İçindekiler
Orman yangınları ülkemizde olduğu kadar dünyada da zaman zaman kontrol altına alınmakta zorluk çekilen büyük felaketlere yol açabilmektedir. Bunlara karşı alınan önlemler, gelişmiş ülkelerde artmakta ancak ülkemizde yanan alanlar yerini büyük otellere vs. bıraktığı zaman bu yangınların bir amaca yönelik olduğu düşüncesi de akıllara gelebilmektedir.
Ülkemizde orman yangınları için Bakanlığın yaptığı 285 Sayılı Tebliğ’deki çalışmalar tatmin edici kabul edilse de bunun uygulanamamış olduğu maddi – manevi kayıplar sonucunda anlaşılmaktadır.
Gelişmiş ülke ve yapılardaki yangınlarda ne gibi önlemler alındığına geçmeden önce orman yangınlarına daha yakından bakalım:

Orman Yangını Nedir, Türleri Nelerdir?
Orman yangını serbest yayılma eğiliminde olan ve ormanda yaşama birliği içinde bulunan canlı ve cansız bütün varlıkları yakarak yok eden ateştir. Yanma olayına neden olan; oksijen ve yanıcı maddelerden oluşan üç faktörden birinin ortadan kaldırılmasıyla yangının söndürülmesi mümkündür. Yanmanın oluşması için; ısının 260 – 400 C’den, oksijenin %15’den fazla olması ve yeterli miktarda yanıcı maddenin bulunması şarttır.
Ülkemizde iki çeşit orman yangını vardır. Bunlar örtü ve tepe yangınlarıdır. Üçüncü bir orman yangını türü olan toprak yangını ise ülkemiz için önemli değildir.
Örtü Yangını
Orman toprağını örten ölü ve diri örtüyü yakan yangındır (ot, çayır, funda, fide, fidan, yaprak, yosun, humus, kuru dal, kütük, devrik kesim artıkları vb.). Meşcere asli ağaçlarına çoğunlukla zarar vermez ancak; toprağı örten yanıcı maddelerin yoğun olması hâlinde zarar verebilir. Bunun için yanan sahanın yangın sonrası takip ve kontrol edilmesinde fayda vardır.
Tepe Yangını
Ağaç ve ağaçcıkların tepelerini de yakarak ilerleyen yangındır. Bu yangın türünde istisnalar hariç ormanın örtüsü, ağaçların gövdeleri ve tepeleri çeşitli şiddette yandığından ağaçlar genellikle kurur, meşcere canlılığını kaybeder. En tehlikeli yangın türüdür.
Ayrıca nedeni tespit edilemeyen yangınlar vardır ki bunlar oldukça fazladır. Yangın çıkış nedenlerini; yıldırım, kasıt, ihmal ve dikkatsizlik, nedeni bilinmeyen olmak üzere dört grupta toplamak mümkündür.
Yangınları Etkileyen Faktörler
Yanıcı Madde
Ölü örtü, alt tabakada bulunan otlar, çayır bitkileri, çeşitli çalılar, enkazlar, kesim artıkları, ağaç ve ağaççıklardan oluşan maddelerdir. Yanıcı maddelerin inceliği, kalınlığı, miktarı, cinsi, devamlılığı ve rutubeti gibi özellikler yanma olayını etkiler.
Hava Hâlleri (İklim – Klima)
Yağış, nispi nem, sıcaklık ve rüzgar hızı, yangını etkiler. Nispi nemin saat 10.00’da %40 ve daha düşük olması, nemin 1 – 2 saat gibi kısa zaman diliminde %20’den fazla düşüş göstermesi hâllerinde mutlaka yangın çıkmaktadır. Ayrıca rüzgâr hızının 20 km / saat ve üzerinde oluşu, kurak geçen yaz günleri yangını körükler. Bunun için yangın organizasyonu içindeki ilgililer meteorolojiden sıcaklık, nispi hava nemi ve rüzgar hızını ihtiva eden hava raporunu her gün saat başı almalıdırlar.
