<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Esma Sarıaslan - Yazar | EMSAL.COM</title>
	<atom:link href="https://emsal.com/yazarlar/esma-sariaslan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://emsal.com/yazarlar/esma-sariaslan/</link>
	<description>Gayrimenkul Bilgi Merkezi ve Düşünce Platformu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 27 Aug 2026 11:14:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/07/cropped-fav-75x75.png</url>
	<title>Esma Sarıaslan - Yazar | EMSAL.COM</title>
	<link>https://emsal.com/yazarlar/esma-sariaslan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kentlerde Temiz Suya Erişim ve Artan Su Fiyatlarına Karşı Öneriler</title>
		<link>https://emsal.com/kentlerde-temiz-suya-erisim-ve-artan-su-fiyatlarina-karsi-oneriler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esma Sarıaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2025 06:27:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=22278</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 28 Temmuz 2010&#8217;da 64 / 292 sayılı kararı ile “güvenli ve temiz içme suyu ve sanitasyon hakkını, yaşamın ve tüm insan haklarının tam olarak yaşanması için [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/kentlerde-temiz-suya-erisim-ve-artan-su-fiyatlarina-karsi-oneriler/">Kentlerde Temiz Suya Erişim ve Artan Su Fiyatlarına Karşı Öneriler</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 28 Temmuz 2010&#8217;da 64 / 292 sayılı kararı ile <em>“güvenli ve temiz içme suyu ve sanitasyon hakkını, yaşamın ve tüm insan haklarının tam olarak yaşanması için elzem olan bir insan hakkı olarak” </em>tanımlamıştır.</p>
<p>Bu ifadeyi güvenli ve temiz içme suyunun sağlanması ve yaşam alanlarında sağlığa zarar verecek her türlü hastalık etkenlerinin arındırılarak, temiz ve hijyenik ortamların oluşturulması ile bunun sürdürülebilir hâle getirilmesi (sanitasyon) şeklinde sanitasyonun ne ifade ettiğini biraz daha açıklayarak detaylandırabiliriz.</p>
<p>Bu çalışmada temiz suya erişim konusu işleyeceğiz…</p>
<p>Ülkemizde son yıllarda artan <strong>su fiyatları</strong> ve aynı oranda artmayan gelir düzeyi nedeni ile insanlar suya erişimleri olsa bile kullanımlarını azaltmaya çalışmaktadırlar. <a href="https://emsal.com/surdurulebilir-kent-tasarimi-ve-su-yonetimi/" rel="dofollow"><strong>Suyun tasarruflu kullanılması</strong></a> doğru olmakla birlikte ihtiyaçtan kısmak ve konforu bozmak sağlık problemlerini beraberinde getireceği için bu, doğru bir yaklaşım değildir. İhtiyaçtan fazla kullanımlar kısıtlanmalı, kontrolsüz akışlar ve bozuk armatürler su tasarrufu açısından mutlaka düzeltilmelidir. Ancak kişisel bakım ve temizlik, yaşam alanlarının temizlenmesi, yiyeceklerin sağlıklı ve temiz olarak hazırlanabilmesi sağlıklı yaşam için gerek ve şarttır. Bunlar ihtiyaçtır ve ihtiyaçtan tasarruf edilemez. Bunlardan tasarruf etmeye başladığımızda sağlık problemlerinin oluşması söz konusudur ve burada ödenecek sağlık harcamaları, sigorta ödemeleri, iş gücü kayıpları sonucunda “ekonomi yapalım” derken dolaylı harcamalar olarak cebimizden çıkacak ve belki de sağlıkla ilgili geri dönüşü olmayan süreçler yaşanabilecektir. Bu nedenle “tasarruf ihtiyaçtan fazlasından yapılmalıdır” bilgi notunu aklımızda tutmalıyız.</p>
<h2>Dağıtım ve Toplama Esnasındaki Verimsizlik, Su Fiyatlarını Artırır</h2>
<p><strong>Kentsel yaşam</strong>daki evsel su kullanımları kaynaktan arıtma tesisine kadar (isale hatları) merkezi yönetim ve belediye iş birliği ile getirilmekte, yine merkezi yönetim ve belediye iş birliği ile yapılan arıtma tesisinde arıtıldıktan sonra gerekli dağıtım hatları ve pompa istasyonları aracılığıyla dağıtılmaktadır.</p>
<p>Kirletilen atık su kanalizasyon sistemleri ile belediyeler tarafından toplanarak atık su arıtma tesisine iletilmektedir. Belediyeler aracılığıyla dağıtımı yapılan evsel veya ticari su kullanımlarında dağıtım ve toplama esnasındaki verimsizlik, su fiyatlarının artmasının önemli nedenlerinden biridir.</p>
<p>Kayıp ve kaçakların giderilememesi ve altyapıdaki sorunlar suyun hem daha pahalıya üretilmesine hem de sağlıklı suya erişimin zorlaşmasına neden olmaktadır. Kayıp kaçak su oranı; alt yapıdaki yıpranmalara bağlı olarak oluşan sızıntılar ve ölçülemeyen kaçak su kullanımını belirtmektedir. Yani buna gelir getirmeyen su oranı da diyebiliriz.</p>
<ul>
<li>Ankara &#8216;da 2017 yılı itibarıyla %40’larda olan kayıp kaçak oranlarıyla mücadele devam etmektedir. 2020 yılında bunun % 35.4’e kadar düşürüldüğü bildirilmektedir.</li>
<li>İstanbul&#8217;da 2019 yılında %22.31 seviyelerinde olan kayıp kaçak oranı 2024 yılı itibarıyla %18.3’e düşürülmüştür ve 2025 yılında %15 e kadar düşürülmesi hedeflenmektedir.</li>
<li>İzmir&#8217;de 2000 yılında %60 olan kayıp kaçak oranı 2024 yılında %26.77 ye düşürülmüştür. Bu konuda iyileştirme çalışmaları devam etmektedir.</li>
</ul>
<p>Bu kadar yüksek olan kayıp kaçak oranları, tam maliyet esaslı su fiyatı belirlenmesinde olumsuz etki yaratmakta ve üretilen suyun (örneğin Ankara için %35,4’ünün gerek sızıntı kayıplarıyla gerekse ölçme ve değerlendirme yapılamayan su kayıpları dolayısıyla) kaybedilmesi, suyu ödeyerek alan vatandaşa pahalı su satın alma bedeli olarak yansımaktadır.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-22282" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/07/su-aritma-tesisi.webp" alt="" width="2000" height="1118" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/07/su-aritma-tesisi.webp 2000w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/07/su-aritma-tesisi-300x168.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/07/su-aritma-tesisi-1024x572.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/07/su-aritma-tesisi-768x429.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/07/su-aritma-tesisi-1536x859.webp 1536w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/07/su-aritma-tesisi-750x419.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/07/su-aritma-tesisi-1140x637.webp 1140w" sizes="(max-width: 2000px) 100vw, 2000px" /></p>
<h2>Suyun Fiyatı Nasıl Belirlenir?</h2>
<p>Suyun fiyatı belirlenirken belediyelerin göz önünde bulundurdukları maliyet birimleri aşağıdaki gibidir:</p>
<h3>Kaynak ve Arıtma Maliyetleri</h3>
<ul>
<li>Suyun temin edilebileceği baraj, nehir gibi kaynaklardan ham su depolama alanına getirilene kadar olan maliyettir. Buna alt yapı yatırım maliyeti de diyebiliriz. Özellikle <strong>büyükşehirler</strong>de bu dinamik bir süreçtir. <strong>Şehir nüfusu</strong>nun büyüme hızına bağlı olarak yeni kaynak hatlarının yapılması gerekir.</li>
<li>Ham suyun kirlilik derecesi de arıtma maliyetlerinden dolayı su fiyatında etkilidir. O nedenle doğru ham su kaynaklarının araştırılması ve uzun vadeli planların takip edilmesi önemlidir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) şehirler için nüfus artışları ve su ihtiyaçları göz önünde bulundurularak uzun vadeli planlamalar yapmaktadır. Ankara&#8217;da DSİ tarafından planlanan Gerede suyu projesi zamanında ve DSİ&#8217;nin önerdiği plan çerçevesinde şehre getirilememiştir. Gerede suyu projesi ancak 2020 yılında tamamlanmıştır. 2007 yılında yaşanan kuraklıkta su seviyelerindeki düşmeler ve susuz kalma riskine karşı acil eylem planı yapılmak zorunda kalınmıştır. Kızılırmak suyunun getirilmesi ve buna uygun olmayan arıtma sistemimizde paçallamalar yapılarak zaman zaman bu suyun kullanılması gibi çözümler üretilmek zorunda kalınmıştır. Doğru ve uygun ham suyun kullanılmaması ve buna bağlı olarak arıtma maliyetlerinin artması da su fiyatlarının artmasında önemli bir kalemdir.</li>
<li><strong>Temiz su arıtma tesisi</strong>nin yapım ve işletme giderleri, bu merkezi yönetim ile belediye iş birliği içerisinde yürütülür. Arıtma tesisi şehir ve büyükşehir belediyeleri için DSİ tarafından merkezi yönetim bütçesinden veya bir fon aracılığı ile kredilendirilerek yaptırılır fakat belediyeler bu bedeli belirlenen sürede ve belirli protokolle DSİ’ye geri öderler. Yani arıtma tesisleri de belediyelerin bütçesinde yapılmaktadır diyebiliriz. 25.000’in altında nüfusu olan belediyelerde bu tesisler için ödenen bedelin %50’si hibe olarak devlet tarafından karşılanmakta ve İLBANK&#8217;a bu sistemler kurdurulmaktadır. 25.000 nüfusun üzerinde de yine İLBANK, geri ödemeli olarak belediyelere bu desteği sağlamaktadır. Ancak şehir ve büyükşehir bazındaki arıtma tesisleri DSİ tarafından yaptırılarak belediyelere belirli ödeme planı içerisinde devredilmektedir. Bu geri ödeme kalemi su fiyatlarına yansıtılmaktadır.</li>
</ul>
<h3>Alt Yapı ve Dağıtım Maliyetleri</h3>
<ul>
<li>Arıtma tesisinden çıkan suyun borularla ve pompa istasyonları aracılığıyla nihai tüketiciye ulaştırılması sürecinde; yapım, bakım ve onarım giderleri tam maliyet esaslı su fiyatının belirlenmesinde su birim maliyetine etki eden giderlerdendir.</li>
<li>Su kayıp ve kaçakları kapsamında alt yapıdaki eksikler ve bakımsızlıklar nedeniyle arıtılmış suyun tüketiciye ulaşırken yolda kaybedilmesi de su maliyetini ve fiyatını doğrudan etkilemektedir. Kayıp ve kaçakların azaltılması su fiyatlarının düşmesinde etkili olacaktır. Sızıntı kayıpları maddi zarar yanında sağlıklı suya ulaşmak açısından da önem arz etmektedir. Arıtma tesisinde sağlıklı olarak çıkan su, alt yapı sızıntıları dolayısıyla yolda kirlenmektedir. Çünkü içeriden dışarıya olduğu kadar dışarıdan içeriye de kirleticilerin sızabilir. Belediyeler, halkın sağlıklı ve ucuz suya ulaşabilmeleri için mutlaka alt yapı çalışmalarını bütçelerinden önemli miktarda ve hedefler koyarak planlamalı ve ivedilikle bu sorunları çözmelidir. Kayıp ve kaçaklar su fiyatının belirlenmesinde çok önemli rol oynayan kalemlerdendir.</li>
</ul>
<h3>Atık Su Maliyetleri</h3>
<ul>
<li>Kullanılan ve kirlenen suyun kanalizasyon sistemi içerisinde atık su arıtma tesisine ulaştırılması için gerekli şebekenin kurulması, bakımı ve onarım giderleri.</li>
<li>Atık su arıtma tesislerinin kurulması, işletilmesi, bakım ve onarım giderleri.</li>
</ul>
<h3>İşletme ve Personel Giderleri</h3>
<ul>
<li>Suyun üretilmesi, dağıtılması ve satılması esnasındaki çalışan personelin maaş, sigorta ve sosyal hakları ile çalışılan bina ve sistemlerin genel giderleri bu kalem içerisinde değerlendirilir. Bu, suyun fiyatını oluştururken kullanılan çok önemli kalemlerden biridir.</li>
</ul>
<h3>Ekonomik ve Sosyal Etkenler</h3>
<ul>
<li>Bazı belediyeler halkın sosyoekonomik durumuna uygun süspansiyon kararları alarak su fiyatlarını belirlemektedir.</li>
<li>Kentteki yerleşimin dağınık ya da yoğun olması alt yapı maliyetini etkilemektedir. Yoğun yerleşimli <a href="https://emsal.com/sehir-planlamada-yesil-altyapilarin-rolu-ve-iklim-degisikligine-uyumu/" rel="dofollow"><strong>kentlerde altyapı</strong></a> ve dağıtım maliyeti azalırken dağınık yerleşimde maliyetler yükselmektedir.</li>
<li>Enflasyon ve kurdaki dalgalanmalara bağlı olarak suyun arıtılması esnasında kullanılan sistemlerin enerji giderleri, pompa istasyonlarındaki pompalama esnasındaki enerji giderleri ile dışa bağımlı ekipman fiyatlarındaki dalgalanmalar da su fiyatlarını etkilemektedir.</li>
</ul>
<p>Su fiyatı oluşturulurken; halka belirli bir tarife karşılığında suyun satılması sonucu elde edilen gelirden tam maliyet esaslı olarak tüm giderlerin düşülmesi ve hesabın denkleştirilmesi sonucunda birim maliyetin oluşturularak halka yansıtılması ile su fiyatı belirlenmektedir. Belediyeler suyu kazanç amaçlı değerlendirmemekte ve fakat daha ucuza üretememekten yakınmaktadırlar. Su ve kanalizasyon hizmetleri belediyelerin kar amacı gütmediği daha ziyade kamu görevi olarak ele aldığı bir hizmettir. Hizmetin yerine getirilmesi esnasındaki bazı önlemlerin alınarak sistemlerin verimliliğinin sağlanmasını önceliklendirmeleri gerekmektedir.</p>
<h2>Su Fiyatlarının Düşürülmesi İçin Öneriler</h2>
