları içinde değerlendirilerek sağlanması gerekmektedir. Yerel halkın bu değerlerimizin kıymetini bilme ve kullanma konusunda eğitilmesi de bu konuya önemli bir katkı sağlayacaktır.</p>
<p>Merkezi yönetimlerin kanunlarımızı uygulamada yetersiz davranmaları ve yerel halktan koparılmış soyut bir koruma anlayışı, güzel beldelerimizin hızla yok edilmesine neden olmaktadır. Bu beldeleri gerçekten seven, beldede dürüstçe görev yapmış “uzman” meslek adamlarından oluşan bir heyet, bölgenin korunmasına katkı sağlayabilir.</p>
<p>Son yıllarda bilim adamlarımızın ve halkımızın tepkisine rağmen ülkemizin doğal ve kültürel değerlerinin yok edilmesi her şeyden önce “İnsanlık suçudur.” Çünkü buradaki doğal ve kültürel güzelliklerimiz dünyanın da ilgisini çekmekte ve UNESCO gibi kuruluşlar da bu bölgelerimizin korunmasına katkı sağlayabilmektedir. Ancak Kapadokya bölgesinde Peribacaları için alınan hatalı kararlara aynı tepki gösterilmemektedir. Bu bölgede yaşayan bir olarak, bölgeyi gerçekten seven yerli ve yabancı kişilerin yanlış uygulamalar yüzünden bölgeyi terk ettiğini söyleyebilirim. Koruma kanunlarımızda geçmişte oldukça sıkı tutulan Peribacaları Kullanım Şartları yok sayılarak çevrelerindeki yapıyı tamamen kapatan ve silueti bozan yanlış uygulamalar, bölgenin sosyo-kültürel yapısını bozmaktadır. Bu tür yapıların hızla artmasın, Kapadokya bölgesinin bu uğurda bir sabun gibi erimesine ve zamanla yok olmasına neden olmaktadır.</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün silah arkadaşları ve şehitlerimizin kanıyla yoğurulan bu toprakların emanetlerini iyi kullanamadığımız anlaşıldığında, belki savunacak bir ülkemiz de kalmayacaktır. Toprağı işlememek, doğal güzellikleri ve enerji kaynaklarını doğru kullanamamak, sadece “sanayileşme” amacına yönelmek doğru değildir. Bu şekilde hareket edildiğinde kaliteli ve donanımlı gençlerimiz bile ucuz iş gücüyle yabancı ülkelere kaçacak, kalan nitelikli vatandaşlarsa yine ülkemizde yabancıların satın aldığı sanayi firmalarında birer işçi olarak çalışacaktır. Bu da bizi kendi ülkemizde bir yabancı gibi yaşayacağımız, kendi bağımsızlığımızı kaybedeceğimiz sonucuna götürebilir. Ülkemizin tüm değerleri bizim olmalıdır. Bunların korunması için “milli bir seferberlik” sağlanabilir. Geleceğimiz için alınacak kararlarda vatansever, tecrübeli, donanımlı meslek uzmanları ve bilim adamlarının değerli katkılarına yer verilmelidir.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/bir-sehirde-dogru-kentlesme-plani-nasil-olmali/">Bir Şehirde Doğru Kentleşme Planı Nasıl Olmalı?</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınların Yaşam Alanlarının Tasarımına Etkisi</title>
		<link>https://emsal.com/kadinlarin-yasam-alanlarinin-tasarimina-etkisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çiğdem Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Mar 2024 06:57:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=16773</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Yuvayı dişi kuş yapar” atasözü, Türk kültüründe kadının ailedeki yerini açıklayan bir ifadedir. Bir yapının şekillenmesi için; o yapının kullanıcılarının sosyokültürel özellikleriyle, yapının bulunduğu fiziksel koşulların doğru yorumlanması önemlidir. Türk [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/kadinlarin-yasam-alanlarinin-tasarimina-etkisi/">Kadınların Yaşam Alanlarının Tasarımına Etkisi</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Yuvayı dişi kuş yapar” atasözü, Türk kültüründe kadının ailedeki yerini açıklayan bir ifadedir. Bir yapının şekillenmesi için; o yapının kullanıcılarının sosyokültürel özellikleriyle, yapının bulunduğu fiziksel koşulların doğru yorumlanması önemlidir.</p>
<h2><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-16783" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/geleneksel-evler.webp" alt="geleneksel evler" width="1489" height="817" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/geleneksel-evler.webp 1489w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/geleneksel-evler-300x165.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/geleneksel-evler-1024x562.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/geleneksel-evler-768x421.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/geleneksel-evler-750x412.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/geleneksel-evler-1140x626.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1489px) 100vw, 1489px" /></h2>
<h2>Türk Kültüründe Kadının Yaşam Alanlarına Etkisi</h2>
<p><strong>Kadınların yaşam alanlarına etkisi</strong>; mekanları estetik anlayışlarıyla güzelleştirdikleri, aynı zamanda ekonomik ve fonksiyonel olarak kullandıkları <strong>geleneksel Anadolu Türk evleri</strong>nde açık bir şekilde görülmektedir.</p>
<p>Örneğin yatak odalarının, mutfak ve ocağın yanında tercih edilmesi, oldukça akıllıca yapılmış, genellikle kadınların mekânları doğru kullanmalarıyla ortaya çıkan mimari bir ögedir. Ülkemizde geleneksel ve tarihi yapılarda; yaz mutfağının avlunun serin yerinde ya da üst katlarında, kış mutfağının alt katlarda ocağın bulunduğu yerlerde olması, tandır evlerinin de rüzgâr yönüne göre tespit edilen yerlerde düzenlenmesi tesadüf değildir.</p>
<h2><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-16784 size-full" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadin-mimar-e1710744701646.webp" alt="kadın mimar" width="1500" height="812" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadin-mimar-e1710744701646.webp 1500w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadin-mimar-e1710744701646-300x162.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadin-mimar-e1710744701646-1024x554.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadin-mimar-e1710744701646-768x416.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadin-mimar-e1710744701646-750x406.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadin-mimar-e1710744701646-1140x617.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /></h2>
<h2>Dünyada Kadının Yaşam Alanlarına Etkisi</h2>
<p>Dünya geneline baktığımızda, günümüz koşullarında çalışan kadının varlığı geçmişe göre oldukça fazladır. Çağdaş yaşam şartlarına ayak uydurmayı başaran <strong>kadınlar <a href="https://emsal.com/mimari/" rel="dofollow">mimaride</a>; modern, ekonomik ve fonksiyonel tasarımları tercih etmektedir</strong>. Açık mutfak tasarımlarında doğal ve yapay havalandırma imkanlarının en iyi koşullarda sağlanabilmesi, mutfak eşyalarının birbirlerine bağlantılı olacak şekilde tasarlanması ve mutfağın, dolasıyla da <a href="https://emsal.com/konut/" rel="dofollow"><strong>konut</strong></a>un cazibesini artıran önemli etkenlerden biridir. Mekânların ısıtma sisteminde güneş kollektörü ve benzeri kullanılarak ısı kaynağı sağlanması ve yapının enerji tüketiminin azalması, bir kadının dikkat edeceği konular arasındadır.</p>
<p>Yaşam alanlarındaki estetik kaygılar da kadınlar için önemlidir. Şöminenin salonda en güzel köşelerden birinde olması, perde ve dekorasyonda kullanılan tekstil seçimlerinin kolay temizlenebilir, antialerjik, nanoteknolojik ürünlerden seçilmesi, ayrıca yangın tehlikesi olan yerlerde yanmaz özellikli kumaşların seçilmesi ve renklerin kullanımı, kadının o mekânın dekorasyonunda düşünebileceği unsurlardır.</p>
<p>Bir mutfakta nerelerde en fazla ışığın olması gerektiği, dekorasyon objelerin yerleştirilmesi, aile fertlerinden kimin neyi nerede görmek isteyeceği, banyolarda çamaşır makinasının, dolapların, ütü masasının nerede daha kullanışlı olacağı gibi konular yine ancak bir <strong>kadının dikkat edebileceği hususlar</strong>dır. Balkon tercihleri ve küçük bir kış bahçesi oluşturarak kendi organik besinlerini de yetiştirebileceği imkânların sunulması, güneş ışığının hangi yönlerden geldiği, hangi bitkinin daha iyi yetişebileceği, nerede keyifle vakit geçirebileceği gibi unsurlar yine bir kadının o yapıda önemsediği konulardır.</p>