Topografik Yapı (Arazi Yapısı)
Bakı (bir bölgedeki dağların güneş ışınlarını alış yönü veya güneşe bakış kısmı), yükseklik, arazi meyilli, arazi şekli, dar dere, kutu dereleri de yangın hızında etkili çevre faktörleridir. Doğrudan deniz rüzgarlarına açık alanlar, ada, yarımada durumunda olan sahalarda yangın sürat kazanır. Bakı durumunda; yangın tehlikesi yönünden güney, batı, doğu ve kuzey yamaçlar olmak üzere öncelik sıralaması yapılır.
Tehlikeli Alanlar
Yangının çabuk büyüyebileceği ve müdahalenin zor olduğu alanlardır.
- Güney, güneybatı ve batıya bakan alanlar,
- Arazi yapısı itibarıyla %60 dan fazla eğimli kırık alanlar,
- Yangın sezonundaki hâkim rüzgarlara doğrudan açık alanlar,
- Ada yarımada durumunda ve sahile doğrudan açık alanların üzerinde bulunan ormanlar tehlikeli orman alanlardır.
Orman Alanları Oluşturulurken Dikkat Edilmesi Gereken Bitkilendirme Önlemleri
Karışık Meşçereler Yetiştirmek
Orman yangınlarının yayılma ihtimali, saf iğne yapraklı ışık ağacı meşcerelerinde özellikle fazladır (meşcere en küçük orman parçasıdır). İğne yapraklı meşcereler, yapraklı ağaçlarla ne kadar fazla oranda karışmış olursa, yangının çıkma ve yayılma ihtimali o kadar azalır. Bu nedenle yetiştirme muhitinin elverişli olduğu yerlerde ışık ağaçlarına gölge ağaçları, iğne yapraklı ağaçlara yapraklı ağaçlar karıştırılmalıdır. Silvikültürel uygulamalarda yapraklı ağaçlar korunmalıdır.
Tampon Bölgelere Gelir Getirici Meyveli Ağaç Dikmek
Meskûn mahaller civarında yapılacak ağaçlandırma çalışmalarında, mıntıkanın özelliğine göre tampon bölgelere halka gelir getirecek (fıstık, çam vb.) türlerin dikilmesine öncelik verilmelidir.
Rüzgâr Perdesi Yapmak
Rüzgârlı sahalarda yapılacak ağaçlandırma ve tensil çalışmalarında yangın emniyet yolu kenarlarına 3 sıra kara servi dikilerek rüzgâr perdesi oluşturulabilir. Ayrıca tesis 20 – 30 hektarlık parsellere bölünüp bu parsel araları 6 sıra servi dikilmek suretiyle tesis içi rüzgar perdeleri yapılabilir.
Orman Alanları Oluşturulurken Dikkat Edilmesi Gereken Mimari Önlemler
Orman alanlarında gözetleme kuleleri yapılmalıdır. Bunlar; sabit gözetleme kuleleri, havadan gözetleme, gezici postalar olmak üzere yerel halkın ve diğer kaynakların yardımıyla yapılabilir.
Sabit Gözetleme Kuleleri
Kule Planlaması: Kuleler günün 24 saatinde gözetleme yapılacak şekilde ormanların görülebilirliği olan hâkim noktalarına yapılmalıdır. Kulelerin yerleri 1 / 25000 ölçekli tesviye, eğrili haritalar üzerinde ışınsal metotla tespit edilmelidir. Görüş alanı içinde bulunan ormanın; düz alanda %100, engebeli alanlarda asgari %70’ini görebilecek şekilde inşa edilmelidir. Görülebilirlikle 100 metre yükselmeyle görülen dumanın çıktığı alanlar, görülen alan olarak kabul edilir. Kule planlaması bu esasa göre yapılmalıdır.