<p>Su fiyatının düşürülmesi ulusal bir proje olarak ele alınmalıdır. Su bir insan hakkıdır ve bir mal olarak değerlendirilmemelidir. Bu, çok yönlü bir çalışma ve fizibilite gerektirir. Savrulmadan, hedefe yönelik olarak çalışılmalı, merkezî hükûmet ve belediyeler iş birliği içerisinde ele alınarak çözülmesi gereken toplumsal bir halk sağlığı sorunudur.</p>
<ul>
<li><strong>Temiz su arıtma tesisleri</strong>, pompa istasyonları ve atık su arıtma tesisleri gibi büyük yatırımların merkezî hükûmet tarafından yapılması belediyeler üzerindeki yükü azaltacaktır. Burada sudan elde edilen gelirlerin bir bölümünün suya aktarılması yöntemi belirlenerek merkezî hükûmet bütçesinde planlama yapılması tavsiye edilebilir. Örneğin barajlardan (Atatürk Barajı vb.) elde edilen elektriğin satılması ile oluşan gelirlerin belirli bir yüzdesi alt yapı maliyeti olarak ayrılırsa halkın üzerindeki yük azaltılmış olacaktır. Su fiyatı oluşturulurken formüle giren bu maliyetin ortadan kalkması su fiyatının düşmesini sağlayacaktır.</li>
<li>Şebekedeki gerek sızıntılar dolayısıyla oluşan kayıpların gerekse yasal olmayan su kullanımlarının (abone olmadan kullanım vb.) oluşması, maliyet artışına sebep olmaktadır.</li>
</ul>
<p>Yeni teknolojik sistemlerin adaptasyonu ile kullanımın görece daha az olduğu saatlerde basınç kontrolü yapılarak, kullanılan yüke uygun basıncın sisteme verildiği ve su kullanımı az olduğunda basıncın düşürülerek sızıntının da daha az olmasının sağlanabileceği otomasyon sistemlerinin sisteme entegrasyonu sağlanmalıdır.</p>
<p>Alt yapıdaki sızıntı kayıplarının azaltılması ve hatta tamamen ortadan kaldırılması arıtılmış su ile gelir getiren su arasındaki farkı azaltacağı için fiyatların düşmesine çok olumlu katkı sağlayacaktır.</p>
<ul>
<li>Belediyelerin bahçe sulama ve <strong>peyzaj alanları</strong> için daha düşük kalitede arıtma yapılan yeni bir tarife oluşturmaları su fiyatının düşmesine katkı sağlayacaktır. Atık su arıtma tesisinden çıkan suyun alıcı ortama verilmeden önce uygun teknolojilerle son bir kez daha arıtılarak bahçe sulamada kullanılacak su hâline getirilmesi ve yağmur kanalizasyon sisteminden gelen yağmur suları ile birleştirilerek yeni bir su sistemi dizayn edilmesi gerekir.</li>
</ul>
<p>Yeni dizayn edilecek bu su hattı için isteyenlere farklı fiyattan yeni abonelik sistemi oluşturulması da su fiyatlarının düşmesinde etkili olacaktır. Bunun arıtma tesisine talebi azaltacağı gibi suyun korunması açısından da önemli bir çalışma olduğunun altını çizmek gerekir. Bunu başaran ve sulama suyu tarifesi oluşturan belediyeler vardır. Büyük yatırım gerektiren bu tür maliyetler merkezî hükûmet aracılığı ile yaptırılmalıdır ya da bu işleri belediye yapacaksa merkezî hükûmet belediyelere bütçe desteği vermelidir. Böylece halkın üzerindeki su fiyatı baskısı azalacak ve suyun korunması da sağlanmış olacaktır.</p>
<ul>
<li>Su idarelerinin verimli ve nitelikli personelle çalışması ve kadroların gereksiz yere büyütülmemesi su fiyatlarının düşürülmesi için önemlidir. Su ve Kanalizasyon İdarelerinin (SUKİ) idare binalarında kullanılan tüm; ısıtma, soğutma, doğal gaz gibi kaynak kullanımında verimli sistemlerin kullanılması ve işletme giderlerinin düşürülmesi önemlidir. Arıtma tesisleri içerisindeki endüstriyel yapıların en yeni teknolojilerle verimli filtrasyon sistemlerinin kullanılması ve kimyasal tüketimlerinin minimize edilmesi işletme giderlerini düşürecektir.</li>
</ul>
<p>Pompa istasyonlarındaki pompaların yüksek verimli olması, eski ve verimsiz pompaların değiştirilmesi, özellikle büyükşehirlerdeki pompa istasyonlarındaki yüksek kapasiteli pompaların enerjilerini karşılamak ve arıtma tesislerindeki yüksek enerji giderlerine çözüm üretmek amaçlı <strong>yenilenebilir enerjiler</strong>in sistemlere entegre edilmesi enerji tüketimini ve dolayısıyla işletme giderlerini azaltacaktır.</p>
<p>Yeşil dönüşüm kapsamında SUKİ’lerdeki idare binaları, arıtma tesisleri ve pompa istasyonlarındaki enerji tüketimlerini karşılamak üzere yenilenebilir enerjinin sistemlere entegre edilmesi sağlanmalı ve enerji giderleri sıfırlanmalıdır. Belediyeler yenilenebilir enerji ve <strong>yeşil dönüşüm</strong> ile ilgili birimlerini oluşturmalı ve yenilenebilir enerjiye geçiş için fon bulabilmelidir.</p>
<ul>
<li>Suyun üzerindeki vergi yükü azaltılmalı katma değer vergisi oranlarının düşürülmesi için yasal düzenlemeler yapılmalıdır.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://emsal.com/kentlerde-temiz-suya-erisim-ve-artan-su-fiyatlarina-karsi-oneriler/">Kentlerde Temiz Suya Erişim ve Artan Su Fiyatlarına Karşı Öneriler</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yangın Denetimde Yasal İhtiyaçlarımız ve Mevzuata Eklenmesi Gerekenler</title>
		<link>https://emsal.com/yangin-denetimde-yasal-ihtiyaclarimiz-ve-mevzuata-eklenmesi-gerekenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esma Sarıaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 05:30:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=21208</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde ilk olarak 2002 yılında çıkarılan ve 2007, 2009 ve 2015 yıllarında ek maddelerle revize edilen “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik” ile yasa koyucu, yönetmeliğin amacını; “Kamu ve özel kurum [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/yangin-denetimde-yasal-ihtiyaclarimiz-ve-mevzuata-eklenmesi-gerekenler/">Yangın Denetimde Yasal İhtiyaçlarımız ve Mevzuata Eklenmesi Gerekenler</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde ilk olarak 2002 yılında çıkarılan ve 2007, 2009 ve 2015 yıllarında ek maddelerle revize edilen <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=200712937&amp;MevzuatTur=21&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="nofollow noopener"><strong>“Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik”</strong></a> ile yasa koyucu, yönetmeliğin amacını;<em> “Kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile gerçek kişilerce kullanılan her türlü <strong>yapı, bina, tesis </strong>ve<strong> işletmeler</strong>in, tasarımı, yapımı, işletimi, bakımı ve kullanımı aşamalarında, herhangi bir şekilde çıkan yangının, can ve mal kaybını en aza indirerek söndürülmesini sağlayacak yangın öncesinde ve sırasında alınacak tedbirler ile organizasyon, eğitim ve denetimi sağlamaktır”</em> şeklinde tanımlanmıştır. Bu,<a href="https://emsal.com/yanginlarda-ve-diger-afetlerde-acil-durum-yonetiminin-kritik-onemi/" rel="dofollow"><strong> yangın esnasındaki sorumluluklar</strong></a> ve kullanılacak malzemelerin sertifikalandırılmasından, yangına dayanım sürelerine kadar birçok başlıkta sorulara cevap verebilecek detaylı bir yönetmeliktir.</p>
<p>Yönetmelik, projelendirme aşamasından başlamak üzere binaların türlerine, yapı yüksekliklerine, binada konaklayan kişi sayısına, binanın ve bina içerisindeki alanların kullanım amaçlarına, yapı alanlarına ve bu alanların büyüklüklerine bağlı olarak oluşturulacak yangın zonlarına kadar birçok detay göz önünde bulundurularak alınması gereken önlemleri tanımlamıştır.</p>
<p>Binaların yangından korunması için yatırımcı kuruluşlar, mal sahipleri, işveren temsilcileri, mimarlar, makine mühendisleri, elektrik mühendisleri, uygulama ekipleri, imalatçılar dahil olmak üzere sorumlu tutularak bunların; görev, yer sorumluluk tanımları yapılmıştır.</p>
<p><em>“Sigorta şirketleri, yangına karşı sigorta ettirme talebi aldıkları bina, tesis ve işletmelerde, bu yönetmelik hükümlerine uyulup uyulmadığını kontrol etmek zorundadır.”</em> Şeklinde bir tanımlama ile sorumluluk alanlar bölümüne sigorta şirketleri de dahil edilmiştir.</p>
<p>Yapı ruhsatı vermeye yetkili kuruluşlar; yangın söndürme, algılama ve tahliye projelerinin bu Yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığını denetlemek zorundadır.</p>
<h2>2007 Yönetmeliği Yangın Güvenliği Hakkında Nasıl Maddeler İçeriyor?</h2>
<p>Yönetmelik en gelişmiş hâliyle 2007 tarihinde yürürlüğe girmiş ve 2002 tarihli Yönetmelik kaldırılmıştır.2007 Yönetmeliği’nde bu tarihten sonra yapılacak <strong>yeni yapılar</strong> ile kullanma amacı değişen, <a href="https://emsal.com/yapi-ruhsat-sureclerinin-temel-asamalari/" rel="dofollow"><strong>ruhsat alma</strong></a> zorunluluğu gerektiren büyük tadilatlarda da mevcut yapıların yeni Yönetmelik çerçevesine uygun hâle getirilmesi gerektiği konusunda mevcut yapı sahipleri uyarılmaktadır. Aynı zamanda Yönetmeliğe geçici maddeler konularak mevcut yapıların yeni Yangın Yönetmeliği’ne uyumlu hâle getirilmesi için birtakım tanımlamalar ve süreler getirilmiştir. Bunlar aşağıdaki gibidir;</p>
<p>Bu Yönetmeliğin 10. kısmında belirtilen mevcut binalar için yangına karşı alınması gereken tedbirler, bina sahibi ve yöneticisi ile kurum amirleri tarafından 1 yıl içinde yerine getirilir. Bu süre içerisinde, alınacak tedbirlerin gerekli kıldığı tesisatın yapımına başlanılmış ise, yapım süresine bağlı olarak ilgili idare tarafından 1 yılı aşmamak üzere yapım süresi tanınabilir.</p>
<h2>Yangınlar ve Önlemler Konusunda Toplumsal Bilinç Oluşmalı</h2>
<p>Yeni yapılacak ve mevcut yapılarda yapılması gerekenlerle ilgili tanımlanan tüm süreler dolmuş olmasına rağmen mevcut yapılarla ilgili önlemlerin alınmadığını Bolu Kartalkaya yangınında gördük. Bu şekilde birçok tesisimizin olduğu aşikârdır. Yeni ve başka acılar yaşamamak için bu kadar <strong>mühendis</strong> ve <strong>mimar</strong> yetiştiren bir ülkede acilen denetleme mekanizmasının devreye gireceği sistemlerin oluşturulması gerekmektedir.</p>
<p>Tasarım, uygulama ve kontrol aşamalarında mümkün olduğu kadar ülkemizdeki Binaların Yangın Korunması Hakkındaki Yönetmelik esasları doğrultusunda çalışmalar yapıyoruz. Bazen Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’in yetersiz kaldığı durumlarda, bazen de projeye özel olarak bir istek tanımlanmışsa veya yurt dışına yapmış olduğumuz projelerde NFPA standardı ve malzeme tanımlarında UL ve FM sertifikaları kapsamında değerlendirmeler yaparak gerekli önlemler aldığımız çalışmalarımız da bulunmaktadır.</p>
<p>Proje aşamasında ve <strong>yeni yapılacak binalar</strong>da büyük oranda bu önlemlere dikkat ediliyor. Ancak işletmeye alma ve sonrasında gerekli bakımlarla testlerin yapılması konusunda maalesef yeterli bilinç hâlâ oluşturulamadı. Sistemlerin binada bulunması kadar bu sistemlerin çalışıyor olduğunun ve ihtiyaç hâlinde devreye gireceğinin konforunun da mutlaka oluşturulması gerekir. Yangın ve önlemler konusunda daha fazla yazmak, çeşitli platformlarda konuşmak ve konuyu gündemde tutarak toplumsal bilincin oluşturulmasına katkıda bulunmak zorundayız.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-21211" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/liste-scaled.webp" alt="" width="2560" height="1554" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/liste-scaled.webp 2560w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/liste-300x182.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/liste-1024x622.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/liste-768x466.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/liste-1536x932.webp 1536w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/liste-2048x1243.webp 2048w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/liste-750x455.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/liste-1140x692.webp 1140w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<h2>Yangın Denetim Mekanizmasına Dair Çözüm Önerileri</h2>
<p>Buraya kadar bildirilenlerle aslında iyi niyetle yapılan çalışmaların var olduğunu ancak denetim mekanizması işletilemediği için sorunların devam ederek acı olaylar yaşandığını, can ve mal kayıplarıyla sarsıldığımızı söyleyebiliriz.</p>
<p>Sorunları ve çözüm önerilerini iki ana başlık altında toplayabiliriz.</p>
<p>1- Yeni projelerde işletme programının oluşturularak, periyodik kontrollerin yapılması ve yangın anında sistemin çalışacağının test edilmesi ve raporlanması.</p>