<p>Tüm bunların düşünülerek yaşam alanlarının tasarlanması; kadınların o mekanları kullanmasını, tercih etmesini sağlayan önemli detaylardır. Bir yapıda mekânların tasarruflu, ekonomik, fonksiyonel ve aynı zamanda estetik şekilde kullanımının sağlanması; hayatın gerçek mimarları diyebileceğimiz, yaratıcı olan kadınlar sayesindedir. Dünyayı daha da güzelleştirmek için öncelikle kız çocuklarının eğitimine önem vermeliyiz. Bir kadın, çocuklarının hayata bakışını, hayat felsefesini, yaşam mimarisini etkileyebilir. <strong>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, <em>&#8220;</em>Dünyada her şey kadının eseridir.<em>&#8221; </em></strong>sözü de kadının yaratılışındaki özelliklerini ve hayattaki etkilerini anlatan açık bir ifadedir.</p>
<p>Kadınların hayata etkisini anlatırken; bugün sahip olduğu hakları nasıl elde ettiğine, hangi zorluklarla mücadele ettiğini unutmamak gerekiyor. 8 Mart’ta tüm dünyada kutlanan Emekçi Kadınlar Günü’nün hikâyesini, işte tam da bu nedenle hatırlatmakta fayda görüyorum.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-16786" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadinlar-gunu-1-scaled.webp" alt="kadınlar günü" width="2560" height="1708" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadinlar-gunu-1-scaled.webp 2560w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadinlar-gunu-1-300x200.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadinlar-gunu-1-1024x683.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadinlar-gunu-1-768x512.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadinlar-gunu-1-1536x1025.webp 1536w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadinlar-gunu-1-2048x1366.webp 2048w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadinlar-gunu-1-750x500.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/03/kadinlar-gunu-1-1140x760.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<h2>8 Mart Dünya Kadınlar Günü Nasıl Ortaya Çıktı?</h2>
<p>Amerika’nın New York eyaletinde 8 Mart 1857 yılında bir tekstil fabrikasında çalışan yaklaşık 40 bin dokuma işçisi kadın, daha iyi koşullarda çalışmak için greve başladılar. Grev sırasında fabrikada çıkan yangında 129 kadın işçi yaşamını yitirmiştir. Danimarka’da 1910 yılında düzenlenen Dünya Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda; daha iyi şartlarda çalışmak için yapılan bu grevde hayatını kaybeden kadın işçileri anmak için “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” fikri ortaya atılmıştır.</p>
<p>İlk defa 1911 yılında kutlanmaya başlanan Dünya Kadınlar Günü’nün adı, 1921 yılında <strong>Dünya Emekçi Kadınlar Günü</strong> olarak değiştirilmiştir. 1. ve 2. Dünya Savaşları nedeniyle bazı ülkeler kutlamaları kaldırırken; Dünya Emekçi Kadınlar Günü Türkiye’de ilk kez 1921 yılında kutlanmaya başlanmıştır. Son olarak Birleşmiş Milletler (BM), 16 Mart 1977 yılında, 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanması kararını almıştır.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/kadinlarin-yasam-alanlarinin-tasarimina-etkisi/">Kadınların Yaşam Alanlarının Tasarımına Etkisi</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meslek Odalarının Yapı Kiralama ve Satışlarına Pozitif Katkıları</title>
		<link>https://emsal.com/meslek-odalarinin-yapi-kiralama-ve-satislarina-pozitif-katkilari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çiğdem Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Dec 2023 06:12:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sektör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=15318</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mimarlık ve mühendislik alanında faaliyet gösteren meslek odaları, emlak sektöründe satış ve kiralama süreçlerine önemli faydalar sağlayabilir. Bu metinde meslek odalarının emlak sektöründe nasıl bir etki yaratabileceği ve özellikle yapı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/meslek-odalarinin-yapi-kiralama-ve-satislarina-pozitif-katkilari/">Meslek Odalarının Yapı Kiralama ve Satışlarına Pozitif Katkıları</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mimarlık ve mühendislik alanında faaliyet gösteren meslek odaları, emlak sektöründe satış ve kiralama süreçlerine önemli faydalar sağlayabilir. Bu metinde meslek odalarının emlak sektöründe nasıl bir etki yaratabileceği ve özellikle yapı kiralama ve satış süreçlerini nasıl etkileyebileceği üzerine odaklanılmaktadır.</p>
<h2>Doğal Kaynaklardan Faydalanan Çevreci Yapıların İnşası</h2>
<p>Ülkemizde ve dünya genelinde artan küresel ısınma sorunları, maddi ve manevi kayıplara neden olarak çevresel önlemlerin artmasına yol açmıştır. <strong>Kyoto Sözleşmesi</strong>’nin ülkelerce uygulanmaması ve zamanla yaşanan doğal felaketlerin birçok ülkede ciddi kayıplara neden olması, tedbirlerin artırılmasının şart olduğunu ortaya koymaktadır. Bu önlemlerin başında <a href="https://emsal.com/konutlarda-karbon-saliminin-azaltilmasi-ve-gelecege-katkilari/" rel="dofollow"><strong>karbon salımları</strong></a>nın minimum düzeyde tutulması gerekliliği gelmektedir. Pek çok gelişmiş ülkede ve aynı zamanda ülkemizde de başta otomobil sektörü olmak üzere bu çabaların çeşitli alanlarda uygulandığını görmekteyiz.</p>
<p>Buradan hareketle artık <strong>çevreci mimari yapılarl</strong>a da sıkça karşılaşmaya başladık. <strong>Karbon salımını düşürme</strong> hareketinin gelecekte <strong>emlak sektörü</strong>nü de şekillendiren en önemli faktör olacağını öngörebiliriz. Ülkemizde bu anlamda (mimarlık ve mühendislik açısından) Çevre ve Şehircilik Bakanlığının girişimi ile alınan en somut karar, 2017 yılındaki (bazı istisna sınıfında bulunan yapılar haricinde) tüm yapılar için <strong>“enerji kimlik belgesi alınması”</strong> zorunluluğudur. Bu karara göre yeni yapılarda <strong>enerji kimlik belgesi</strong> alınabilmesi için, <strong>yapıların enerji verimliliği</strong>nin en az C sınıfı olması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı</strong>nın kararına göre bu konuda gerekli çalışmaları, yetkilendirilmiş şirketler veya mühendisler / mimarlar sağlamaktadır. Bu şekilde <strong>enerji tasarrufu</strong> sağlayan <strong>çevreci yapılar</strong> oluşturulması en önemli hedeflerden biridir. Kanunlar sayesinde, sadece çevre kirliliği yaratmayan hibrit otomobiller değil, doğal kaynaklardan maksimum faydalanan çevreci yapılar oluşturulması mümkün hâle gelecektir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-15322 size-full" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/12/mimari-e1701752912454.webp" alt="" width="1437" height="689" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/12/mimari-e1701752912454.webp 1437w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/12/mimari-e1701752912454-300x144.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/12/mimari-e1701752912454-1024x491.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/12/mimari-e1701752912454-768x368.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/12/mimari-e1701752912454-750x360.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/12/mimari-e1701752912454-1140x547.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1437px) 100vw, 1437px" /></p>
<h2>Yapı Kalite Sınıflarının Oluşturulması</h2>
<p>Çevre duyarlılığı, <a href="https://emsal.com/arsa/" rel="dofollow"><strong>arsa</strong></a> ve yapıların mali değerini etkileyen önemli bir faktör olacaktır. Böylece emlak sektörü bu durumdan doğrudan etkilenecektir diyebiliriz. Bunun için <strong>Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği</strong>nin (TMMOB) himayesinde tüm meslek gruplarının bu konuda mesleki disiplin ve uzlaşma içerisinde bir araya getirilmesi ile (maliyeti arttıran unsurlar gözetilerek) kalite sınıfları oluşturulması sağlanabilir. <strong>TMMOB</strong> önceden proje ve uygulama hizmet bedellerini formüle ettiği gibi bu kez <strong>“arsa veya yapı bedeli”</strong> benzeri bir yöntem oluşturabilir.</p>