Uygulamada özellikle dere içlerindeki dumanın yatması ve uzak mesafelerde dumanın görülememesi gibi durumlar meydana gelmektedir. Bu bakımdan mevcut kule planlaması bölge müdürlüğü bazında tehlikeli ve kıymetli alanları da içine alacak şekilde gözden geçirilmelidir. Bu alanlarda;
- Bütün alan doğrudan görülecek şekilde,
- İki kuleden doğrudan görülecek şekilde,
- İki kule arası mesafe en çok 25 km. olacak şekilde ilaveler yapılmalıdır.
Kule İnşaatı: Kuleler tespit olunan noktalara rasat odası (gözetleme) 360 derecelik alanı görebilecek şekilde inşa edilmelidir. Projelerde barınma yerinden gözetleme odasına içten çıkılacak şekilde değişiklik yapılmalıdır. Ayrıca sarnıç olarak yapılan beton su depoları sızdırma yaptığından bunların yerine fiberglass su deposu kullanılmalıdır. Gözetleme odasındaki pencereler çift camlı olmalıdır. Mutlaka radyoaktif paratoner tesis edilmelidir. Paratoner sık sık kontrol edilerek sağlıklı görev yapması sağlanmalıdır. Şehir cereyanı imkânı olan kulelere öncelikle şehir cereyanı bağlanmalıdır. Yangın mevsimi boyunca gözetleme kepenkleri gece gündüz devamlı açık tutulmalı bu imkânların bulunmadığı kulelerde güneş enerji sistemleri ile (fotovoltatik sistem) elektrik temin edilmelidir.
Engebeli orman alanlarında kuleler, görüş alanı iyi olan hâkim tepeler üzerine inşa edilmelidir. Bu kuleler; altta iki oda, üstte rasat odası olacak şekilde yapılmalıdır. Ancak; ormanların düz veya düze yakın alanlarda bulunması, hâkim noktaların olmaması durumunda, görülebilirliği artırmak için geliştirilecek özel projelere göre yüksek kuleler yapılacaktır. İyi görüş sağlıyorsa alçak yerlerde kule inşa edilebilecektir (karşıdan gözetleme). Kulelere tekniğine göre uygun bir şekilde limbus monte edilecektir.
Gözetleyiciler: Kulelerde 24 saat gözetleme yapılmalıdır. Gözetlemenin devamlı olabilmesi için kulelerde her an asgari iki kişinin bulunması sağlanmalıdır. Kulelere öncelikle varsa gözetleyici olarak aile (karı – koca), ailenin mümkün olmadığı yerlerde asgari iki gözetleyici yerleştirilmelidir. Gözetleyiciler meskûn mahal dışında çalışmalı, 24 saat gözetleme yapma mecburiyetleri olduğundan da kuleden ayrılmalıdır.

Orman Yangınlarına Karşı Yurt Dışında Alınan Tedbirler
Önleyici Tedbirler
- Yangın risk haritaları: Uydu görüntüleri, sensörler ve yapay zekâ ile hangi bölgelerin yangın riski yüksek olduğu sürekli takip ediliyor.
- Kontrollü yakma (prescribed burn): ABD, Avustralya ve Kanada’da sıkça kullanılır. Küçük ölçekli, kontrollü ateşlerle ormanda biriken kuru ot, dal ve yapraklar temizlenir.
- Yangına dayanıklı orman tasarımı: Bazı Avrupa ülkelerinde (ör. İspanya, Portekiz) farklı ağaç türleri karıştırılarak yangının hızlı yayılması engellenmeye çalışılır.
- Orman içi bakım: Düzenli budama, kuru dalların toplanması, yangın yolları (firebreak) açılması bu çalışmalar kapsamına girer.
Erken Uyarı ve İzleme Sistemleri
- Uydu ve drone kullanımı: NASA, ESA gibi kurumlar anlık yangın tespiti yapabilen sistemler geliştirdi.
- Kule ve kamera sistemleri: Özellikle Yunanistan ve ABD’de 360 derecelik döner kameralarla ormanlar sürekli izleniyor.