<p>2- Mevcut binalarda gerekli alt yapıyla birlikte işletme programının oluşturulması, periyodik kontrollerin yapılması ve yangın anında sistemin çalışıyor olacağının test edilerek raporlanması.</p>
<p>Peki bu sistemlerin uygunluğunu, yangın anında devreye girip giremeyeceğini ne şekilde denetleyeceğiz ve raporlayacağız?</p>
<h2>Tüm Tesis ve Binalara “Denetim Etiketi” Belgesi Alma Zorunluluğu Getirilmeli</h2>
<p>Bolu Kartalkaya Otel yangınında da görüldüğü üzere böyle bir durumda denetleme yetkisinin kimde olduğu ile ilgili kafa karıştırıcı birçok bilgi sunuldu. Denetleme talebi için belediye mi yetkilidir, yoksa meskûn mahal dışında olduğu için Turizm Bakanlığı mı denetlemelidir?</p>
<p>Bu sorulara siyasi bir çerçevede yaklaşılıp karşı tarafı suçlama polemiğine dönüştürüldüğünü ve toplumda kafa karışıklığı oluşturulduğunu üzülerek izledik. Şimdi de bu karmaşık bilgiler içerisinden hukuk sisteminin ve bilirkişilerin doğru kararı bulabilmesini bekliyoruz. Oysaki bu konuda çıkarılacak bir yönetmelikle bu tip konuların muhatapları netleşecek ve herkes yapması gerekeni daha kolay yapacaktır. Vatandaş bu tip bilgileri bilmek ve takip etmek zorunda değildir. Yasa koyucunun vatandaşı korumak üzere, tüm tesis ve binaları <strong>“denetim etiketi” belgesi</strong> almaya zorunlu kılmalı ve denetim raporu ve etiketin görünür bir şekilde ilan edilme mecburiyeti getirilmelidir.</p>
<p>Bununla ilgili mevzuatın hazırlanması ve yeni bir yönetmelik ihtiyacı artık çok net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Tıpkı Asansörler Periyodik Kontrol Yönetmeliği gibi binalar için de Binaların Yangın Sistemlerinin Periyodik Kontrol Yönetmeliği’nin çıkarılması ile ilgili konu, çok acil ihtiyaç hâline gelmiştir.</p>
<p>2025 yılında bu kadar çok mühendis ve mimar yetiştiren bir ülkede bu denetimleri yapmak ve bununla ilgili iş gücünü oluşturmak çok zor değildir. Önemli olan ne istediğimizi bilmektir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-21212" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye-eri.webp" alt="" width="1500" height="1001" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye-eri.webp 1500w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye-eri-300x200.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye-eri-1024x683.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye-eri-768x513.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye-eri-750x501.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye-eri-1140x761.webp 1140w" sizes="(max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /></p>
<h2>Yangın Bütünsel Olarak Ele Alınması Gereken Bir Konudur</h2>
<p>Yangın sadece mühendislik dalını ilgilendiren bir konu değildir. Bütünsel olarak ele alınması gereken bir konudur. Mimarlar proje aşamasından başlamak üzere;</p>
<ul>
<li>Kaçış yolları,</li>
<li>Merdiven evleri,</li>
<li>Bunların yangına dayanıklı kapıları,</li>
<li>Teknik merkezlerde alınması gereken önlemler,</li>
<li>Pasif <strong>yangın söndürücüler</strong> ve</li>
<li>Yönetmeliğe uygun malzeme seçimlerinden sorumludur.</li>
</ul>
<p>Aynı zamanda bir <strong>otel binası</strong>nın yangın projesini tasarlarken dikkat edilmesi gereken hususlar başka, bir barut deposunu veya endüstriyel bir tesisi planlarken dikkat edilmesi gereken konular çok başkadır. Bir petrokimya tesisinde çıkacak bir yangının tüm şehri etkileyeceği veya sık sık yaşadığımız havai fişek tesislerinde yaşanan yangınlarda alınması gereken önlemler çok çok farklılıklar göstermektedir.</p>
<p>Konuya <strong>bina makina mühendisliği</strong> disiplini içerisinde biraz daha yakından bakalım. Makina mühendisleri olarak <strong>yangından korunma ve savunma</strong> sistemlerini planlamaktayız. Burada yine yapı türüne, yapı yüksekliğine, mahallerin kullanma amaçlarına uygun olarak sistem seçimlerimizi yapıyoruz.</p>
<p>Yangın depoları ve yangın pompaları aracılığı ile yangın dolapları, <strong>sprinkler</strong> sistem ve hidrant sistemlerini beslediğimiz sulu sistem tasarımları, makina mühendisliği disiplini içerisinde çözülmektedir. Aynı zamanda sulu sistemler içerisinde itfaiyenin işini kolaylaştıracak itfaiye bağlantı ağızları, itfaiye kat bağlantı vanaları yine sulu savunma sistemleri içerisinde aldığımız önlemlerdir. Hangi tür binada hangi sulu sistemleri kullanmak zorunda olduğumuzla ilgili birçok detay vardır ve bütün bu detaylar yönetmelikte tanımlanmıştır. Mümkün olduğu kadar sulu sistemlerde algılama sistemleri ile hareket ettirilerek yangının çıktığı alanda ilerlemesine engel olacak şekilde tasarımlar yapar ve bunu uygun büyüklükte su depolama ve basınçlandırma sistemleri ile planlarız.</p>
<p>Bazı mahallerde sudan korunması gereken sistemler yer almaktadır. (Bilgi işlem merkezleri, elektrik odaları, değerli kağıtların ve tabloların bulunduğu bölümler, arşivler, kimyasal depolar, pişirme sistemlerinin üzerindeki davlumbaz sistemleri vb. gibi.) Bu alanlarda yangın söndürme sistemleri olarak gazlı söndürme sistemleri tercih etmekteyiz. Kullandığımız gazlar FM200, Novec 1230, CO2, Azot gazlarıdır. Bunları merkezi gaz sistemleri olarak planlayabildiğimiz gibi her mahal için birebir tasarladığımız özel tasarımlar da yapmaktayız. Bu sistemler ortamdaki oksijeni yanma sınırının altına çekecek şekilde planlanır ve çok kısa süre içerisinde mahal tamamen bu gazla dolarak yangın kontrol altına alınır. Burada seçilecek gaz cinsi, tüp kapasiteleri ile ilgili hesaplamalar ve seçimler ile boşaltma nozulları ve borulama sistemleri bina makina mühendisleri tarafından tasarlanmakta ve uygulanmaktadır. Otomasyonu ve algılama sistemleri elektrik mühendisleri tarafından kontrol edilmektedir.</p>
<p>Bina makina mühendisliği disiplini içerisinde akışkan olarak havayı kullandığımız ve hava ile aldığımız önlemler de yer almaktadır. Yangın merdivenlerinin bulunduğu mahallerde merdiven basınçlandırma sistemleri ile binadaki tahliyeyi kolaylaştırmak amaçlı pozitif basınçlı bir alan yaratırken, duman atım sistemleri ile yine ortamdan dumanı hızla uzaklaştırarak duman atım fanları, kanalları ve menfezlerini planlamaktayız.</p>
<p>Bütün bu sistemlerin doğru çalışması için elektrik mühendisleri algılama sistemlerini ve alarm sistemlerini kurgulayarak bina makina mühendislerinin kurguladığı sistemin doğru zamanlarda devreye girmesi için elektrikli vanaların bağlantılarını, yangın pompalarının mutlaka jeneratörlerle entegre edilmesini sağlamalıdır. Eğer jeneratör yoksa dizel pompaların seçilmesi konusunda koordinasyon sağlanmalıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-21213" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye.webp" alt="" width="1500" height="1001" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye.webp 1500w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye-300x200.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye-1024x683.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye-768x513.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye-750x501.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2025/02/itfaiye-1140x761.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /></p>
<h2>Yangın Mühendisliğiyle İlgili İhtisas Alanına İhtiyacımız Var</h2>
<p>Peki bu kadar farklı disiplinlerin bir araya gelerek çözüm üretmesi yerine yangın mühendisliği bölümünün oluşturulması ve bu konuda uzmanların yetiştirilmesi işimizi daha çok kolaylaştırmayacak mı? Çok acil olarak bu bölümlerin oluşturulmasına ve böyle bir ihtisas alanına ihtiyaç duyulmaktadır.</p>
<p>Yangın çok önemli bir konu başlığıdır ve çok fazla detaylar içerir. Kapalı alanlardaki yangınlar, endüstriyel yangınlar, petrokimya tesislerindeki yangınlar bazen tüm şehri ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek büyük felaketlere yol açmaktadır. Kapalı alan yangınları kadar açık alan yangınları, orman yangınları da ülkemizde sık sık başımıza gelen ve hepimizi derinden yaralayan olaylardır. Böyle bir uzmanlık alanının açılması ve bu konuda yangın mühendislerinin yetiştirilmesi itfaiye teşkilatımızda daha değerli bir hâle getirecektir. Aynı zamanda bahsettiğimiz bu denetim mekanizmasına gerekli olan eğitimli insan kaynağını da bu yolla temin edebiliriz. Yangın mühendisliği bölümlerinin oluşturulması, bu konunun artık yaşanmasının istenmediği ile ilgili hassasiyetin önemli bir göstergesi olacaktır.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/yangin-denetimde-yasal-ihtiyaclarimiz-ve-mevzuata-eklenmesi-gerekenler/">Yangın Denetimde Yasal İhtiyaçlarımız ve Mevzuata Eklenmesi Gerekenler</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enerjide Çağı Yakalamak İçin Harekete Geçmeliyiz</title>
		<link>https://emsal.com/enerjide-cagi-yakalamak-icin-harekete-gecmeliyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esma Sarıaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Feb 2024 05:57:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=16362</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde enerji ihtiyacının %74’ü dışa bağımlı olarak çözümlenmektedir. Bunun yanında cari açığımızın neredeyse tamamı enerji giderleri nedeniyle oluşmaktadır. Cari fazlası verecek kadar ihracat yapabilen bir ülke iken, enerji problemimizi kendi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/enerjide-cagi-yakalamak-icin-harekete-gecmeliyiz/">Enerjide Çağı Yakalamak İçin Harekete Geçmeliyiz</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde enerji ihtiyacının %74’ü dışa bağımlı olarak çözümlenmektedir. Bunun yanında cari açığımızın neredeyse tamamı <strong><a href="https://emsal.com/neredeyse-sifir-enerjili-binalar-nseb-nedir/" rel="dofollow noopener">enerji</a> </strong>giderleri nedeniyle oluşmaktadır. Cari fazlası verecek kadar ihracat yapabilen bir ülke iken, enerji problemimizi kendi içimizde halledemediğimiz için cari açık vermekteyiz. Bu da hem ekonomik hem de siyasal açıdan bizi enerji politikalarında çok dikkatli davranmaya zorlamaktadır.</p>
<p>2023 yılında Ukrayna &#8211; Rusya savaşı sonrası Avrupa&#8217;da yaşanan ve etkileri devam eden <strong>enerji krizi</strong>ni sürekli aklımızda tutmalı ve enerjide dışa bağımlı olmaktan bir an önce kendimizi kurtarmalıyız. “Özellikle fosil kökenli <strong>yer altı enerji kaynakları</strong>mız sınırlı iken bunu nasıl yapacağız?” sorusu bu anlamda akla gelen ilk sorulardan biridir.</p>
<h2>Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Yönelmeliyiz</h2>
<p>Kaynaklarımız kısıtlı, ancak ülkemizin bulunduğu coğrafyanın bize <strong>yenilenebilir enerji</strong>de sağladığı avantajları göz ardı etmemeliyiz. Özellikle <strong>güneş</strong> <strong>enerji santralleri</strong> (GES), <strong>rüzgar enerji santralleri</strong> (RES) <strong>hidroelektrik santralleri </strong>(HES), biyokütle gibi yenilenebilir enerji konularında daha çok çalışmalı, bu dönüşüm için daha çok imkân ve kredi yaratmalıyız. Fosil kökenli yakıt kullanımı hızla yerini yenilenebilir enerji kaynaklarına bırakmalıdır.</p>
<p>Rusya ile ülkemiz arasında yapılan doğal gaz sözleşmesi ile ilk olarak 1988 yılında Ankara&#8217;da ticari ve evsel tüketimli doğal gaz kullanılmaya başlanmıştır. Aradan geçen 36 yıl içerisinde ülkemizde ilçeler dahil olmak üzere doğal gazın evsel ve ticari olarak kullanım oranı %66’ya kadar çıkmıştır. Dışa bağımlı olduğumuz bir <strong><a href="https://emsal.com/enerji-etkin-yapi-karnemiz-nasil/" rel="dofollow">enerji</a> </strong>türünde 2023 yılı itibarıyla sadece <strong><a href="https://emsal.com/konut/" rel="dofollow noopener">konut</a></strong>larda abone sayısı 19,8 milyon kişidir. Ortalama bir konutu 4 kişinin kullandığını varsayarsak doğal gazla ilgili yaşanacak bir sıkıntıda ülkemizin neredeyse tamamı bireysel olarak da etkilenecektir.</p>