<h2>Piyasa Koşullarına Göre Fiyatlandırma Yapılması</h2>
<p>Mimar ve mühendislerle birlikte tüm meslek odalarının ortaklaşa kararıyla <strong>yapı kalite</strong> sınıflarının belirlenmesi sonrasında yapıların asgari ve azami kira / satış bedelleri ortaya çıkarılabilir. Burada <strong>arazi yapısı</strong> ve <a href="https://emsal.com/mimaride-en-cok-kullanilan-yapi-malzemeleri/" rel="dofollow"><strong>yapı inşaatında kullanılan malzemeler</strong></a>in kalitesi belgelerle ispatlandığı için ve ayrıca <strong>mimari tasarım</strong>da enerji kullanımı da zaten <strong>enerji kimlik belgesi </strong>ile oluşturulduğundan, yapı normunun hangi aşamada olduğu inşaat sırasında yapılan tespitlerle belirlenebilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-15321 size-full" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/12/takim-e1701752868983.webp" alt="" width="1000" height="483" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/12/takim-e1701752868983.webp 1000w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/12/takim-e1701752868983-300x145.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/12/takim-e1701752868983-768x371.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/12/takim-e1701752868983-750x362.webp 750w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<h2>Güvenli Yatırım Ortamı Sağlanması</h2>
<p>Kullanım amaçlarına göre (konut, ofis vb.) gerçekleştirilen sınıflandırmalarla yapıların “gerçek piyasa koşullarına göre” önerilen kiralama ve satış fiyatları ortaya çıkarılıp, bu fiyatların kanunlar içinde de yer alması sağlanarak; yatırımcı, <strong>mülk sahibi</strong> ve <strong>kiracı</strong>ların daha sağlıklı ve dengeli bir <strong>emlak piyasası</strong>nda hareket etmesi sağlanabilir. Emlak sektöründe stabil bir piyasa oluşması için ülkemizde iç ve dış yatırımcılara güven ortamı sağlanarak, milli gelirin artmasının da önü açılabilir.</p>
<p><strong>Yapı Kalitesinin Artırılması</strong></p>
<p>Mimari açıdan yapının araziye uyumlu tasarlanması, çevresel etki faktörlerinin doğru kullanılması, <strong>atık suların geri dönüşümü</strong> sağlanarak yapıya kazandırılması ve <strong>doğayı kirletmeyen malzemeler</strong>in tercih edilmesi gibi pek çok faktör, meslek uzmanlarının ortak görüşüyle <strong>“yapı kalitesini artıran unsurlar”</strong> arasında sayılabilir. Ayrıca gelişmiş ülkelerdeki bu tip yaklaşımlar araştırılarak, kendi değerleri çerçevesinde ülkemiz için de en doğru yaklaşımlar değerlendirilebilir.</p>
<h2>Tarihi ve Kültürel Eserlerin Gerçek Değerine Ulaşması</h2>
<p>Doğal ve tarihi yapılar açısından zengin olan ülkemizde <strong>restorasyon</strong> amacıyla yenilenen yapıların bambaşka bir cepheye bürünmesi trajik bir konudur. Restorasyonu doğru yapılmış yapıların sınıf kalitesi yüksek tutulup, <strong>kira ve satış bedelleri</strong>nin bu kalite sınıfına göre belirlenmesi, yanlış restore edilmiş yapıların değerini yitirmesi ile <strong>satış ve kira değeri</strong>nin düşmesini sağlayacaktır. Bu şekilde ülkemizin en değerli tarihi ve kültürel eserlerinin de gerçek emlak değerine ulaşması sağlanabilir.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/meslek-odalarinin-yapi-kiralama-ve-satislarina-pozitif-katkilari/">Meslek Odalarının Yapı Kiralama ve Satışlarına Pozitif Katkıları</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk’ün Hayali: İdeal Cumhuriyet Köyü</title>
		<link>https://emsal.com/ataturkun-hayali-ideal-cumhuriyet-koyu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çiğdem Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jul 2023 06:12:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=13190</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı sırasında dahi yetenekli kişileri Ankara’ya göndermiş; ülkemizin kalkınmasının önünü açmak adına âdeta bir ilim ve irfan ordusu kurmuştur. Askeri dehasının yanı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/ataturkun-hayali-ideal-cumhuriyet-koyu/">Atatürk’ün Hayali: İdeal Cumhuriyet Köyü</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu <strong>Gazi Mustafa Kemal Atatürk</strong>, Kurtuluş Savaşı sırasında dahi yetenekli kişileri Ankara’ya göndermiş; ülkemizin kalkınmasının önünü açmak adına âdeta bir ilim ve irfan ordusu kurmuştur.</p>
<p>Askeri dehasının yanı sıra sanatsal faaliyetlere de önem veren Atatürk, 1 Mart 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yaptığı bir konuşmada güzel sanatlara ilişkin amacını şöyle ifade etmiştir:</p>
<blockquote><p>Vatanın önemli merkezlerinde modern kitaplıklar, müzeler, konservatuvarlar, güzel sanat sergileri kurmak.</p></blockquote>
<p>Gazi, bir ülkenin gelişmesini sağlayacak en önemli yapı taşının köyler olduğunun da bilincindeydi ve bu bölgelerin kalkınması için çeşitli çalışmaların üzerinde durdu. Bunların belki de en önemlisi, <strong>İdeal Cumhuriyet Köyü</strong> projesiydi.</p>
<h2>İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi Nedir?</h2>
<p>Afet İnan, <em>“<strong>Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı</strong>”</em> adlı kitabında <strong>İdeal Cumhuriyet Köyü projesi</strong> için şu ifadeleri kullanıyor:</p>
<blockquote><p>1937 yılında Trakya Umumi Müfettişi General Kâzım Dirik tarafından bana verilmiş olan bu planı yapan mimarın adı konmamıştır. Ancak üzerinde ‘Her hakkı mahfuzdur’ diye kayıt vardır. Planda 43 kamu kuruluşu yer alıyor. Bir köye gerekli olan her şey düşünülmüştür. O zaman bu planın herhangi bir yerde uygulanmaması büyük bir kayıptır. İdeal Cumhuriyet Köyü planının bugün yeni kurulmakta olan köylerimize uygulanmasını candan dilerim.</p></blockquote>
<p>Cumhuriyetin kurulduğu dönemde devletçilik politikası gereği 150’den fazla şehir, köy ve belde; o dönemin ihtiyacına yönelik olarak planlanmaya başlandı. Ülkemizden ya da yurt dışından <strong>mimar</strong> ve <strong>şehir planlama uzmanları</strong>yla gerçekleştirilen bu planlamaların bir kısmı da İdeal Cumhuriyet Köyü projesinde olduğu gibi bir model seçilerek ülkemizin sosyoekonomik ihtiyaçlarına göre yeniden uyarlandı.</p>
<h2>İdeal Cumhuriyet Köyü’nün Bir Benzeri: Bahçe Kentler</h2>
<p>İdeal Cumhuriyet Köyü projesinin örnek alındığı model olarak “<strong>bahçe kent</strong>”lerden söz edebiliriz. <strong>Bahçe kentler</strong> ilk kez 1898 yılında İngiltere’nin Letchworth kentinde <strong>Şehir Plancısı Ebenezer Howard </strong>tarafından uygulanmıştır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13195" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/07/bahce-kent-modeli-ebenezer-oward.webp" alt="Bahçe Kent Modeli | Ebenezer Oward" width="613" height="640" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/07/bahce-kent-modeli-ebenezer-oward.webp 613w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/07/bahce-kent-modeli-ebenezer-oward-287x300.webp 287w" sizes="auto, (max-width: 613px) 100vw, 613px" /></p>
<h2>Bahçe Kent Nedir?</h2>
<p>Bahçe kentlerde tarım alanları ve ormanlar ile çevrelenen; yeşil kuşak, konut ve endüstri alanlarını birleştiren dairesel tasarımlı bir yerleşim kurgulanmıştır. <strong>Bahçe kentler</strong> genel olarak pasta dilimi biçiminde eşit şekillerde farklı işlevlere sahip alanlara bölünmüştür. Bu projenin bir benzeri, 1965 yılında Danimarka’da <strong>Brøndby Banliyösü</strong>’nde de uygulanmıştır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13193 size-full" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/07/ideal-cumhuriyet-koyu-projesi-detaylari-e1690373923145.webp" alt="İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi Detayları" width="1024" height="737" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/07/ideal-cumhuriyet-koyu-projesi-detaylari-e1690373923145.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/07/ideal-cumhuriyet-koyu-projesi-detaylari-e1690373923145-300x216.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/07/ideal-cumhuriyet-koyu-projesi-detaylari-e1690373923145-768x553.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/07/ideal-cumhuriyet-koyu-projesi-detaylari-e1690373923145-120x86.webp 120w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/07/ideal-cumhuriyet-koyu-projesi-detaylari-e1690373923145-750x540.webp 750w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h2>İdeal Cumhuriyet Köyü Projesinin Özellikleri</h2>