- Sensör ağları: Bazı ülkelerde orman içine sıcaklık, nem ve duman sensörleri yerleştiriliyor.
Müdahale Yöntemleri
- Hava araçları: Su ve yangın söndürme kimyasalları taşıyan uçaklar (Canadair, Air Tractor) ve helikopterler sıkça kullanılır.
- Yer ekipleri: Özel eğitimli itfaiye birlikleri ile müdahaleler hızlıca gerçekleşir (uçaktan paraşütle atlayarak yangına müdahale eden smokejumper ekipler özellikle ABD’de bu çalışmaları gerçekleştirir).
- Uluslararası yardımlaşma: AB’nin RescEU programı ile üye ülkeler yangın uçaklarını ortak havuzda bulundurur.
Toplumsal ve Hukuki Önlemler
- Katı cezalar: İspanya ve Avustralya’da kasıtlı yangın çıkaranlara ağır hapis cezaları var.
- Halkın eğitilmesi: ABD’de “Smokey Bear” kampanyası gibi toplumsal bilinçlendirme programları gerçekleştiriliyor.
- Yerleşim alanı planlaması: Avustralya ve ABD’de ormana yakın evlerin inşasında “yangına dayanıklı malzeme” zorunlu tutuluyor.
Genel olarak, önleme ve erken tespit en kritik iki alan. Türkiye’de bu yöntemlerin maalesef bir kısmı uygulanıyor Özellikle kontrollü yakma, sensör teknolojileri ve uluslararası iş birliği, gelişmiş ülkelerde çok daha yaygın.
Mimari ve Kentsel Ölçekte Tedbirler
Orman yangınlarına karşı mimaride alınacak önlemler pasif korunma ve aktif korunma önlemleri olarak ikiye ayrılabilir. Burada amaç hem yapıların yangına dayanıklılığını artırmak hem de yangının yapıya ulaşmasını engellemektir.
Pasif Koruma
Yer Seçimi ve Planlama:
- Yerleşimler, sık orman örtüsünden mümkün olduğunca uzak ve rüzgârın hâkim yönü dikkate alınarak konumlandırılmalı.
- Yapılar arasında yangının sıçramasını zorlaştıracak mesafeler bırakılmalı.
- Yerleşim çevresinde “yangın tampon bölgeleri” (örneğin çakıl, asfalt, kısa kesilmiş çim alanlar vb.) oluşturulmalı.
Peyzaj Düzenlemesi:
- Yapıya 10 – 30 m mesafede “savunulabilir alan (defensible space)” bırakılmalı.
- Yangına hassas ağaçlar (çam, servi vb.) yerine düşük reçineli ve nemli yapraklı türler (zeytin, akçaağaç, meyve ağaçları) tercih edilmeli.
- Çalı, kuru ot ve yanıcı atıklar düzenli temizlenmeli.
Yapı Malzemeleri ve Tasarımı:
- Çatı kaplamaları yanmaz malzemelerden (metal, kiremit, taş yünü yalıtım vb.) yapılmalı.
- Cephe kaplamaları A1 sınıfı yanmaz malzemelerden seçilmeli (beton, taş, tuğla, sıva vb.).
- Ahşap malzemeler yanmaz emprenye ile korunmalı.
- Çift camlı, ısıya dayanıklı pencereler kullanılmalı.
- Havalandırma boşluklarının alev tutucu ızgaralarla kapatılması.
Mimari Detaylar:
- Çatı eğimi yaprak ve kıvılcım tutmayacak şekilde tasarlanmalı.
- Balkon, saçak altı ve pergola gibi alanlarda yanıcı malzemeden kaçınılmalı.
- Su depoları veya yağmur suyunu toplayan sistemler yapıya entegre edilmeli (yangın sırasında kullanılmak üzere).
Aktif Koruma
- Yangın algılama sistemleri (yangın sensörleri ve yangın springleri) ve erken uyarı cihazları yerleştirilmeli.
- Yerleşim çevresinde yangın muslukları(hidrant) ve su depoları planlanmalı.