<p>Özellikle iklimin daha yumuşak olduğu, soğutma sezonunun daha uzun sürdüğü sahil ilçelerinde bile hâlâ doğal gaza geçiş süreci için yapılan çalışmaların doğruluğu birçok teknik platformda tartışılmaktadır. Altyapı masrafları ile birlikte doğal gazı bu beldelere yaygınlaştırmaya çalışmaktansa ısı pompalarının teşvik edilmesi ve ucuz olarak kredilendirilme yolu ile yaygınlaştırılması önceliklendirilmelidir.</p>
<h2>Doğal Gazın Konutlarda Kullanımı Masraf Yaratıyor</h2>
<p>Dışa bağımlı olduğumuz ve dövizle temin ettiğimiz doğal gazın konutlarda bu kadar yaygınlaştırılması, dövizdeki her yükselişle birlikte doğal gaza gelen zamlar, halkın enerji yoksulluğu çekmesine ve birçok evde kombilerin çalıştırılmamasına neden olmaktadır. Oysaki doğal gazın daha çok sanayide ve <strong><a href="https://emsal.com/tam-elektrikli-ve-akilli-binalar-mumkun-mu/" rel="dofollow noopener">elektrik</a> çevrim santralleri</strong>nde kullanılması tercih edilseydi bu kadar altyapı masrafı olmayacaktı.</p>
<p>Elbette eleştirimizi yaparken o dönemde alınan bu kararda, aslında doğal gazın bacadan çıkan yanma ürünlerinin daha temiz olması ve hava kirliliğini önleyen temiz bir yakıt özelliği taşıması nedeniyle kabul edilebilir olduğu gerekçelerini de göz ardı etmemeliyiz. Ancak bu kadar yaygınlaştırıldıktan sonra artık doğal gazın sadece çevrim santrallerinde ve sanayide kullanılması ile ilgili trendin kaçırıldığını ve 1980’li yıllarda başlayıp çeşitli ülkelerle yapılan politikalara bağlı maddi kayıpların oluştuğunu da söyleyebiliriz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-16404 size-full" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/02/elektrikli-arac.webp" alt="elektrikli-arac" width="1000" height="563" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/02/elektrikli-arac.webp 1000w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/02/elektrikli-arac-300x169.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/02/elektrikli-arac-768x432.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2024/02/elektrikli-arac-750x422.webp 750w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<h2>Enerjide Dönüşüm Elektrikle Başlayacak</h2>
<p>Ülkemizde ısınma ve soğutmada elektrik ve özellikle de ısı pompası kullanımına geçiş sürecinin hızlandırılması gerekmektedir. Aynı zamanda çatı GES’lerle bireysel aboneliklerin yolu açılmış olduğu için çatı GES’ler ve ısı pompası sistemleri ile enerjide yine bir dönüşüm sürecinin başladığını öngörmek artık sürpriz değildir.</p>
<p><strong>Elektrikli araç</strong>ların çoğalması, ısıtma ve soğutmada ısı pompalarının yaygınlaşma sürecinin başlaması bize artık elektriğin birincil enerji olarak yerini hızla almaya başladığını göstermektedir. Önümüzdeki yıllarda mühendislerin uğraşacağı en önemli konulardan biri de yine <strong>enerji dönüşüm sistemleri</strong> olacaktır. Ancak bu noktada doğal gaz dönüşümü esnasında yapılan hataların yapılmaması gerekir. Özellikle ısı pompasında yerli ürünlerin kalitesinin arttırılarak tüm paranın dışarıya aktarılmasının önüne geçilmelidir.</p>
<p>Doğal gaza dönüşüm esnasında yerli mühendislik firmaları daha çok ithal ürünlerin satış ve montajından düşük oranlarda kâr edebilmişlerdir. Oysaki zaman içerisinde yerli sanayiciler eş değer kalitede ürünleri piyasaya sunabilmiştir. Ama bu çok zaman almıştır. Bu yeni dönemde ısı pompası üreticilerinin ithal ürünlerle kalite konusunda rekabet edebilmesi için gerekli destekler sağlanmalı ve uluslararası rekabet gücü olan ürünler ve markalar oluşturulmalıdır.</p>
<p><strong>Elektrikli otomobil</strong> için yapılan seferberlik şeklindeki destek, (kullanılan enerjinin %30’unu binaların ısıtma ve soğutma sistemlerinde kullandığımız gerçeğini de göz önünde bulundurduğumuzda) ısıtma soğutma alanında kullanılacak olan ısı pompaları için de verilmelidir. Bunun yanında uluslararası rekabet gücü olan, yüksek verimli, uzun ömürlü, otomasyon sistemleriyle uyumlu; yerli üreticilerin hava, su ya da toprak kaynaklı üreteceği ısı pompalarının piyasada yerini alması için çalışmalar yapılmalı, bunun için destek ve krediler oluşturulmalıdır.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/enerjide-cagi-yakalamak-icin-harekete-gecmeliyiz/">Enerjide Çağı Yakalamak İçin Harekete Geçmeliyiz</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neredeyse Sıfır Enerjili Binalar (NSEB) Nedir?</title>
		<link>https://emsal.com/neredeyse-sifir-enerjili-binalar-nseb-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esma Sarıaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Oct 2023 06:19:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=14721</guid>

					<description><![CDATA[<p>1 Ocak 2023 itibarıyla binalarda kullanılacak birincil enerjilerin bir bölümünün yenilenebilir enerji sistemlerinden sağlanacağı yeni bir dönem başlamıştır. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği Kısaca NSEB yönetmeliği olarak da adlandırılan Enerji Performans [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/neredeyse-sifir-enerjili-binalar-nseb-nedir/">Neredeyse Sıfır Enerjili Binalar (NSEB) Nedir?</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1 Ocak 2023 itibarıyla binalarda kullanılacak birincil enerjilerin bir bölümünün yenilenebilir enerji sistemlerinden sağlanacağı yeni bir dönem başlamıştır.</p>
<h2>Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği</h2>
<p>Kısaca <strong>NSEB yönetmeliği</strong> olarak da adlandırılan <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/02/20220219-2.htm" target="_blank" rel="nofollow noopener"><strong>Enerji Performans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</strong></a>, 19 Şubat 2022 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bahse konu Yönetmelikle birlikte neredeyse sıfır enerjili binalar (NSEB) niteliğindeki <strong>yapıların enerji kimlik belgesi</strong>nin en az B sınıfı olması ve 1 Ocak 2023 itibarıyla 5 bin metrekare ve daha büyük yapılarda kullanılan enerjinin yüzde 5’inin yenilenebilir enerjiden karşılanması hedeflenmektedir. Söz konusu kural, 1 Ocak 2025 itibarıyla da 2 bin metrekare ve daha büyük yapılarda da uygulanmaya başlayacak ve bu tarih itibarıyla yapıda kullanılan birincil enerjinin yüzde 10’u yenilenebilir enerjiden karşılanacaktır. Bu bilgiler bize, gün geçtikçe <strong>NSEB şartları</strong>nın kapsamının genişletildiğini göstermektedir.</p>
<p>Artık binaların tasarım aşamasında kullanılacak enerjinin ne kadarını yenilenebilir enerjiden karşılayacağımızı planlamak ve yenilenebilir enerji kurulumuna uygun alanlar oluşturmak zorundayız.</p>
<h2>NSEB Nedir?</h2>
<p>Şimdi NSEB niteliğindeki bina tanımlamasına biraz daha yakından bakalım. <strong>Türkiye’de neredeyse sıfır enerjili binalar </strong>olarak tanımlanan yapılar, <strong>Avrupa’da nearly zero energy building (nZEB)</strong> / <strong>yaklaşık sıfır enerjili binalar</strong> olarak isimlendirilmektedir. Adından da anlaşılacağı üzere bu tanımlamayla, üretilecek yapıda ihtiyaç duyulacak enerjinin çok düşük olması ve bunun da <strong>yenilenebilir enerji üretimi</strong> ile elde edilen kaynaklardan karşılanması hedeflenmektedir. Bu, aynı zamanda üretilecek olan yapı dolayısıyla oluşacak tüm <strong>sera gazı emisyonları</strong>nın da toplamının sıfır veya daha az olması gerektiği anlamına gelir.</p>
<h2>Küresel Ölçekte Sıfır Enerjili Binalara Geçişler Hızlanacak</h2>
<p>Küresel <a href="https://emsal.com/iklim-degisikligi-etkisinde-insaat-sektoru/" rel="dofollow"><strong>iklim değişikliği</strong></a>ne bağlı olarak ortaya koyulan 2030 ve 2050 hedeflerini yakalayabilmek ve sera gazı emisyonlarını azaltabilmek için dünyanın birçok ülkesinde bu gelişmeler yasa ve direktiflerle yönlendirilmektedir. Önümüzdeki yıllarda da konuyla ilgili daha hızlı ve katı geçişler beklenmektedir.</p>
<h2>Kurumlar, Personellerini Sıfır Enerjili Binalar Konusunda Geliştirmeli</h2>
<p>Direktiflerin konulması ve takibi önem arz etmekteyken bunun alt yapısının ve eğitim süreçlerinin de hızla tamamlanması gerekmektedir. Piyasa aktörlerinden; serbest çalışarak proje üreten proje müellif grupları, <strong>yapı ruhsatı</strong> verme yetkisine sahip olan belediyeler, özel izinle ruhsat alan kamu yapılarının proje ve uygulamalarını yaptıran kamuya ait inşaat daireleri; personellerine bu eğitimleri bir an önce sağlamalıdır.</p>
<p>NSEB için nereden ve nasıl bir planlamayla başlamalıyız? sorusunun yanıtını, kendi disiplinim yapı teknolojileri makine mühendisliği tasarım hizmetleri konusundan bakarak aktaracağım.</p>
<p><strong>Binalarda tüketilen enerji</strong>nin yüzde 75’i mekanik sistemler tarafından kullanıldığına göre mekanik sistem taleplerinin azaltılması hedeflenmelidir. Özellikle <strong>ısıtma ve soğutmada kullanılacak enerji</strong>nin azaltılması için bina kabuğunda çeşitli önlemlerin alınması gerekmektedir.</p>
<h2>Sıfır Enerjili Binalar İçin Dikkat Edilmesi Gereken Malzemeler</h2>
<p><strong>Bina kabuğunu oluşturan yapı bileşenleri</strong>ne baktığımızda; <strong>kapı</strong>lar, <strong>pencere</strong>ler, <strong>donatılı <a href="https://emsal.com/beton-kalitesini-dekor-kadar-onemsedigimizde-cok-sey-duzelecek/" rel="dofollow">beton</a></strong>lar, duvar blokları, çatı sistemleri, toprak temaslı duvarlar ve döşemelerdeki malzemeler öne çıkmaktadır. İki veya üç katmanlı, low-e ve / veya reflekte özellikli camlı, yalıtımlı kasa sistemi ile planlanan pencere / kapı sistemlerini tercih etmek önemlidir.</p>
<p>Diğer yapı bileşenlerinin her birinin ısı geçirgenlik direncine ve bileşen içerisindeki kalınlığına bağlı olarak hesaplanan <a href="https://emsal.com/ekolojik-yapi-malzemeleri-nelerdir/" rel="dofollow"><strong>yapı malzemesi</strong></a>ne ait ısı geçirgenlik katsayıları ne kadar düşükse, <strong>binanın yalıtım özelliği</strong> de o kadar yüksek olacaktır. Böylelikle bina için yapılacak ısı kaybı ve ısı kazancı hesapları da aynı oranda düşük çıkacaktır. Bu değerlerin düşük çıkması, daha küçük ısıtma ve soğutma cihazlarının temini ile daha <strong>düşük enerji maliyeti</strong> anlamına gelmektedir. O hâlde yapı kabuğundaki tüm <strong>yapı bileşenleri</strong>nin en fizibil değerde seçilmesi, <strong>NSEB projesi</strong>ne başlarken yapılacak en doğru çalışmadır. Yönetmelik bize, <strong>enerji kimlik belgesi </strong>çalışmaları yapılırken bu değerin minimum B sınıfı olmasını tavsiye etmektedir.</p>
<p>Kurulacak mekanik sistemlerdeki ürünlerin ve sistem seçiminin de önemi büyüktür. Bu sistemlerin pompa ve fan motorlarında, süper yüksek verimli motor sınıfı olan IE4 tanımlamasına uygun motorlar kullanılmalıdır.</p>
<h2>Isı Pompalarının Kullanımı Yaygınlaşacak</h2>
<p>İlk yatırım maliyetleri yüksek olmakla birlikte <strong>enerji fiyatlarındaki yüksek bedeller</strong> ısı pompalarını öne çıkarmakta, özellikle yenilenebilir enerjinin sisteme dahil edilebildiği yerlerde ısıtma ve soğutmada <strong>yüksek verimli ısı pompaları</strong>nın kullanımının yaygınlaşacağı öngörülmektedir. <strong>Elektrikli kazan</strong> ile kombiler de alternatif olarak gelecekte yerini alacaktır ancak neredeyse sıfır enerjili binalara ulaşmak için en kötü şartlarda bile COP (performans katsayısı) değeri yaklaşık 3.0 olan yüksek verimliliğe sahip ısı pompalarını tercih etmek daha doğru bir tercihtir.</p>
<p>Kış mevsiminde havaların ülke genelinde soğuk olması nedeniyle binalarda <strong>ısıtma ağırlıklı sistemler</strong> öne çıkmaktadır. Güncel doğal gaz fiyatları göz önüne alındığında da son dönemde mülk sahipleri tarafından <strong>hibrid sistemler</strong> ya da tamamen ısı pompası + yenilenebilir enerji sistemleri daha çok tercih edilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-16729" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/10/gunes-paneli-bina-2.webp" alt="güneş paneli bina" width="1280" height="853" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/10/gunes-paneli-bina-2.webp 1280w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/10/gunes-paneli-bina-2-300x200.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/10/gunes-paneli-bina-2-1024x682.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/10/gunes-paneli-bina-2-768x512.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/10/gunes-paneli-bina-2-750x500.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/10/gunes-paneli-bina-2-1140x760.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></p>