<p>İdeal Cumhuriyet Köyü projesi her ne kadar mimari biçimiyle dikkat çekse de esasen ilgi çekici tarafı; içerdiği kamusal işlevler, dolayısıyla önerdiği yeni kırsal yaşam modelidir.</p>
<p>Doç. Dr. Ömer Atabeyoğlu, “<strong><a href="http://ofd.artvin.edu.tr/tr/download/article-file/357409">Atatürk’ün kırsal kalkınma projesi ‘İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi’nin Mekân Kuramları Açısından Değerlendirilmesi</a></strong>” başlıklı makalesinde <strong>İdeal Cumhuriyet Köyü projesinin teknik detayları</strong>yla ilgili şu ifadeleri kullanmaktadır:</p>
<blockquote><p><em>Proje dairesel düzende ve ışınsal akslarla kurgulanmıştır. Üç tane birincil, bir tane ikincil statüde dairesel yol planı projenin ana hatlarını oluşturmaktadır. Bu dairesel düzen içten dışa doğru merkezde köy meydanı ve kurumsal yapılar, çevreleyen dairede yaşam alanları ve sonrasında da kırsal alan kullanımlarını barındırmaktadır. Plan <strong>138 hane</strong>li olarak kurgulanmıştır. Köyde <strong>43 adet kurum</strong>a yer verilmiş olup, bu kurumlar bir köyde ihtiyaç duyulabilecek, eğitim, sosyal ve kültürel yaşam, üretim, depolama, satış ve yönetime dair unsurları barındırmaktadır. Beş adet ışınsal yol alanı baştan başa katetmektedir. Bu yollar hem çevre köyler ile hem de köy katmanlarının kendi içlerindeki bağlantılarını kurmaktadır. Yerleşimin merkezinde bir meydan oluşturulmuştur. Yollar merkezde, köy meydanına bağlanmaktadır. Köy projesinde pek çok farklı fonksiyona yer verilmiştir.</em></p></blockquote>
<p>Kategorilere göre İdeal Cumhuriyet Köyü’nde yer alan unsurlar ise aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:</p>
<ul>
<li>
<blockquote><p><strong><em>Kültürel mekânlar: </em></strong><em>Konferans salonu, ziraat ve el işleri müzesi.</em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><strong><em>Sosyal mekânlar: </em></strong><em>Sosyal kurumlar, halk odası, gençler kulübü, köy gazinosu.</em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><strong><em>Ticarethaneler:</em></strong><em> Kooperatifler, köy dükkânları, pazar yeri ve köy zahire loncası, berber, terzi, nalbant, marangoz, kalaycı, demirci, fırıncı, arabacı.</em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><strong><em>Konaklama: </em></strong><em>Konuk odası, han, köy konağı, otel.</em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><strong><em>Dini mekânlar: </em></strong><em>Cami, asri mezarlık.</em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><strong><em>Üretim:</em></strong><em> Mandıra, fabrika, değirmenler, kanara, kireç, taş, tuğla ve kiremit ocakları.</em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><strong><em>Su ile ilişkili elemanlar: </em></strong><em>Çeşmeler, hamam, artezyen, yunak yeri, umumi tuvalet, su deposu.</em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><strong><em>Teknik yapılar: </em></strong><em>Telefon santrali, köy söndürgesi.</em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><strong><em>Sağlık: </em></strong><em>Ebe, sağlık korucusu, revir, etüv makinesi, veteriner.</em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><strong><em>Rekreasyon:</em></strong><em> Çocuk bahçesi, köy parkı, panayır yeri, spor sahası.</em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><strong><em>Eğitim alanları: </em></strong><em>Okul ve uygulama bahçesi, okuma odası, öğretmen evi.</em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><strong><em>Hayvancılık:</em></strong><em> Hayvan sağlığı korucusu, fenni ağıl, aşım durağı, tavuk, tavşan, arı istasyonları, damızlık ahır, hayvan mezarlığı.</em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><strong><em>Tarım:</em></strong><em> Yonca ve hayvan pancar tarlası, koruluk, gübrelik, tarım başı, fidanlık, selektör binası.</em></p></blockquote>
</li>
</ul>
<h2>Çağdaş, İnsan Odaklı Bir Yaklaşımın Eseri</h2>
<p>İdeal Cumhuriyet Köyü tasarlanırken sosyal hayatın yanı sıra ekonomi de düşünüldü. Nitekim projeye göre köyde yaşayan insanlar gıda ihtiyacını, kendi bahçelerine ektikleri ürünlerle karşılayacaktı. Bunun yanı sıra <strong>köy ekonomisinin kalkınması</strong> için ayrılan ortak toprakta da üretim yapılacak, böylelikle bölge insanı hem gelir elde edecek hem de üretimin önü açılacaktı. Toprak ağalığına da karşı olan bu proje; özetle çağdaş ve insan odaklı bir yaklaşımın eseriydi.</p>
<h2>İdeal Cumhuriyet Köyü’nün Bölümleri</h2>
<p>İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Eres, <strong>İdeal Cumhuriyet Köyü’nün dairesel, ikinci ve üçüncü dilimlerini</strong> şu şekilde açıklamaktadır:</p>
<ul>
<li>
<blockquote><p><em><strong>Dairesel dilim</strong></em><em>: Ortasında bir anıt bulunan meydanı çevreleyen birinci yapı adası dizisinde; okul, köy konağı, halk odası, kooperatif, otel, umumi hela gibi çeşitli kamusal yapılar ve parklar yer alır. </em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><em><strong>İkinci dilim</strong></em><em>: Bütünüyle</em><em> konuta ayrılmıştır.</em></p></blockquote>
</li>
<li>
<blockquote><p><em><strong>Üçüncü dilim:</strong></em><em> Bu dilimin yarısı konuta, yarısı fidanlık, lonca, spor alanı gibi büyük açık alanlara ve fidanlık binası, fabrika gibi kamusal yapılara ayrılmıştır. Köyün yakın çevresinde de köy dışında olması uygun görülen, mezarlık, gübrelik, panayır, koruluk gibi işlevler tanımlanmıştır.</em></p></blockquote>
</li>
</ul>
<p>Atatürk’ün ülkemizde köylerin doğru planlamayla gelişmesi ve kalkınması adına hazırlanmasını istediği bu dairesel model, 12 bin yıllık geçmişi bulunan Göbeklitepe ile de benzerlik göstermektedir. Bu da Atatürk’ün zamandan bağımsız düşünebilen bir akla sahip olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.</p>
<h2>Ekilen Tohumları Yeşertmeliyiz</h2>
<p>Ülkemizin kurucu aklı; yıllar önce büyük düşünerek ekonomiden eğitime, tarımdan mimariye kadar her noktada gelişimimizi sağlayacak adımların öncüsü olmuştur. Bugün bize düşen en büyük görev ise yapılmak istenenleri içselleştirerek geliştirmek, tabiri yerindeyse ekilen tohumları yeşertmektir. Anadolu kültürünün sahip olduğu tüm zenginlikleri bilim ve sanatla besleyerek ülkemizin çağdaş uygarlık seviyesinde layık olduğu yeri almasını sağlamak temel amacımız olmalıdır.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/ataturkun-hayali-ideal-cumhuriyet-koyu/">Atatürk’ün Hayali: İdeal Cumhuriyet Köyü</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Turizm ve Mimarlık Yakından İlişkilidir</title>
		<link>https://emsal.com/turizm-ve-mimarlik-yakindan-iliskilidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çiğdem Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 May 2023 06:33:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Planlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sektör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=11981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülke ekonomileri için turizm neden önemlidir ve ne ifade etmektedir? Ya da gelişmiş dünya ülkelerinde turizm için neler yapılmaktadır? gibi soruların üzerinde muhakkak durulmalıdır. Zira turizm kaynaklarını güçlendiren yaklaşımlarla ülke [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/turizm-ve-mimarlik-yakindan-iliskilidir/">Turizm ve Mimarlık Yakından İlişkilidir</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ülke ekonomileri için turizm neden önemlidir</strong> ve ne ifade etmektedir? Ya da <strong>gelişmiş dünya ülkelerinde turizm için neler yapılmaktadır?</strong> gibi soruların üzerinde muhakkak durulmalıdır. Zira turizm kaynaklarını güçlendiren yaklaşımlarla ülke ekonomilerine çok anlamlı katkılar sağlanabiliyorken bunun tersi durumda millî gelirlerde düşüş dahi gözlemlenebilir.</p>