- Çatı ve bahçe sulama sistemleri yangın sırasında devreye alınabilecek şekilde tasarlanmalı.
- Yangın söndürme ekiplerinin ulaşımına uygun yol altyapısı yapılmalı.
- Bölgeye yangın gözetleme kuleleri konuşlandırılmalı ve aktif dron sistemleri olmalı.
Yapı Ölçeğinde Detaylı Mimari Önlemler
Malzeme Seçimi
- Çatı kaplamaları yanmaz veya zor alevlenir malzemelerden (metal, kiremit, taş yünü yalıtım) yapılmalı.
- Ahşap yüzeyler mümkünse yanmaz emprenye ile korunmalı.
- Dış cephe kaplamaları A1 sınıfı yanmaz malzeme olmalı (taş, beton, sıva, tuğla, kompozit çimento levha vb.).
Cephe ve Açıklıklar
- Pencere doğramaları yangına dayanıklı olmalı; çift camlı (tercihen temperli) kullanımı yaygınlaştırılmalı.
- Havalandırma boşlukları, çatıda ve cephelerde alev tutucu ızgaralar ile korunmalı.
- Balkon ve saçak altları yanıcı malzemelerden yapılmamalı.
Çatı ve Su Sistemleri
- Çatılarda kuru yaprak birikmesini önleyecek eğim ve tasarımlar yapılmalı.
- Yangın anında kullanılmak üzere yağmurlama (sprinkler) sistemleri veya çatıda su püskürtme sistemleri kurulabilir.
Yangınlara karşı mimaride; yanmaz malzemeler, savunulabilir alan yaratma, çatı ve cephe koruması, uygun peyzaj düzeni ve aktif su sistemleri hayati önemdedir.
Sonuç olarak; ülkemizde deprem, orman yangınları, sel felaketleri gibi afetler büyük yıkımlara, can ve mal kayıplarına yol açmaktadır. Tüm bunlara karşı cumhuriyetimizin kuruluşundan beri gerekli kanuni tedbirler alınarak yapılan planlamalar, uzman kadrolarca büyük emeklerle hazırlanmış ancak bu kanunların uygulamaları başarılı bir şekilde gerçekleştirilememiştir.
Son yıllarda kamu kurumlarında “uzman olmayan kadrolar” nedeniyle, “korumacılık” hiçbir alanda gerçekleştirilememektedir. Deprem, sel ve yangın felaketleri yaşandığında; hatalı kentsel imar planları ile alt – üst yapı eksiklikleri nedeniyle yalnızca “yapı denetim” firmalarının kurulması, kültür varlıklarında koruma kurullarının kaldırılıp alan yönetimine dönüştürülerek projelerin yalnızca teknik çizim kurallarına göre değerlendirilmesi sonucu kültürel varlıklarımızın yok edilmesi ya da çevresel dokuya uyumsuz yapıların artması, ayrıca orman yangınlarında ise öncesinde ve sonrasında gerekli önleyici tedbirlerin uygulanmaması, yaşadığımız kayıpların büyüklüğünden açıkça anlaşılmaktadır.
Ülkemizin çevresel kaynaklarının korunmasında, sistemin doğru işlemesini sağlayan bilgi ve donanım sahibi “uzman kişilerimiz” olmasına rağmen sistemin uygulanması bu kişilerce sağlanamadığından bu felaketleri sadece dehşet içinde izlemek zorunda kaldığımız söylenebilir. Maddi ve manevi kayıplara yol açan bu tür yaklaşımlara karşı; ülkemizin cumhuriyet değerlerine yeniden sahip çıkılması, kuruluştan beri oluşturulan koruma planlarımız ile kanunlarımızın koruma kurullarınca korunması, bunun doğru kadrolar tarafından başarıyla uygulanması ve halkın da bunların toplum yararına olduğu bilincine erişmesinin sağlanması, toplumumuzun her kesimi ve kurumu için millî bir sorumluluk olarak görülmelidir.