<h2>Binalardaki Tüm İhtiyacın Yenilenebilir Enerji ile Karşılanmasının Yolu Açılmalı</h2>
<p>Çatılarda <strong>güneş enerji santralleri</strong>nin kurulabilmesi de sürdürülebilirlik ve enerji ekonomisi açısından avantajlıdır. Fakat burada ihtiyacınız olan enerjinin yüzde 60 kadarının yenilenebilir enerjiden sağlamanıza müsaade edilmesi, bir handikap oluşturmaktadır. Çatıda veya uygun alanda yenilenebilir enerji için alan ayrıldıktan sonra ihtiyacın tamamının bu şekilde karşılanmasının yolu açılmalıdır. Belki de bu yöntemle sadece ihtiyacı kadarını değil daha fazlasını üreterek sisteme katkı sunacak binalar inşa edeceğimiz bir süreç başlayacaktır.</p>
<h2>Elektrik Enerjisinin Olası Zararlarına da Dikkat Edilmeli</h2>
<p>Dünya hızla bacadan duman çıkarmamayı tercih ederken, elektrik enerjisinin yoğun kullanımının beraberinde getirdiği sakıncalara da dikkat etmek gerekmektedir. Özellikle araçlarda kullanılan bataryaların bir süre sonra nasıl bir <strong><a href="https://emsal.com/cevre/" rel="dofollow">çevre</a> kirliliği</strong>ne sebep olacağını düşünmemiz olmazsa olmazdır. Atık projeleri başta olmak üzere bu noktadaki önlemleri inceleyeceğimiz bir başka yazıda görüşmek dileğiyle.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/neredeyse-sifir-enerjili-binalar-nseb-nedir/">Neredeyse Sıfır Enerjili Binalar (NSEB) Nedir?</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürdürülebilir Kent Tasarımı ve Su Yönetimi</title>
		<link>https://emsal.com/surdurulebilir-kent-tasarimi-ve-su-yonetimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esma Sarıaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 06:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Planlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=13109</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sürdürülebilir Tasarım Nedir? Sürdürülebilir tasarım; çevreye karşı duyarlı, kaynak verimliliğini önemseyen bir yaklaşımdır. Enerji, su gibi tüm kaynakların bilinçli ve verimli kullanılmasını amaçlayan bu yaklaşımda; mühendislik, mimarlık disiplinleri başta olmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/surdurulebilir-kent-tasarimi-ve-su-yonetimi/">Sürdürülebilir Kent Tasarımı ve Su Yönetimi</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Sürdürülebilir Tasarım Nedir?</h2>
<p><strong>Sürdürülebilir tasarım</strong>; çevreye karşı duyarlı, kaynak verimliliğini önemseyen bir yaklaşımdır. Enerji, su gibi tüm kaynakların bilinçli ve verimli kullanılmasını amaçlayan bu yaklaşımda; <strong>mühendislik, mimarlık disiplinleri</strong> başta olmak üzere kullanıcı ihtiyaçlarının tespitini sağlayacak uzmanlar etkin olarak rol alır.</p>
<h2>Sürdürülebilir Tasarım İlkeleri</h2>
<p><strong>Sürdürülebilir tasarımın temel ilkeleri</strong>nden biri, gelecek nesillerin yaşam koşullarının daha fazla bozulmasının önüne geçilmesidir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı <a href="https://emsal.com/neden-surdurulebilir-gayrimenkul/" rel="dofollow noopener"><strong>sürdürülebilir tasarımlara sahip binalar</strong></a>ın yapım aşamasında faydalanılan tüm malzemelerin, en verimli şekilde kullanılması sağlanmalıdır. Bu yapılar doğa dostu olduğu kadar insanların sağlık ve konforunu da koruyacak şekilde tasarlanmalıdır.</p>
<p>Sürdürülebilir tasarımların sadece yapı ölçeğinde ele alınması yeterli değildir. Şehir ölçeğinde de doğa dostu, <strong>kentin ekolojik yapısı</strong>na saygılı, sağlıklı ve güvenli sürdürülebilir tasarımların yapılması sağlanarak <a href="https://emsal.com/kentsel-surdurulebilirlik-nasil-uygulanir/" rel="dofollow noopener"><strong>sürdürülebilir kentler</strong></a> oluşturulmalıdır.</p>
<p>Binalar ile kentler yaşayan mekanizmalardır. Söz konusu yaşamsal devamlılığın doğru ve konforlu bir şekilde sağlanabilmesi için de mühendislik hizmetlerinin çok doğru yapılması gerekmektedir. Bu noktada güncel teknolojiler takip edilmeli, tasarımlar kaynak verimliliğini sağlayacak şekilde oluşturulmalıdır.</p>
<p>Bu yazımda, <strong>sürdürülebilir kent yaşamı</strong>nda çok önemli bir yer tutan <strong>su </strong><strong>kaynaklarımızın doğru yönetilmesine</strong> de dikkat çekeceğim.</p>
<h2>İklim Değişikliği ile Mücadelede Suyun Doğru Yönetilmesi</h2>
<p>Bilindiği üzere dünyadaki miktarı sabit olan suyun kapalı bir döngüsü vardır. Su hâl değiştirse de toplam miktarında bir değişiklik olmaz. Bahsi geçen döngüye göre yağış gerçekleştiğinde bunun bir miktarı bitki örtüsü tarafından emilir, bir miktarı göletlerde veya toprakta tutulur, bir miktarı buharlaşır ve geri kalanı ise karasal alanda yüzey akışı olarak dolaşır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13111 " src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/07/su-yonetimi.webp" alt="Su Yönetimi Nedir?" width="663" height="425" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/07/su-yonetimi.webp 401w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/07/su-yonetimi-300x192.webp 300w" sizes="auto, (max-width: 663px) 100vw, 663px" /></p>
<p><a href="https://emsal.com/iklim-degisikligi-ile-mucadelede-yesil-binalarin-rolu/" rel="dofollow noopener"><strong>Küresel iklim değişikliği</strong></a> tüm yaşam alanlarımızda etkisini göstermektedir. Özellikle son yıllarda sık sık sel felaketlerine bağlı olarak yaşadığımız can ve mal kayıpları ile sarsılmaktayız. Bir yandan sel felaketleri yaşanırken bir yandan da mevsimlik yağışların beklenen zamanlarda olmaması nedeniyle susuzluk çekilmekte ve özellikle tarımda, kuraklığa bağlı olarak verim düşüklüğü yaşanmaktadır.</p>
<h2>Su Yönetimi Nedir?</h2>
<p>Karada dolaşan suyun depolanarak kontrol altında tutulabilmesi, nehir yataklarında meydana gelebilecek taşkınların doğru yönlendirilerek şehirlere ve yaşama zarar vermesinin önüne geçilebilmesi; su yönetiminin konularıdır ve esasında ülkelerin mühendislik kabiliyetleri ile de ilgilidir.</p>
<h2>Türkiye, Su Fakiri Olmaya Aday</h2>
<p>Ülkemiz nüfus artış hızı ve küresel iklim değişikliği etkilerine bağlı olarak her geçen gün su fakiri olmaya adaydır. <a href="https://www.dsi.gov.tr/" target="_blank" rel="nofollow noopener"><strong>Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ)</strong></a> tarafından yayınlanan resmî verilere bakıldığında Türkiye&#8217;de 2020 yılı itibarıyla kişi başına düşen ortalama yıllık su tüketimi 1.300 m<sup>3</sup>’tür. Bu değer bize, uluslararası değerlendirme kriteri olan <strong>Falkenmark İndeksi</strong>’ne göre su sıkıntısı çeken ülkeler konumunda olduğumuzu göstermektedir. 2030-2040 yıllarına geldiğimizde söz konusu değerin 1.120 m<sup>3</sup> olması beklenmektedir. Bu da Falkenmark İndeksi verilerinde yer alan 500-1.000 m<sup>3 </sup>olan su kıtlığı değeri sınırına yaklaşacağımızı göstermektedir.</p>
<h2>Türkiye’de Su Yönetimi</h2>
<p>Bütün bu veriler bizlere; <strong>Türkiye’de su yönetimi</strong> konusunda kent ölçeğinde çok ciddi çalışmaların yapılmasının, suyun doğru kullanılmasının, yağan her yağışın mümkün olduğunca depolanmasının, yüzey akışlarının sellere sebebiyet vermemesi için gerekli önlemlerin alınmasının ulusal bir sorumluluk olduğunu göstermektedir.</p>
<table width="301">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" width="301"><strong>FALKENMARK İNDEKS DEĞERLERİ</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Su (m3/kişi/yıl)</strong></td>
<td><strong>Sınıflandırma</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>1.700 ve üstü</td>
<td>Su baskısı yok</td>
</tr>
<tr>
<td>1.700-1.000</td>
<td>Su sıkıntısı</td>
</tr>
<tr>
<td>1.000-500</td>
<td>Su kıtlığı</td>
</tr>
<tr>
<td>500 ve altı</td>
<td>Mutlak su kıtlığı</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2>Su Kaynakları Yönetimi</h2>
<p>Su sıkıntısı çeken bir ülke olarak su kaynaklarımızın yönetimini yaparken; bazı önlemler almak zorundayız. Bu önlemlerle ilgili konu başlıkları ise aşağıdaki gibidir:</p>
<ul>
<li>Su tüketimini azaltmaya yönelik önlemler,</li>
<li>Su kaybını ve israfını azaltmaya yönelik önlemler,</li>
<li>Suyun tekrar kullanılmasını sağlamak,</li>
<li>Suyu geri dönüştürmek,</li>
<li>Alternatif kaynaklara yönelmek (Yağmur toplama sistemleri, sis bulutu makineleri ile su üretmek vb.).</li>
</ul>
<p>Özellikle ortak kullanım alanlarındaki fotoselli lavabo ve pisuvar armatürleri, az su tüketimli bataryalar, çift kademeli rezervuarlar önemli ölçüde su tasarrufu sağlamaktadır. Ancak özellikle tatlı suyun daha çok tarımda sulama amaçlı olarak kullanıldığını ve yine park ve bahçelerdeki peyzaj alanlarındaki kullanımların azaltılamadığını görmekteyiz.</p>
<h2>Tarımda Su Tasarrufu Sağlanmalı</h2>
<p>Tarımda suyun buharlaşarak ziyan olmasından dolayı büyük alanlardaki açık sulama kanallarından tamamen vazgeçilmesi, seralarda ve bahçelerde <strong>damla sulama sistemleri</strong>nin yaygınlaştırılması, tarımla uğraşan çiftçilerin bilinçlendirilerek söz konusu dönüşümlerin sağlanması ve teşvik edilmesi çok önemlidir.</p>
<h2>Peyzaj Alanlarında Nasıl Su Tasarrufu Yapılır?</h2>
<p><strong>Peyzaj alanları</strong>nda ise özellikle 13.0lt/m<sup>2</sup> su ihtiyacı olan çim alanların mümkün olduğu kadar azaltılması daha az su ile yeşil ve güzel görünümler sağlayan çalı türü bitkilerle estetik görünümün sağlanması tercih edilmelidir. Bu tip bitkilerde damla sulama ile verimli sulama sağlanmaktadır. Otomatik sulama sistemlerinde selenoid vanaların çalışma saatlerini mümkün olduğu kadar sabah serinliğinde veya akşam güneş battıktan sonra ayarlamak da yine buharlaşmanın önüne geçmek için dikkat edilmesi gereken bir husustur.</p>
<h2>Sanayide Su Tasarrufu</h2>
<p><strong>Endüstriyel tesisler</strong>de yapılan üretime bağlı olarak ihtiyaçlar da farklılık göstermektedir. Ancak özellikle<strong> soğutma amaçlı su kullanımları</strong>nda geri dönüşüm suyundan faydalanmak gerekir. Yine endüstriyel tesislerde tesisin özelliğine ve yaptığı üretime bağlı olarak gerçekleştirilecek kaynak verimliliği çalışmalarında tesise özel sonuçlar, uzman mühendislik çalışmalarıyla gerçekleştirilmelidir.</p>
<h2>Yağmur Suyu Depolama Sistemleri Kullanılmalı</h2>
<p>Yağışların kontrol atında depolanarak kullanılması için de kent ölçeğinde önlemler alınmalıdır. <a href="https://emsal.com/dunyada-yeni-bir-konsept-sunger-sehir/" rel="dofollow noopener"><strong>Yağmur sularının toplanması</strong></a> ve <strong>gri su kullanımı</strong>nın özendirilmesi, bu önlemlerin önemli bir bölümünü içermektedir.</p>
<p>Bu konularda gerçekleştirilen fayda maliyet analizlerinde; bazen yapılan harcamanın geri dönüşünün çok uzun zaman aldığı, hatta sürekli bakım maliyetleri olan gri su sistemlerinde ise hiçbir zaman geri dönüş sağlanmama ihtimalinin de bulunduğu bir gerçektir. Ancak suyun toplanması ve değerlendirilmesi her türlü maliyetten daha önemlidir. Söz konusu maliyet karşılaştırmalarını suyun bugünkü fiyatları ile yaparsak ortaya çıkan sonuçlar bizi yanlış noktalara götürecektir. Ne yoksa o kıymetlidir ve giderek azalan tatlı su kaynakları bize; gelecekte bugünkü fiyatların çok üzerini ödememize rağmen suya ulaşmakta zorlanacağımızı göstermektedir.</p>
<p>Yapıların su tüketimlerine göre değerlendirilmesi ve buralarda en uygun <strong>geri dönüşüm</strong> sistemlerinin seçilmesi önemlidir. Otellerde, sirkülasyonu çok olan havaalanlarında, toplu duş alanlarının yer aldığı spor tesislerinde ve endüstriyel işletmelerde gri su sistemleri çok kısa sürelerde ilk yatırım maliyetlerini amorti etmektedir. Tasarım aşamasında bu sistemlerin kurgulanması; sonradan ortaya çıkacak <strong>kırma ve yeniden yapma maliyetleri</strong>ni ortadan kaldıracağı için daha değerlidir.</p>