<h2>Dünya Turizm Sahnesinde Yer Alan Eserlerde Mimarların Rolü</h2>
<p>Her ne kadar çok üzerinde durulmasa da ülke ekonomileri için ciddi öneme sahip olan turizm ile mimarlığın yakın bir ilişkisi bulunmaktadır. Örneğin İspanya’da <strong>Mimar Antoni Gaudi</strong>’nin <strong>Park Güell</strong>, <strong>La Sagrada Familia</strong> gibi ün kazanmış eserleri; Barcelona’nın dünya turizm sahnesinde güçlü şekilde yer almasını sağlamıştır. Yine <strong>Mühendis ve Mimar Alexandre Gustave</strong> <strong>Eiffel</strong> tarafından tasarlanan <strong>Eyfel Kulesi</strong> de hiç şüphesiz Fransa’ya değer katmıştır.</p>
<p>Sembol eserlerin yanı sıra köy yerleşim yerleri de ülkenin sosyal yaşantısının simgesi olarak turizme kazandırılabilir. Bu konuda küresel ölçekte en iyi örnekler Hollanda’daki<strong> Giethoorn</strong> ve Avusturya’daki <strong>Hallstatt</strong> köyleridir.</p>
<figure id="attachment_11993" aria-describedby="caption-attachment-11993" style="width: 1280px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-11993 size-full" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/avusturya-hallstatt.webp" alt="Avusturya Hallstatt Köyü" width="1280" height="720" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/avusturya-hallstatt.webp 1280w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/avusturya-hallstatt-300x169.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/avusturya-hallstatt-1024x576.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/avusturya-hallstatt-768x432.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/avusturya-hallstatt-750x422.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/avusturya-hallstatt-1140x641.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /><figcaption id="caption-attachment-11993" class="wp-caption-text">Avusturya Hallstatt Köyü</figcaption></figure>
<h2>Miras Kalan Eserleri Doğru Yorumlamak Durumundayız</h2>
<p>Kültürümüze dönüp baktığımızda ise <strong>Büyük Selçuklu İmparatorluğu</strong> ve <strong>Osmanlı İmparatorluğu</strong> döneminden bizlere çok önemli mimari eserlerin miras kaldığını görmekteyiz. Bunları doğru yorumlayarak dünyaya tanıtmak ve nihayetinde turizm gelirlerimizi arttırmak da bizlerin sorumluluğudur. Burada artı bir parantez açmak gerekirse fiziksel çevre etkileşimiyle ortaya çıkan mimari yapıların bir sanat eseri olması mümkünken, çevreyi yok sayarak sadece ticari bir mekân anlayışıyla oluşturulan binaların eser olarak değerlendirilmesi olanaksızdır.</p>
<p>Atalarımızdan miras kalan eserlerimizi ve doğal güzelliklerimizi korumak adına oluşturulan koruma kanunlarının halk geneline anlatılamaması ve korumacılık adıyla yapılan yanlış uygulamaların artması, “dumansız fabrika” olarak nitelendirilen turizme zarar veren etkenlerdendir.</p>
<p>Şimdi bu konuyu somut bir örnek olan <strong>Kapadokya</strong> üzerinden detaylandıralım.</p>
<h2>Turizm Alanlarındaki Bilinçsiz Müdahaleler Bize Sorumluluk Yüklüyor</h2>
<p><strong>Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) </strong>tarafından <strong>Dünya Miras Listesi</strong>’ne alınan Kapadokya&#8217;nın genelindeki bilinçsiz müdahaleler (yollar, turizm yapıları), yapılan anlaşmalar gereği ülkemize ciddi sorumluluk yüklemektedir. Doğal ve tarihî dokunun yoğun olduğu Kapadokya’daki turizm faaliyetlerinin hedefi, paket turlara yönelik acenteler için sadece konaklama ve alışveriş amaçlı oteller yapmak olmamalıdır. Mimari yapıları fiziksel çevre unsurlarıyla ele almayan yaklaşımlar, Kapadokya’ya ve turizme bir kazanım sağlamayacaktır. Bu noktada bölgeyi gerçekten önemseyen ve konuyla ilgili ciddi çalışmalara imza atan insanların da görüşleri alınarak hareket edilmeli, yanlış tanıtımlardan mutlaka kaçınılmalıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11990" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/kapadokya-balon-turu.webp" alt="Kapadokya Balon Turu" width="1280" height="720" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/kapadokya-balon-turu.webp 1280w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/kapadokya-balon-turu-300x169.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/kapadokya-balon-turu-1024x576.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/kapadokya-balon-turu-768x432.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/kapadokya-balon-turu-750x422.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/05/kapadokya-balon-turu-1140x641.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></p>
<h2>Kapadokya Balon Turu Bölgenin Tek Simgesi Olmamalı</h2>
<p>Sözünü ettiğim yanlış tanıtımlara bir örnek vermek gerekirse bölgedeki balonlardan bahsedilebilir. Öncelikle Kapadokya’yı temsil eden en önemli çekim merkezi balonculuk olmamalıdır. Zira çok önemli doğal güzelliklere, tarihî ve arkeolojik eserlere sahip olan Kapadokya; tüm güzellikleriyle bir bütün olarak önemsenmelidir. Üstelik Kapadokya’nın simgesi olarak gösterilen balonlar, saldıkları kimyasal gazlarla bölgenin doğal florasına da zarar vermektedir. Benzer şekilde <strong>Kapadokya&#8217;da gezi için kiralanan ATV tarzı motorlu araçlar</strong> da hayati tehlike yaratmasının yanı sıra doğal dokuda bozulmaya da yol açmaktadır.</p>
<p>Özetle Kapadokya’nın simgesi; sanat disiplini içinde mühendislik ve mimarlık eğitimi alan, fiziksel çevreyi estetik anlayışıyla yorumlayan ve dünyaya hayranlık uyandıran sanatçıların eserleri olmalıdır. Yukarıda da örneklendirdiğim gibi gelişmiş ülkelerde de durum zaten böyledir.</p>
<h2>Sanatçılara Daha Çok Alan Açalım</h2>
<p>Dünyanın en güzel eserlerine sahip ülkemizde sanatçılara daha fazla alan açarak bölgelerin fiziksel çevre gelişimlerine katkıda bulunmamız gerekmektedir. Bu noktada sanat disipliniyle güzel eserler yaratmış <strong>mimar</strong>lardan, <strong>şehir planlama uzmanları</strong>ndan, heykeltıraşlardan ve ressamlardan destek alınabilir.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/turizm-ve-mimarlik-yakindan-iliskilidir/">Turizm ve Mimarlık Yakından İlişkilidir</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depremlere Hazır Olunması Adına Öneriler</title>
		<link>https://emsal.com/depremlere-hazir-olunmasi-adina-oneriler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çiğdem Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 06:07:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Kentsel Dönüşüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=10797</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, bulunduğu coğrafya gereği deprem gerçeğiyle sürekli karşı karşıyadır. Bu noktada toplumun tüm kesimlerinin doğal afetlerin tamamına karşı bilinçli olması gerekmektedir. Bununla birlikte doğa olayları yalnızca ülkemizde değil dünyanın her [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/depremlere-hazir-olunmasi-adina-oneriler/">Depremlere Hazır Olunması Adına Öneriler</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, bulunduğu coğrafya gereği <strong>deprem</strong> gerçeğiyle sürekli karşı karşıyadır. Bu noktada toplumun tüm kesimlerinin <strong>doğal afet</strong>lerin tamamına karşı bilinçli olması gerekmektedir. Bununla birlikte <strong>doğa olayları</strong> yalnızca ülkemizde değil dünyanın her yerinde gerçekleşmektedir.</p>
<p>Doğada gördüğü mükemmel kurgudan esinlenen insanoğlunun bilime yönelmesinin temel amacı, yaşamı kolaylaştırmaktır. Bilim, insanlığa faydalı olması için kullanılmalı ve geliştirilmelidir. Ancak kimi zaman bilgi kaynakları doğru kullanılamamakta, bu durum da örneğin <strong>depremler sonrası ortaya çıkan felaketler</strong>e zemin hazırlamaktadır.</p>