<p>Türkiye’deki yağmur suyu depolama sistemleri ile ilgili yönetmelik ise doğru, ancak düzeltilmesi gereken bir yönetmeliktir. Zira dönüşümü sadece 2.000 m<sup>2</sup>’nin üzerindeki çatı alanları olarak düşünmek bizi yanıltabilir. Suyu, mümkün olan her yüzeyde toplamak ve geri kazanmaya çalışmak gerekmektedir.</p>
<p><strong>Yağmur suyu depolama ve gri su sistemleri</strong>nin yaygınlaşması için özellikle belediyelerin teşvikleri lazımdır. Yağmur suyu ve gri su depolama ile basınçlandırma için ayrılan alanların emsal dışı tutulması önemli bir teşviktir. Yine yağmur suyu depolaması yapan abonelerin faturalarına yansıyacak atık su bedellerinde yapılacak indirim de teşvik edici önlemlerdendir.</p>
<p>Yağmur suyunun depolanarak; tuvaletlerde, bahçe sulamada, çevre temizliğinde veya endüstriyel tesislerde kullanılması çok değerlidir. Bu şekilde yağmur sularının toplanması; altyapı yatırımlarının azalmasını, <strong>atık su arıtma sistemi</strong>nin yükünün düşmesini, daha küçük pompa ve arıtma sistemlerinin seçilmesiyle de düşük enerji giderlerinin oluşmasını sağlayacaktır. Bu da kentlerdeki <strong>suda ve enerjide kaynak verimliliği</strong>ni sağladığımız güzel bir örnektir.</p>
<p><strong>Geri dönüşüm için yağmur suları</strong>nı sadece çatı alanlarından toplama düşüncesi yeterli değildir. Nitekim yüzeyde dolaşan su da şehrin belirli alanlarında depolanarak daha sonra park ve bahçe sulamada kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>Atık su arıtma tesisleri</strong>nde arıtılmış suyun park ve bahçe sulamada kullanılmak üzere şehrin belirli merkezlerinde oluşturulan yağmur suyu toplama sistemi ile birleştirilmesi ve bunun ayrı bir abonelik sistemi ile dağıtılarak park ve bahçe sulama suyu aboneliğinin normal kullanma suyu aboneliğinden ayrılması, acilen tüm belediyelerin gündemine alınmalı ve bununla ilgili altyapı çalışmaları yapılmalıdır.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/surdurulebilir-kent-tasarimi-ve-su-yonetimi/">Sürdürülebilir Kent Tasarımı ve Su Yönetimi</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapı Güvenlik Sertifikası ile Deprem ve Yangın Güvenliği</title>
		<link>https://emsal.com/yapi-guvenlik-sertifikasi-ile-deprem-ve-yangin-guvenligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esma Sarıaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jun 2023 06:39:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Üreticiler]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Tasarımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=12209</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son zamanlarda ülkemizdeki en prestijli rezidanslarda ya da en güvenilir görünen müteahhitlik firmaları tarafından yapılan alışveriş merkezlerinde çıkan yangınları, depremde yerle yeksan olan okuldan hastaneye kamu ve özel kurumlara ait [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/yapi-guvenlik-sertifikasi-ile-deprem-ve-yangin-guvenligi/">Yapı Güvenlik Sertifikası ile Deprem ve Yangın Güvenliği</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda ülkemizdeki en prestijli rezidanslarda ya da en güvenilir görünen <strong>müteahhitlik</strong> firmaları tarafından yapılan alışveriş merkezlerinde çıkan yangınları, depremde yerle yeksan olan okuldan hastaneye kamu ve özel kurumlara ait yapıları görünce, <em>“Yaşadığımız binalar yeterince güvenli mi?”</em> sorusunu sormadan edemiyoruz.</p>
<p>Peki, biz uzmanlar öncelikle <strong>mevcut yapı stokları</strong>nın ve sonrasında yapım süreci devam eden proje aşamasındaki işlerin güvenliğini sağlamak için ne yapmalıyız?</p>
<p>Yukarıdaki sorulardan hareketle bu yazımda, <strong>Yapı Güvenlik Sertifikası</strong> kapsamında bulunmasının önemli olduğuna inandığım <strong>deprem ve yangın güvenliği</strong> konusundaki çalışmalarda dijitalleşmenin önemine dikkat çekeceğim.</p>
<h2>Yapı Güvenlik Sertifikası Nasıl Düzenlenir?</h2>
<p>Yapı Güvenlik Sertifikası adıyla düzenlenmesi gereken belge, uzman bir heyetin incelemesine bağlı olarak hazırlanmalıdır. Ancak sertifikayı sadece bir belge üretme, buna bağlı kazanç ve vergi oluşturma çıkmazına düşürmeden kurgulamak hayli önemlidir.</p>
<h2>Yapı Güvenlik Sertifikasının Kapsamında Neler Bulunmalı?</h2>
<p><strong>Deprem</strong>, sel, erozyon, çığ gibi doğal afetlere karşı yapı güvenli midir? sorusunun cevabını Yapı Güvenlik Sertifikasını verecek olan kurumdaki teknik uzmanlar detaylıca değerlendirmiş olmalıdır. Yangından korunma ve alarm, kamera ile dışarıdan gelecek tehlikelere karşı uzaktan izleme ve güvenlik sistemlerinin kurgulanması da Yapı Güvenlik Sertifikası kapsamında olmalıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12216" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-sagligi-izleme-sistemi.webp" alt="Yapı Sağlığı İzleme Sistemi (YSİS) Nedir?" width="1280" height="853" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-sagligi-izleme-sistemi.webp 1280w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-sagligi-izleme-sistemi-300x200.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-sagligi-izleme-sistemi-1024x682.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-sagligi-izleme-sistemi-768x512.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-sagligi-izleme-sistemi-750x500.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-sagligi-izleme-sistemi-1140x760.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></p>
<h2>Yapı Sağlığı İzleme Sistemi (YSİS) Tüm Yapılarda Zorunlu Olmalı</h2>
<p>Özellikle <strong>deprem riski yüksek olan bölgeler</strong>deki binalarda <strong>Yapı Sağlığı İzleme Sistemi’nin (YSİS)</strong> zorunlu olarak uygulanması, yönetmeliklerle sağlanmalıdır. Bu noktada sadece <strong>yüksek binalar</strong>da değil tüm yapılarda ilgili sistem zorunlu hâle getirilmelidir. YSİS, mevcut binalara da yeni binalara da uygulanabilir. Bu sistemle yapının belirli bölgelerine yerleştirilen ivme ve burulmayı takip eden sensörler aracılığı ile öncelikle binanın depreme dayanıklı olup olmadığı test edilmektedir. <strong>Deprem dayanımı</strong> tespit edildikten sonra da bina, bu sensörlere bağlı olarak çalışan takip sistemleri kurgulanarak 7/24 canlı şekilde takip edilmektedir. Abonelik sistemi ile birlikte bir merkezde toplanan bu veriler; rutin aralıklarla (örneğin 3 ayda bir) bölgedeki <strong>T.C. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)</strong> ve bina yöneticileri ile paylaşılmalıdır.</p>
<p>Bu sistemin kurgulanması,<strong> bina içerisinde yapılan izinsiz tadilatlar</strong> dolayısıyla yapıya verilecek zararların tespiti için de önemli bir veri oluşturacaktır. Konunun diğer avantajlı kısmı da bina sakinleri tarafından yapılabilecek proje dışı, izinsiz tadilatların engellenmesidir. Bu da binanın sigorta risklerini azaltacak, sigortacılar riski kullanıcıların üzerinde bırakabileceği için kaçak ve izinsiz tadilatlar engellenecektir. Aynı zamanda deprem sonrası enkaz altında canlı takibi için de YSİS, çok önemli verilere ulaşmamızı sağlayacaktır. Ülkemizde yalnızca 105 metre yüksekliğin üzerindeki yapılarda zorunlu olan bu sistemlerin mutlaka yaygınlaştırılması gerekmektedir.</p>
<h2>Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Neler İçeriyor?</h2>
<p>“<a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2023/05/20230512-21.htm" target="_blank" rel="nofollow noopener"><strong>Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</strong></a>”, yaşadığımız <strong>6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri</strong> sonrası <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/" target="_blank" rel="nofollow noopener"><strong>Resmî Gazete</strong></a>’de yayınlanarak 12 Mayıs 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelikle birlikte bina yüksekliğine bağlı olarak statik proje yapan <strong>inşaat mühendisleri</strong>nin yetki tanımlamalarına sınırlamalar getirilmiştir. Söz konusu yönetmelik, yeni mezun mühendislerin yetkilerini zamana yayma açısından faydalıdır ancak geliştirilmesi gerekmektedir.</p>
<h2>Sadece Yapı Yüksekliği Baz Alınarak Yetki Tanımlaması Doğru Değil</h2>
<p>Aynı yönetmelik, bina yüksekliği baz alınarak kişinin mezuniyet yılı ve yaptığı işlere bağlı şekilde bina makine mühendisliği hizmetlerinde de sınırlamalar getirmiştir. <strong>Yangın güvenliği</strong> konusunda da hiç yoktan iyi denilebilecek bu düzenlemede sadece yapı yüksekliği dikkate alınarak yetki tanımlamasının doğru olmadığının altını çizmek isterim. Nitekim <strong>yangın güvenliğinde farklı bina türleri</strong> de muhakkak göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<p>Örneğin barut deposu düşük yükseklikte bir yapıdır ancak burada yangın güvenliği için çok özel önlemler alınması gerekmektedir. Aynı şekilde kimyasal depolarda ve laboratuvarlarda da çok özel yangın önlemlerinin alınması gerekebilir. Bu nedenle sadece yapı yüksekliğinden ve meslekteki deneyimden hareketle yetki tanımlaması yaparsak hataya düşeriz. İyi niyetle hazırlanmış bu yönetmelik, uzman kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda geliştirilerek daha faydalı hâle getirilebilir.</p>
<h2>Binalarda Yangın Güvenliği de Deprem Güvenliği Kadar Önemli</h2>
<p><strong>Binalarda yangın güvenliğinin sağlanması</strong> da deprem güvenliği kadar önemlidir. Bu nedenle yapı yoğunluğuna bağlı olarak yangın yönetmeliği doğrultusunda yapılan işlerin kontrollerinin ve kurulan sistemlerin çalışma testlerinin gerçekleştirilmesi önem taşımaktadır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12215" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/tas-yunu-bina-uygulama-scaled.webp" alt="Bina Taş Yünü Uygulaması" width="2560" height="1718" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/tas-yunu-bina-uygulama-scaled.webp 2560w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/tas-yunu-bina-uygulama-300x201.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/tas-yunu-bina-uygulama-1024x687.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/tas-yunu-bina-uygulama-768x516.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/tas-yunu-bina-uygulama-1536x1031.webp 1536w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/tas-yunu-bina-uygulama-2048x1375.webp 2048w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/tas-yunu-bina-uygulama-750x503.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/tas-yunu-bina-uygulama-1140x765.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<h2>Yangın Güvenlik Önlemleri Nelerdir?</h2>
<p>Son zamanlarda <strong>bina cephe sistemleri</strong>ndeki yapı bileşenlerine bağlı yangınlar, çok fazla görülmektedir. Bu nedenle özellikle <strong>dış cephe yalıtımları</strong>nda yangını yürütmeyen zor yanıcı malzemeler olarak tanımladığımız mineral ve <strong>bitkisel lifli yalıtım malzemesi</strong> olan <strong>panel tipi taş yünü</strong> gibi malzemelerin tercih edilmesi önemlidir. Özellikle yüksek yapılarda A1 veya A2 sınıfı zor yanıcı malzemeler kullanılmalıdır. Diğer yapılarda ise en zor alevlenici malzemelerden faydalanılabilir.</p>
<p>Havalandırmalı cephelerde <strong>havalandırma boşlukları</strong> baca etkisi oluşturduğu için cephede çıkan yangınlar çok hızlı ilerlemektedir. Özellikle yüksek yapılarda havalandırmalı cephe sistemlerinden faydalanılacaksa kompozit ve <strong>zor yanıcı yalıtım malzemeleri</strong> kullanılmalıdır. Cephede alevin ilerlemesini engelleyecek her iki ya da üç katta bir, düşey taş yünü panellerle alev kırıcıların oluşturulmasına dikkat edilmelidir.</p>
<p>Sıvalı cephelerde havalandırmalı giydirme cephe sistemlerine göre yangının yayılma riski daha düşüktür. Eğer cephede <strong>polistren esaslı ürünler</strong> kullanılacaksa bu yalıtım malzemelerinin üretiminde <strong>alev geciktirici malzemeler</strong> tercih edilmelidir. Yine sıvalı sistemlerde de cephede alevin ilerlemesini engelleyecek, her iki ya da üç katta bir düşey taş yünü panellerle alev kırıcıların oluşturulmasına önem verilmelidir.</p>
<p>Yangın güvenliği açısından binalarda, özellikle yüksek yapılarda <strong>spring sistem kurgusu</strong>na ve zonlamalara dikkat edilmeli, işletme öncesi ve sonrası yıllık olarak springlerin, alarm ve test vanalarının, yangın hatlarının/pompalarının, depolama sistemlerinin testleri gerçekleştirilmelidir. Yapı yüksekliği 30.50 metre olan çeşitli yapılarda ve 51.50 metrenin üzerinde olan konutlarda yangın anında tahliyenin sağlıklı yapılabilmesi için <strong>yangın merdiveni</strong>, asansörü ve hollerinde basınçlandırma sistemlerinin kurgulanması önemlidir. Yapılan basınç hesaplamalarına uygun fanın seçilmesi ve katlarda menfezlerle taze hava üflemelerinin yapılması da elzemdir. Ayrıca relief damperlerle basınç kontrolü sağlanmalıdır. <strong>Yangın su alma ağızları</strong>nın konumlandırılmış olup olmadığı kontrol edilmelidir.</p>
<p>Katlardaki <strong>duman atım menfezleri</strong>nin ve buna bağlı şekilde çalışacak <strong>duman atım fanları</strong>nın yangın yönetmelik esaslarına bağlı olarak planlanması önem arz etmektedir. Hidrant ve yangın dolabı sistemleri, merdiven basınçlandırma ve duman atım fanları da yine yıllık testlerle mutlaka denetlenmeli ve sonuçlar belgelendirilmelidir. Yangın algılama, izleme ve önleme sistemleriyle ilgili bilgiler de YSİS ile aynı yazılım içerisinde takip edilebilmelidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12219" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-guvenligi-egitim.webp" alt="Yapı Güvenliği Eğitimi" width="1280" height="853" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-guvenligi-egitim.webp 1280w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-guvenligi-egitim-300x200.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-guvenligi-egitim-1024x682.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-guvenligi-egitim-768x512.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-guvenligi-egitim-750x500.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/06/yapi-guvenligi-egitim-1140x760.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></p>
<h2>Bakımlar İçin İşletme Sorumlularına Eğitim Verilmeli</h2>
<p>Tüm bunların yanı sıra bahse konu sistemlerin haftalık ve aylık bakımları için işletme sorumlularına eğitim verilmelidir. Yıllık bakımlarda gerekli test ve kontrollerin yapıldığı da mümkünse sisteme kaydedilmeli, değilse gerekli belgeler düzenlenerek işletme sorumlularına teslim edilmelidir. Bizde de gelişmiş ülkelerin tamamındaki gibi ciddi bir yazılıma ve bilimsel veriye bağlı şekilde çalışan; güvenli, takip edilebilir bir sistem kurgulanmalıdır. Yapı Güvenlik Sertifikasının hayata geçirilmesi için tüm meslek odalarının, kamunun, özel sektörün, sigortacılık sisteminin ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin alınması olmazsa olmazdır. Son olarak bu konuda yeni bir yönetmelik hazırlanmalı ve bu da belediyeler tarafından imar yönetmeliğinin eki olarak kabul görmelidir.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/yapi-guvenlik-sertifikasi-ile-deprem-ve-yangin-guvenligi/">Yapı Güvenlik Sertifikası ile Deprem ve Yangın Güvenliği</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bütünleşik Bina Tasarımı Nedir, Neden Tercih Edilmelidir?</title>
		<link>https://emsal.com/butunlesik-bina-tasarimi-nedir-neden-tercih-edilmelidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esma Sarıaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2023 06:14:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Üreticiler]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Tasarımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=9402</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplu yaşam alanlarındaki aidatların yüksekliğinden yakındığımız şu günlerde, binaların en önemli gider kalemlerinden biri olan ve bu yönüyle aidat miktarlarını da etkileyen enerji masraflarına karşı yapılması gerekenlere değinmek istiyorum. Yapılardaki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/butunlesik-bina-tasarimi-nedir-neden-tercih-edilmelidir/">Bütünleşik Bina Tasarımı Nedir, Neden Tercih Edilmelidir?</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplu yaşam alanları</strong>ndaki <strong>aidat</strong>ların yüksekliğinden yakındığımız şu günlerde, <strong>bina</strong>ların en önemli gider kalemlerinden biri olan ve bu yönüyle <strong>aidat miktarları</strong>nı da etkileyen <strong>enerji masrafları</strong>na karşı yapılması gerekenlere değinmek istiyorum.</p>
<p>Yapılardaki enerji masraflarının düşürülmesi için binanın tasarım aşamasından başlamak üzere alınması gereken bazı önlemler bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Enerji giderleri</strong>nin azaltılması, sadece <strong>aidatların düşürülmesi</strong> açısından değil; gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için de zorunluluğumuzdur.</p>
<p>Binalardaki enerji performansının önemini daha iyi algılayabilmek için öncelikle bazı kavramları anlamalıyız.</p>
<h2>Bina Enerji Performans Boşluğu Nedir?</h2>
<p>Binaların tasarım aşamasında hedeflenenden daha fazla enerjinin tüketildiği görülmektedir. Hedeflenen ve gerçekleşen performans arasındaki farka ise “<strong>performans boşluğu (açığı)</strong>” denmektedir.</p>
<h2>Hedeflenen Enerji Nasıl Tespit Edilir?</h2>
<p>Ülkemizde gerçekleştirilen <strong>mekanik tesisat</strong> tasarımlarında, kullanılacak <strong>enerji tahmini</strong> ile ilgili hesaplamalar daha çok mevzuatı yerine getirme amaçlı yapılmaktadır. Genellikle TS 825 hesaplamaları ve BEP-TR (<strong>Bina Enerji Performans Uygulaması</strong>) hesaplamaları yapılarak, yapının yıllık <strong>enerji tüketimi</strong> hesaplanmakta ve <strong>binanın enerji sınıfı</strong> belirlenerek enerji kimlik belgeleri düzenlenmektedir.</p>
<p>Hedeflenen enerjinin tespiti için enerji simülasyonları ve enerji modelleme çalışmaları yapılmaktadır. Bu aşamalarda çeşitli paket programlar kullanılmaktadır. Enerji simülasyon çalışmaları tasarım aşamasında zorunluluk içermemekte; sadece <strong>LEED</strong> veya <strong>BREAM</strong> gibi sertifika alacak binalarda ya da yatırımcının talepleri doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.</p>
<h2>Binalarda Hedeflenen Enerji Tüketimine Neden Ulaşılamaz?</h2>
<p>Performans boşluklarının tasarıma bağlı nedenlerini maddeler hâlinde şöyle sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li><strong>Mühendislik</strong> titizliğinin gösterilmemesi.</li>
<li>Otomasyon senaryolarının yeterince iyi düzenlenmemesi.</li>
<li>Kullanıcı müdahalesindeki skalanın genişliği (örneğin, oda termostatlarında sınırlamalar olmalı).</li>
<li>Kullanıcı talepleri ile ilgili varsayımlarda yapılan hatalar, görüşlerin yeterince alınmaması.</li>
<li>Hesaplamalar esnasında mahallerde yer alan cihaz performanslarına yönelik verilerin doğru tespit edilememesi.</li>
<li>Tasarımda yapılması planlanan iş, kullanılan malzeme kabulleri ile yapım aşamasındaki işlerin özellikleri ve kullanılan malzemelerin kalitesi arasında farklılıkların bulunması: <em>Tasarımcı bunu önlemek için teknik şartnameler hazırlar. Ancak kamu yapılarında mevzuata bağlı zorlayıcı sebepler veya maliyete bağlı nedenlerle teknik şartnamelere uygun malzeme alımı her zaman gerçekleşemez (yerli malı kullanma tebliği gibi). Bu da hedeflenen enerji tüketimini olumsuz yönde etkiler.</em></li>
<li>Tasarım aşamasında sürelerin doğru ve adaletli kullanımının sağlanamaması: <em>Bazı durumlarda<strong> mimari proje</strong> neredeyse mekanik proje ile birlikte biter ve sürekli mahal değişiklikleri yaşanabilir. <strong>Mimar</strong> için bu değişiklik sadece mahal adını değiştirmek olabilirken, diğer disiplinlerde mahalin tüm fonksiyonu değişebilir ve düzeltmek için vakit kalmayabilir.</em></li>
<li>Yaptırım eksiklikleri: <em>EPC işi yapmıyorsanız genellikle enerji tüketiminin planlanandan daha fazla çıkması durumunda; tasarımcılar, uygulamacılar ile tedarikçiler açısından bir sonucu ve yaptırımı yoktur.</em></li>
</ul>
<h2>Bütünleşik Bina Tasarımı Yaklaşımı Nedir?</h2>
<p>Tasarım sürecinde işin yapımı ve işletme aşaması da dahil olmak üzere; <strong>yatırımcı</strong>, <strong>müteahhit</strong>, <strong>mimar</strong> ve <strong>mühendis</strong>lerden oluşan tüm tasarım ekibinin bir araya gelerek muhtemel sorunların çözümüne imkân tanınmasına “<strong>bütünleşik bina tasarımı yaklaşımı</strong>” denir.</p>
<p>Genel olarak ülkemizin <strong>bina yapım süreçleri</strong>ndeki uygulama, bazı disiplinlerin ancak proje bitiminden sonra sürece katılımına olanak tanımaktadır. Aynı şekilde tasarımcı da işin yapım ve işletmeye alma sürecine çoğu zaman dahil edilmez.</p>
<p>Oysa bütünleşik bina tasarımı yaklaşımı bize; işin başından teslim ve işletmeye alma süreci dahil olmak üzere tüm disiplinlerin bir arada ve aynı masa etrafında çalışması gerekliliğini anlatan bir öğretidir.</p>
<h2>Bütünleşik Bina Tasarımı Yaklaşımının Ana Disiplinleri</h2>
<p>Bütünleşik bina tasarımı yaklaşımının ana disiplinleri aşağıdaki diyagramda belirtilmiştir:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9408" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/1-1.webp" alt="Bütünleşik Bina Tasarımı Nedir, Neden Tercih Edilmelidir?" width="2398" height="1235" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/1-1.webp 2398w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/1-1-300x155.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/1-1-1024x527.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/1-1-768x396.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/1-1-1536x791.webp 1536w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/1-1-2048x1055.webp 2048w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/1-1-750x386.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/1-1-1140x587.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 2398px) 100vw, 2398px" /></p>
<p>Bu ana disiplinler içerisinde yer alan alt disiplinler ile ekipler, işin tasarım-uygulama-yatırımcı ve işletmeye alma ekiplerini barındırır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9409" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/2-1.webp" alt="Bütünleşik Bina Tasarımı Nedir, Neden Tercih Edilmelidir?" width="911" height="727" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/2-1.webp 911w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/2-1-300x239.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/2-1-768x613.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2023/01/2-1-750x599.webp 750w" sizes="auto, (max-width: 911px) 100vw, 911px" /></p>
<h2>Neden Bu Kadar Kalabalık Bir Kadro ile Çalışılır?</h2>
<p>İşin bütününde tüm disiplinlerin bir arada çalışmasının pek çok avantajı vardır. Bunların bazılarını sıralayacak olursak, şu maddeler ön plana çıkmaktadır:</p>
<ul>
<li>Doğru projenin doğru yerde yapılması konusunda <strong>arazi</strong> seçiminde gerekli titizlik gösterilir.</li>
<li>Binanın en ekonomik ve verimli işletme şartlarını sağlaması hedeflenir. Ardından tüm ekip bu şartların sağlanması için organize edilir.</li>
</ul>
<h2>Farklı Yapıların Farklı İhtiyaçları Var</h2>
<p>Her <strong>inşaat</strong>ta standart <strong>yapı</strong>lar üretilmemektedir. Zira <strong>alışveriş merkezi (AVM)</strong> yaparken farklı, hastane yaparken farklı, konut yaparken farklı, biyogüvenlik laboratuvarı yaparken çok farklı ihtiyaçlar bulunmaktadır. Örneğin AVM’de iç hava kalitesi öncelikli tercih iken biyogüvenlik laboratuvarında kontaminasyonun önlenmesi ve güvenlik önceliklidir.</p>
<p>Tüm disiplinlerin, özellikle kullanıcıların ve işletmeye alma grupları ile işletmecilerin sürece dahil olması; projenin en iyi performansla sonuçlandırılması açısından önemlidir.</p>