<h2>Kısa Vadede Kâr Olarak Görülen İşlemler, Uzun Vadede Büyük Zarar</h2>
<p>Çoğu zaman kısa vadede maddi kazanç sağlamak amacıyla başvurulan işlemler, uzun vadede ülke ekonomisine maddi ve manevi anlamda ciddi zarar vermektedir. Zira deprem bir ülkede ciddi yıkıma neden olduysa; orada bilime, eğitime ve en önemlisi sanata verilen değer yeniden incelenmelidir.</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün, <em>“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”</em> ifadesi bu nedenle önemlidir. Sanatın; halkı bilinçlendirme, hayata dair insanlara felsefi bakış açısı sağlamada önemli bir araç olması nedeniyle Atatürk, ülkemizde sanata/sanatçıya değer vermiş, öncelik tanımıştır. Atatürk, hayatına felsefe edindiği insanlık için önemli ne varsa kendi yaşamında da bizzat uygulamıştır ve bu yüzden tüm dünyanın saygı duyduğu bir liderdir. Örneğin bir ağaç nedeniyle yapının raylar üzerinde kaydırılmasını sağlayan yine Atatürk’tür.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10802" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/yuksek-tepede-ev.webp" alt="Yerleşim Alanları Yüksek Tepelerde Kurulmalı" width="1280" height="757" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/yuksek-tepede-ev.webp 1280w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/yuksek-tepede-ev-300x177.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/yuksek-tepede-ev-1024x606.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/yuksek-tepede-ev-768x454.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/yuksek-tepede-ev-750x444.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/yuksek-tepede-ev-1140x674.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></p>
<h2>Yerleşim Alanları Yüksek Tepelerde Kurulmalı</h2>
<p>Doğayla mücadele etmek yerine ona uyum sağlamayı hedeflememiz gerekmektedir. Örneğin ovalara göre daha sağlam olan yüksek tepeler yerleşim yeri olarak tercih edilmelidir.</p>
<p>Jeolog Prof. Dr. İlyas Yılmazer de <strong>yerleşim alanlarının yüksek tepelerde kurulması</strong>nı önermekte ve bunu şu ifadeleriyle açıklamaktadır:</p>
<blockquote><p>Yüksek tepelerdeki sağlam olmayan taşlar ve topraklar; rüzgâr, yağmur ile karlarla alçak ve düz alanlara akarlar. Geride ise yüksek şiddetteki depremlere dahi dayanıklı kayalar ve topraklar kalır. Düz alanlara akan bu toprakların oluşturduğu arazilerde de doğanın en yeni ve en diri mineralleri toplanır. İşte o minarellerin beslediği topraklarda yetişen hububat ve diğer bitkiler dünyanın hiçbir yerinde bizim memleketimizdeki kadar olamazlar.</p></blockquote>
<h2>Doğa Kendisini Yenilerken Bizim de Onu Anlamamız Gerekiyor</h2>
<p>Doğa kendisini depremlerle yenilerken bizim de onu anlamamız gerekmektedir. Bunun için felsefe ve sanat dersleri, bilimsel konularla birlikte eğitim programlarına mutlaka dahil edilmelidir.</p>
<p>Doğa insanlığın dostudur. Ancak insanoğlunun da doğayı dost olarak görmesi, ona saygılı ve koruyucu yaklaşımlarda bulunması gereklidir. Ülkemizde mesleğini ciddiyetle yapan uzman kadrolar her alanda vardır. Her şeyden önce dürüst, tecrübeli ve donanımlı akademisyenlerimiz bulunmaktadır. 50 bini aşkın can kaybına neden olan son <strong>Kahramanmaraş Depremleri</strong>, ihmallerin nelere sebep olabileceğini en acı şekilde göstermiştir. Bunun için uzman kadro, dürüstlük, adalet, eğitim gibi kavramların altını tekrar çizmek isterim.</p>
<p><strong>Depremlere karşı yapılması gerekenler</strong>i aktardığım önerilerimin ardından okurlarımızdan sıklıkla aldığımız, “<strong>Binanın depreme dayanıklı olup olmadığını nasıl öğrenebilirim?</strong>” sorusunu da kısaca yanıtlamamızın faydalı olacağı kanaatindeyim.</p>
<h2>Binanın Depreme Dayanıklı Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?</h2>
<p>Öncelikle <strong>yapıda çatlaklar</strong>, <strong>şakül bozuklukları</strong> gibi anormal durumlar fark edildiyse mutlaka <strong>deprem dayanıklılık testi</strong> yaptırılmalı; <strong>bina</strong>nın son durumu incelenmeli ve ona göre önlemler alınmalıdır.</p>
<h2>Bina Deprem Testini Kim Yapar?</h2>
<p>Günümüzde yaşadığımız <strong>yapıların depreme dayanıklılık testi</strong>ni özel kuruluşlar gerçekleştirmektedir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10804" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/bina-depreme-dayaniklilik-testi-icin-gerekli-evraklar.webp" alt="Bina Depreme Dayanıklılık Testi İçin Gerekli Evraklar" width="1280" height="853" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/bina-depreme-dayaniklilik-testi-icin-gerekli-evraklar.webp 1280w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/bina-depreme-dayaniklilik-testi-icin-gerekli-evraklar-300x200.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/bina-depreme-dayaniklilik-testi-icin-gerekli-evraklar-1024x682.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/bina-depreme-dayaniklilik-testi-icin-gerekli-evraklar-768x512.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/bina-depreme-dayaniklilik-testi-icin-gerekli-evraklar-750x500.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/03/bina-depreme-dayaniklilik-testi-icin-gerekli-evraklar-1140x760.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></p>
<h2>Bina Depreme Dayanıklılık Testi İçin Gerekli Evraklar</h2>
<p><strong>Yapının depreme dayanıklılık testi</strong> için bazı evrakların hazır bulundurulması gerekmektedir. Bu noktada <strong>tapu</strong> firma üzerine ise şirkete ait vergi levhası, sahibinin imza sirküsü ve yetkilinin nüfus cüzdanı lazımdır.</p>
<p><strong>Riskli yapı tespiti</strong> için başvuruyu yapan kişi <strong>kiracı</strong> ise yazılan dilekçenin <strong>mülk sahibi</strong> tarafından imzalanması, buna ek olarak kiracıya ait nüfus cüzdanı fotokopisi ve <strong>kira kontratı</strong> da gerekmektedir.</p>
<h2>Deprem Dayanıklılık Testi Nasıl Yapılır?</h2>
<p><strong>Deprem dayanıklılık testi için yapılan çalışmalar</strong>, sırasıyla aşağıdaki gibidir:</p>
<ul>
<li>Binanın konumlandığı <strong>zeminin analizi</strong> ve <strong>etüt çalışması</strong> tamamlanır.</li>
<li>Sonrasında <strong>mimar</strong>lar tarafından <strong>rölöve projesi</strong> (mevcut durum) hazırlanır.</li>
<li>Yapının yıpranan kısımları, malzemeler ve çevresel faktörler tespit edilerek işaretlenir.</li>
<li>Eldeki verilere göre yeterli <strong>beton numunesi</strong> alınır ve yapı laboratuvarlarında (T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ya da özel sektörde bu işleri yapan firmaların laboratuvarları) <strong>beton dayanıklılık testi</strong> gerçekleştirilir.</li>
<li>Söz konusu testte <strong>kolon içinde bulunan donatı çapları ve adetleri</strong>, ölçüm cihazlarıyla röntgen ölçer gibi taratılarak tespit edilir.</li>
<li>Sonrasında <strong>sanal deprem simülasyonu</strong> verilerek, yapının depremde yaşayacağı hasarlar bilgisayar animasyonunda canlandırılır.</li>
<li>Sonuçlar raporlandırılarak hizmet tamamlanır.</li>
</ul>
<p>Yukarıdaki süreçlerin tamamlanmasının ardından ortaya çıkan tespitlere göre <strong>inşaat mühendisleri</strong>ne müracaat edilir, <strong>mimari proje müellifleri</strong>ne de bilgi verilerek <strong>yapı statiği</strong> güçlendirilir. Şayet yapının hasar seviyesi çok yüksekse ve güçlendirme işlemleri yeniden yapım maliyetinin %40’ını geçiyorsa yapının yıkılıp yeniden inşa edilmesi gerekmektedir.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/depremlere-hazir-olunmasi-adina-oneriler/">Depremlere Hazır Olunması Adına Öneriler</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceğin Mesleği: Metaverse Mimarlığı</title>
		<link>https://emsal.com/gelecegin-meslegi-metaverse-mimarligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çiğdem Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 06:03:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=9633</guid>

					<description><![CDATA[<p>Metaverse Nedir? Metaverse, Türkçe ifadesiyle sanal evren; teknolojinin desteği ve hayal gücüyle oluşturulan paralel bir evren olarak tanımlanabilir. “Meta” ve “evren” ifadelerinin birleşmesiyle oluşan bu kavramdan ilk olarak Neal Stephenson, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/gelecegin-meslegi-metaverse-mimarligi/">Geleceğin Mesleği: Metaverse Mimarlığı</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Metaverse Nedir?</h2>
<p><strong>Metaverse</strong>, Türkçe ifadesiyle <strong>sanal evren</strong>; teknolojinin desteği ve hayal gücüyle oluşturulan <strong>paralel bir evren</strong> olarak tanımlanabilir. “<strong>Meta</strong>” ve “<strong>evren</strong>” ifadelerinin birleşmesiyle oluşan bu kavramdan ilk olarak <strong>Neal Stephenson</strong>, “<strong>Snow Crash</strong>” adındaki bilim kurgu romanında bahsetmiştir.</p>
<p>Başlangıçta sadece video oyun olarak sunulan bu ortamlar günden güne; moda, mimari, hukuk ve <strong>emlak</strong> alanları başta olmak üzere çeşitlenmiştir. İnsanların <strong>metaverse ortamlarına entegrasyon</strong>u; <strong>arttırılmış gerçeklik gözlükleri</strong>, <strong>akıllı telefon uygulamaları</strong> veya diğer elektronik cihazlarla sağlanabilmektedir.</p>
<h2>Metaverse Mimarlığı Nedir?</h2>
<p><strong>Metaverse mimarları</strong>; kısaca sanal dünyada oluşturulan projeleri tasarlayan kişiler olarak tanımlanabilir. Bu evrende hayal ürünü kurgular, rahatlıkla 3. boyut olarak tasarlanabilmektedir. Devamında klasik mimarlıktaki “fiziksel yasalara uyma zorunluluğu” burada gerekli görülmemektedir. Örneğin bina tasarlarken yapının bulunduğu coğrafik özellikler; arazi eğimi, iklim koşulları ve yer çekimi gibi etkenler metaverse’te yok sayılabilmektedir.</p>
<h2>Metaverse Mimarı Ne Yapar?</h2>
<p>Bu noktada metaverse mimarları, sanal alemde kurgulanan koşullara uygun tasarımlara imza atan “<strong>oyun geliştiriciler</strong>” olarak da tanımlanabilir.</p>
<p>Öncelikle yaratıcılık, geleneksel mimaride olduğu gibi <strong>metaverse mimarlığı</strong>nda da gereklidir. Üstelik burada hayal gücünün sınırları zorlanabilmektedir. Zira gerçek dünyada olamayacak ütopik mimari tasarımlar, sanal alemde gerçekleştirilebilecektir. Bu amaçla<strong> paralel evren</strong>de daha çok insan tarafından beğeni kazanması adına renkli, eğlenceli ve hareketli tasarımların tercih edilmesi akıllıca olabilir. İnsanı görsel sunum olarak etkileyen yapılar, <strong>metaverse mimarisi</strong>nde öncelik kazanacaktır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9638" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/architect-ar-helmet-touching-virtual-building-model-working-project-metaverse-employee-engineering-virtual-reality-real-estate-agency-worker-vr-headset-architecture-office.webp" alt="Metaverse Mimarı Nasıl Olunur?" width="1280" height="853" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/architect-ar-helmet-touching-virtual-building-model-working-project-metaverse-employee-engineering-virtual-reality-real-estate-agency-worker-vr-headset-architecture-office.webp 1280w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/architect-ar-helmet-touching-virtual-building-model-working-project-metaverse-employee-engineering-virtual-reality-real-estate-agency-worker-vr-headset-architecture-office-300x200.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/architect-ar-helmet-touching-virtual-building-model-working-project-metaverse-employee-engineering-virtual-reality-real-estate-agency-worker-vr-headset-architecture-office-1024x682.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/architect-ar-helmet-touching-virtual-building-model-working-project-metaverse-employee-engineering-virtual-reality-real-estate-agency-worker-vr-headset-architecture-office-768x512.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/architect-ar-helmet-touching-virtual-building-model-working-project-metaverse-employee-engineering-virtual-reality-real-estate-agency-worker-vr-headset-architecture-office-750x500.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/architect-ar-helmet-touching-virtual-building-model-working-project-metaverse-employee-engineering-virtual-reality-real-estate-agency-worker-vr-headset-architecture-office-1140x760.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></p>
<h2>Metaverse Mimarı Nasıl Olunur?</h2>
<p>Kimi çevrelerce geleceğin mesleği olarak da adlandırılan metaverse mimarlığı için bazı yeteneklere sahip olunması gerekmektedir. Bu yetenekler şöyle sıralanabilir:</p>
<h3>Temel Tasarım Yeteneği</h3>
<p>Tıpkı geleneksel mimarlıkta olduğu gibi metaverse mimarlığında da çizim gibi temel mimari konulara hakim olmak, estetik unsurlarla bunu etkili ve göz alıcı şekilde ortaya çıkarabilmek gerekmektedir.</p>
<h3>Hesap Yapılarak Tasarım</h3>
<p>Algoritma ve parametrelerin kombinasyonuyla birlikte tasarım zorluklarını hesap ederek çözen yöntem olarak açıklanabilir.</p>
<h3>Prosedürel İçerik Üretimi (PCG)</h3>
<p>Genel olarak insanlar tarafından oluşturulan verilerin, manuel yerine algoritmik şekilde yaratılması denilebilir. Video oyunlarda ve filmlerde bu yöntemler kullanılmaktadır.</p>
<h3>Yapay Zekâ (Al)</h3>
<p>Akıllı sistemlerin geliştirilmesi için insan zekâsının gerektiği görevleri üstlenen bir teknoloji olan <strong>yapay zekâ</strong>, tasarım ortamında da yeni fonksiyonlar oluşturmak için kullanılmaktadır.<img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9639" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/cheerful-mood-group-people-business-conference-modern-classroom-daytime.webp" alt="Metaverse Mimarlığı Hangi Üniversitelerde Var?" width="1280" height="853" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/cheerful-mood-group-people-business-conference-modern-classroom-daytime.webp 1280w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/cheerful-mood-group-people-business-conference-modern-classroom-daytime-300x200.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/cheerful-mood-group-people-business-conference-modern-classroom-daytime-1024x682.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/cheerful-mood-group-people-business-conference-modern-classroom-daytime-768x512.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/cheerful-mood-group-people-business-conference-modern-classroom-daytime-750x500.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/02/cheerful-mood-group-people-business-conference-modern-classroom-daytime-1140x760.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></p>
<h2>Metaverse Mimarlığı Hangi Üniversitelerde Var?</h2>
<p>Günden güne önemi artan <strong>metaverse eğitimi</strong> almak isteyen bireyler, bu eğitimin hangi üniversitelerde verildiğini de sıklıkla araştırmaktadır. Aynı şekilde küresel ölçekte önemi artan bu teknolojilere üniversiteler de kayıtsız kalmamakta ve konuyla ilgili dersleri müfredatlarına eklemektedir.</p>
<p>Ülkemizde metaverse ve <strong>NFT (non-fungible token/değiştirilmesi mümkün olmayan para)</strong> konularını; <strong>Yıldız Teknik Üniversitesi</strong>, <strong>Haliç Üniversitesi</strong>, <strong>Ankara Üniversitesi</strong>, <strong>Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi</strong> başta olmak üzere pek çok yükseköğretim kurumu, ders olarak eğitim programlarına eklemiştir. Yine bu eğitimlerin günden güne diğer üniversitelerde de yaygınlaşması beklenmektedir.</p>
<h2>Yeni Teknolojilerin İnsanlık Üzerindeki Etkilerini Araştırmalıyız</h2>
<p>İnsanlığın gelecekte <strong>dijital dünya</strong> ile daha çok iç içe geçeceği muhakkaktır. Tam da bu noktada söz konusu teknolojilerin spesifik olarak insanlık üzerindeki biyolojik ve psikolojik etkilerini araştırmak, toplumlara sağlıklı ve mutlu bir gelecek sunmak adına hayli önemlidir. Şimdiye kadar ihmal edildiğini ya da yeterince önemsenmediğini düşündüğüm bu konulara gereken önem verilmelidir.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/gelecegin-meslegi-metaverse-mimarligi/">Geleceğin Mesleği: Metaverse Mimarlığı</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depreme Dayanıklı Yapı Üretimi Mümkün</title>
		<link>https://emsal.com/depreme-dayanikli-yapi-uretimi-mumkun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çiğdem Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2022 07:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Kentsel Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Sektör]]></category>
		<category><![CDATA[Üreticiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=8486</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizin büyük bir bölümü deprem bölgesi olduğundan, bir yapı inşa ederken dikkat edilmesi gereken en önemli unsur; binanın depreme dayanıklılık durumudur. Depreme dayanıklı yapılar için öncelikle fay hatları ve aktif [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/depreme-dayanikli-yapi-uretimi-mumkun/">Depreme Dayanıklı Yapı Üretimi Mümkün</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizin büyük bir bölümü deprem bölgesi olduğundan, bir yapı inşa ederken dikkat edilmesi gereken en önemli unsur; binanın depreme dayanıklılık durumudur. <strong>Depreme dayanıklı yapılar için öncelikle fay hatları ve aktif dere yatakları, kesinlikle imara açılmamalıdır.</strong></p>
<h2>Fay Hatlarının Üzerinde Yapılaşma Olmamalı</h2>
<p>Özellikle kamu binalarının büyük ebatlı olacağı ve çok sayıda insan barındıracağı düşüncesiyle sağlam zeminlerde konumlandırılması hayli kıymetlidir. <strong>Deprem riski yüksek bölgelerde, öncelikle geçmişte oluşmuş fay hatlarının üzerinde bir yapılaşma kesinlikle olmamalıdır.</strong> Bu konuda jeoloji mühendislerine danışılmalı, ilgili bölgelerde yapılaşma bulunuyorsa acilen boşaltma kararı alınmalıdır.</p>
<p>Ancak sadece deprem sonrasında değil öncesinde de vatandaş mağdur edilmemeli, çoğunluğu memnun edecek bir programda mutabık kalınarak bu durum yasal zemine oturtulmalıdır.</p>
<p>Projelerin tamamında zemin etüdü yapılmalı ve bu sonuçlar, mimari proje talepleriyle değerlendirilerek deneyimli inşaat mühendisleri tarafından deprem riskine göre hesaplanmalıdır. <strong>Nitekim yapıda bir hasar olduğunda inşaat mühendisleri de en az mimarlar kadar sorumludur.</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-8492 size-full" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/inspectors-with-sketch.jpg" alt="İnşaatlarda Fazla Müdahale de Eksik Müdahale Kadar Tehlikeli" width="2500" height="1666" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/inspectors-with-sketch.jpg 2500w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/inspectors-with-sketch-300x200.jpg 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/inspectors-with-sketch-1024x682.jpg 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/inspectors-with-sketch-768x512.jpg 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/inspectors-with-sketch-1536x1024.jpg 1536w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/inspectors-with-sketch-2048x1365.jpg 2048w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/inspectors-with-sketch-750x500.jpg 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/inspectors-with-sketch-1140x760.jpg 1140w" sizes="auto, (max-width: 2500px) 100vw, 2500px" /></p>
<h2>Fazla Müdahale de Eksik Müdahale Kadar Tehlikeli</h2>
<p>Proje çizimlerinde bir sıkıntı olmasa da uygulamada yapılan ihmal, bilgisizlik veya tecrübesizlik, yapıda büyük yıkımlara sebebiyet verebilmektedir. <strong>Bunun yanında mimari ve statik proje dışına çıkan, hesaplanmayan fazla müdahaleler de yapı statiğinde tüm hesapları ve dengeleri bozabilir.</strong> Özetle fazla müdahaleler; tıpkı eksik müdahaleler kadar yapının sağlamlığına zarar verebilir.</p>
<p>Mimari ve statik projenin mümkün olduğu kadar doğru uygulanması için inşaatta bir sorun yaşandığında, mutlaka mimara ve inşaat mühendisine iletilmesi gerekmektedir. <strong>Meslek hayatımda uzman olmayan kişilerden çoğunlukla duyduğum, <em>“Sağlam olsun diye 2 demir fazla koydum.”</em> ifadesi de aslında bilgi eksikliğinin tescilidir.</strong> Zira sağlam olsun diye fazla koyulan demir de yapının dengesini bozabilecek, hatta yıkıma neden olabilecek büyük hatalardandır.</p>
<p>İnşaat işi çok komplikedir. Mimari projeye uyumlu statik, elektrik ve mekanik ayrı ayrı mühendislik hesaplar gerektirerek projelendirilir. <strong>Tüm bu önemine ve karmaşıklığına rağmen ne yazık ki ülkemizde müteahhitlik işlerinde yanlış inşaat uygulamaları oldukça fazladır…</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8493" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/construction-works-frankfurt-downtown-germany.jpg" alt="Depreme Dayanıklı Yapılar İçin Bunlara Dikkat!" width="2500" height="1406" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/construction-works-frankfurt-downtown-germany.jpg 2500w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/construction-works-frankfurt-downtown-germany-300x169.jpg 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/construction-works-frankfurt-downtown-germany-1024x576.jpg 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/construction-works-frankfurt-downtown-germany-768x432.jpg 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/construction-works-frankfurt-downtown-germany-1536x864.jpg 1536w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/construction-works-frankfurt-downtown-germany-2048x1152.jpg 2048w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/construction-works-frankfurt-downtown-germany-750x422.jpg 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/construction-works-frankfurt-downtown-germany-1140x641.jpg 1140w" sizes="auto, (max-width: 2500px) 100vw, 2500px" /></p>
<h2>Depreme Dayanıklı Yapılar İçin Bunlara Dikkat!</h2>
<p>Depreme dayanıklı yapılar için üreticiler, sırasıyla aşağıdaki maddelere dikkat etmelidir. Zira bu etkenler günün sonunda vatandaşlarımızın can kaybını azaltacak niteliktedir…</p>
<ol>
<li>Deprem bölgelerinde proje hazırlayan mimarlarda, mühendislerde ve müteahhitlerde; özellikle tecrübe ve liyakat aranmalıdır.</li>
<li>Yapıların denetimi, tamamen devlet bünyesinde gerçekleştirilmedir.</li>
<li><strong>Uygulamada doğan sorunlar, proje müdürleri ve şantiye şefleri tarafından mutlaka proje müelliflerine bildirilmelidir.</strong></li>
<li>Uygulama; projenin doğruluğu kadar, malzeme kalitesi yönünden de incelenmelidir.</li>
<li><strong>Meslek odaları bir araya gelip, nasıl ki yangın ve iş güvenliği konusunda önlemler alıyorsa deprem için de yapılarda ne gibi ek tedbirler alınabilir konusunda bir çözüm üretmelidir. (Örneğin tıpkı yangın merdiveni gibi yüksek yapıların her katında deprem sığınma evleri yapılabilir.)</strong></li>
<li>İmara açılacak yeni yerleşimlerde ülkemizin en tecrübeli teknik insanlarıyla çalışılmalıdır. Kamu da bu noktada siyasi görüşlerden uzak yasal düzenlemelere imza atmalıdır.</li>
</ol>
<h2>Önce Ahlaki Depremlerin Önüne Geçelim, Gerisi Gelecek…</h2>
<p><strong>Sonuç olarak mesleki ahlak kuralları her alanda gereklidir. Asıl hiç bitmeyen deprem de bilgi kirliliği, tecrübe ve vicdan eksikliğinden kaynaklanan ahlaki depremlerdir&#8230;</strong> İyileri tenzih ederek söylüyorum ne yazık ki büyük şantiyelerde çalışmış sorumlu bir mimar olarak, meslek sahibi kişilerin de bu etik olmayan yaklaşımlarına çokça rastladım. Ancak son olarak belirtmek isterim ki bu duruma dur demek gayet tabii bizlerin elinde…</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/depreme-dayanikli-yapi-uretimi-mumkun/">Depreme Dayanıklı Yapı Üretimi Mümkün</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