<p>Yapının ihtiyacına göre öncelikler sıralanarak bina bazında konfor şartları oluşturulur.</p>
<p>Farklı yapı türlerinin farklı önceliklerine rağmen hedeflenen yüksek performanslı bina kriterlerine ulaşılabilmesi için süreçlerin tamamının bütünleşik bina tasarımı içerisinde yapılması ve tüm bileşenlerle birlikte bu sürecin doğru yönetilmesi hedefe ulaşmakta önem arz etmektedir.</p>
<p><strong>Sürdürülebilir</strong> ve <strong>enerji verimliliği yüksek bina</strong>larda; enerji ve su tüketiminde kaynak verimliliğini önceleyen, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı, atıkların doğaya en az zarar verecek şekilde bertaraf edildiği bir yaklaşıma ulaşmak hedeflenir.</p>
<h2>Neden Bütünleşik Bina Tasarımı Tercih Edilmeli?</h2>
<p>Bütünleşik bina tasarımı yaklaşımını tercih etmemizin, enerji performansını arttırması gibi ulusal ve evrensel nedenleri vardır. Bunları maddeler hâlinde sıralayarak konunun önemini gözler önüne serelim.</p>
<h3>Daha Az Sera Gazı Emisyonu</h3>
<p>Fosil kaynaklı enerjilerin kullanılması sonucu ortaya çıkan gazların yarattığı sera gazı etkisi nedeniyle dünyadaki sıcaklık artışı yükselmekte, bu da küresel iklim krizi nedeniyle dünya ve insanlığı olumsuz etkilemektedir. Küresel ölçekte karbon nötr hedefi için de aksiyonlar alınmaktadır. Türkiye, özellikle enerji kaynakları açısından dışa bağımlı ve kaynakları kısıtlı olan bir ülke. Bu nedenle de <strong>enerji etkin bina tasarımı</strong>nı önceliklendirmeliyiz…</p>
<h3>Daha Düşük Enerji Faturaları</h3>
<p>Enerji ve kaynak verimliliğini öncelikleyen tasarımlar sayesinde özellikle ülkemiz gibi enerjide dışa bağımlı devletler için ekonomik fayda sağlanabilir.</p>
<h3>Daha Sağlıklı Yaşam</h3>
<p>İyileştirilmiş iç hava kalitesi nedeniyle aktif havalandırmalı ve mutlaka iç hava kalitesinin önemsendiği sistemler kurgulanabilir.</p>
<h3>Daha Fazla Termal Konfor</h3>
<p><strong>Bina kabuğunda alınacak önlemler</strong>, düşük hava hızları ve otomasyona bağlı olarak iç hava sıcaklık kontrolü sayesinde termal konfor sağlanabilir.</p>
<h3>Daha Fazla Doğal Işık Kullanımı</h3>
<p>Bütünleşik bina tasarımı ile gün ışığının etkin kullanımını en üst dereceye çıkaracak önlemler alınabilir. Bu sayede kullanım maliyetleri ve enerji giderleri de düşürülmüş olacaktır. Yine <strong>bina türü</strong>ne bağlı olarak aydınlatma otomasyonunun kurgulanması da enerji giderlerinin azaltılmasını sağlayacaktır.</p>
<h3>Daha Fazla Satış Değeri</h3>
<p>Yatırımcılar ve kullanıcılar, işletme ekonomisini de göz önünde bulundurarak satış değeri yüksek yapıları tercih etmektedir. Bütünleşik bina tasarımı yaklaşımı sayesinde yapıların satış değeri de artmaktadır.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/butunlesik-bina-tasarimi-nedir-neden-tercih-edilmelidir/">Bütünleşik Bina Tasarımı Nedir, Neden Tercih Edilmelidir?</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim Binalarındaki Havalandırma Sistemlerinin Önemi</title>
		<link>https://emsal.com/egitim-binalarindaki-havalandirma-sistemlerinin-onemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esma Sarıaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Dec 2022 06:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Malzeme]]></category>
		<category><![CDATA[Sektör]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Tasarımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=8644</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özel eğitim kurumlarında daha çok tercih edilen okul hâline gelebilmek ve fark yaratabilmek devlet okullarında ise sağlık şartlarının sağlanması ve eğitimdeki koşulların daha iyiye götürülmesi için eğitim alanlarındaki iç hava [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/egitim-binalarindaki-havalandirma-sistemlerinin-onemi/">Eğitim Binalarındaki Havalandırma Sistemlerinin Önemi</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özel eğitim kurumları</strong>nda daha çok tercih edilen okul hâline gelebilmek ve fark yaratabilmek <strong>devlet okulları</strong>nda ise sağlık şartlarının sağlanması ve eğitimdeki koşulların daha iyiye götürülmesi için eğitim alanlarındaki iç hava kalitesinin sağlanması çok önemlidir. Ancak bunu talep etmekte miyiz, ya da veliler olarak bunun ne ölçüde farkındayız?</p>
<p>Yazımda, özellikle sınıflardaki iç hava kalitesinin önemini ve bunun toplumsal etkilerini irdeleyeceğim&#8230;</p>
<h2>Sağlıklı Ortamda Eğitim Almak, Çocuklarımızın Hakkıdır</h2>
<p>Çocuklarımızın sağlıklı ortamlarda eğitim alması, en doğal hakkıdır. Aynı şekilde öğretmenlerimizin ve okul çalışanlarının da sağlıklı ortamlarda görev yapması gerekmektedir. <strong>Yeni tip koronavirüs (COVID-19)</strong> pandemisi ile birlikte daha fazla gündeme gelen iç hava kalitesi, özellikle kalabalık insan gruplarının bulunduğu kapalı alanlarda çok önemlidir. Bu kapsamda okullardaki havalandırma konusu da özellikle çocuklarımızın sağlığı açısından ısrarla üzerinde durmamız gereken bir başlıktır. Kapalı alanlarda mahal havası içerisinde gözle görebildiğimiz ve göremediğimiz birtakım kirleticiler vardır.</p>
<p>Okullarda özellikle dersliklerde virüs, toz, polen, bakteri, çeşitli canlı ve ölü mikroorganizmalar, öğrencilerden ve öğretmenlerden dökülen kıl, tüy gibi vücut artıkları, bazen olası tesisat kaçaklarına bağlı olarak oluşan küf ve mantarlar, ders süresi boyunca solunum sonucu açığa çıkan karbondioksit (CO2), laboratuvarlarda yapılan deneyler esnasında açığa çıkan çeşitli gazlar; mahal havasını kirletebilmektedir.</p>
<p>Özellikle ders esnasında en büyük kirletici, solunum yaparken ortama CO2 veren insanlardır. Yani öğrenci ve öğretmenler… İç hava kalitesinin sağlanabilmesi için ortamdaki CO2 miktarının kontrol edilmesi ve buna bağlı olarak ortama taze havanın verilmesi gerekir.</p>
<p>Çünkü mahale verilmesi gereken hava miktarının görevi, iç ortamdaki kirletici oranlarını düşürmek ve kirleticiler için belirlenen limitlerin üstüne çıkılmasını engellemektir.</p>
<h2>Okullarda İç Hava Kalitesi ve Çocuklarımızın Sağlığı</h2>
<p>Sınıflarda yapılan deneylerde ilk 10 dakika içerisinde CO2 oranı 1000 ppm’in üzerine çıkmakta ve bu da öğrencilerde hem öğrenme güçlüğüne hem de konsantrasyon problemine neden olmaktadır. Yapılan ölçümlerde bir ders süresinde CO2 oranının 5000 ppm’i bulan değerlere kadar yükseldiği sınıflar tespit edilmiştir.</p>
<h2>Okullarımızdaki Fiziki Koşullar Ne Durumda?</h2>
<p>Okullarımızdaki fiziki koşullara baktığımızda sınıfların genel olarak 1.3 ila 1.5 m<sup>2</sup>’ye 1 öğrenci düşecek şekilde oluşturulduğunu gözlemlemekteyiz. 30 kişilik bir sınıf, maksimum 45 m<sup>2</sup>’lik bir alana sahip olmakta ve 40 dakikalık bir zaman diliminde bu öğrenciler kapalı alandaki havayı solumaktadır. 3 metre yükseklik kabul ettiğimizde içeride 45*3=135 m<sup>3</sup> hava bulunmaktadır.</p>
<p>Standartlar, 1 öğrenci için ortalama 30m<sup>3</sup>/h taze hava ihtiyacı belirlemektedir. Ders süresini 40 dakika kabul edersek, her öğrencinin 20 m<sup>3</sup>/ders süresi taze hava ihtiyacı vardır.</p>
<p>Sınıfta toplamda 30 öğrenci ve 1 öğretmen kabulü ile 31*20=620 m<sup>3</sup>/ders süresi taze hava gerekmektedir. Oysaki sınıfın havası sabittir ve 135 m<sup>3</sup> 620/135=4.6 kirlenmiş hava 4.6 kere solunmaktadır.</p>
<p>Bu arada sınıfta özellikle solunum yolunda enfeksiyon oluşmuş bir öğrenci varsa, solunum esnasında ortama enfeksiyon yayacağı ve sınıftaki diğer öğrenciler de aynı havayı soluyacakları için mikrobun diğer öğrencilere bulaşma ihtimali çok yüksektir. Bu konuda özellikle <strong>İzmir Makina Mühendisleri Odası</strong> tarafından yapılan deneyler bulunmaktadır. Okullardaki kontrollü taze hava verilen sistemlerde akademik başarının %15’lere varan seviyelerde yükseldiği de yine bu deneylerin sonuçları olarak açıklanmıştır.</p>
<p>Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin sağlığı için mahale kontrollü taze hava gönderilmesi, kirli havanın egzoz edilerek ortamdan uzaklaştırılması ve mahal havasının seyreltilerek bulaşma riskinin azaltılması önemlidir.</p>
<h2>İç Hava Kalitesi, Akademik Başarı İçin En Önemli Faktörlerden Biri</h2>
<p>Akademik başarı için en önemli faktörlerden birinin iç hava kalitesi olduğu birçok deneyle de tespit edilmiş bir gerçekliktir. O hâlde aşağıdaki soruyu muhakkak cevaplamalıyız…</p>
<p><em>“<strong>İklimlendirme sektörü</strong>nde uzun süredir konuşulan, üzerinde çok ciddi çalışmalar ve deneyler yapılan bu önemli konuda neden hâlâ aksiyon alamıyoruz?”</em></p>
<p>Bu sorunun cevabını iki şekilde verebiliriz:</p>
<ul>
<li>İç hava kalitesi konusunda toplumsal farkındalığımız yetersiz ve bu konuda talepkâr değiliz.</li>
<li>Konuya gerek devlet okullarında gerekse özel okullarda sadece ilk yatırım maliyeti olarak bakıyoruz ve iç hava kalitesine harcanacak bütçe ile ilgili bilgi eksikliğimiz var.</li>
</ul>
<p>Tekrar altını çizmek gerekirse okullardaki taze havanın ve havalandırmanın çocuklarımızın sağlığı ve akademik başarısı ile doğrudan ilgili olduğu konusunda toplumsal farkındalığa sahip değiliz. Bahsettiğim konuların daha çok konuşulması, yazılması ve her platformda bu işlerle ilgilenen insanlar tarafından dile getirilmesi gerekmektedir. En önemlisi de eğitim-öğretim döngüsü içerisinde çocuğu olan velilerin, öğretmenlerin ve yöneticilerin bu konuda bilinçlenmesi…</p>
<ul>
<li>Bunlar gerçekten çok pahalı sistemler midir?</li>
<li>Ekonomik olarak bunu yaptıracak güce sahip değil miyiz?</li>
</ul>
<h2>Öğrenciler, Bir Eğitim Yılında 6-8 Defa Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu Geçiriyor</h2>
<p>Burada harcanan paranın dolaylı olarak yine cebimizden çıktığına dikkat çekmek istiyorum.</p>
<p>Araştırmalara göre özellikle ana sınıfındaki ve ilköğretimdeki öğrenciler, bir okul yılı içerisinde 6-8 defa <strong>üst solunum yolu enfeksiyonu</strong> geçiriyorlar.</p>
<p>Öğrenciler, bağışıklık sistemlerinin güçlendiği ortaöğretim ve lise dönemlerinde ise ortalama olarak kış döneminde 2, bahar döneminde 1 defa olmak üzere en az 3 defa üst solunum yolu enfeksiyonu yaşıyorlar. Üstelik hastalığın farkında olmayan bir öğrenci okula gittiğinde, en yakınındaki arkadaşlarından başlamak üzere tüm sınıfta salgın oluşturuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8657" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/3d-rendering-ventilation-system.webp" alt="Maddi Kayıplar, Havalandırma Sistemi Maliyetinden Fazla" width="2500" height="1785" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/3d-rendering-ventilation-system.webp 2500w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/3d-rendering-ventilation-system-300x214.webp 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/3d-rendering-ventilation-system-1024x731.webp 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/3d-rendering-ventilation-system-768x548.webp 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/3d-rendering-ventilation-system-1536x1097.webp 1536w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/3d-rendering-ventilation-system-2048x1462.webp 2048w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/3d-rendering-ventilation-system-120x86.webp 120w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/3d-rendering-ventilation-system-350x250.webp 350w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/3d-rendering-ventilation-system-750x536.webp 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/12/3d-rendering-ventilation-system-1140x814.webp 1140w" sizes="auto, (max-width: 2500px) 100vw, 2500px" /></p>
<h2>Maddi Kayıplar, Havalandırma Sistemi Maliyetinden Fazla</h2>
<p>Çocukların hasta olmasına bağlı şekilde ortaya çıkan manevi kayıpların yanı sıra maddi anlamda oluşan giderler ise aşağıdaki gibidir:</p>
<ul>
<li>Hastalığın tespiti ile ilgili tahlil giderleri,</li>
<li>İlaç ve tedavi giderleri,</li>
<li>Hekim, sağlık ocağı, hemşire vb. hizmet alımı ile ilgili sigorta giderleri,</li>
<li>Ailenin tedavi esnasındaki iş gücü kaybı nedeniyle oluşan giderler,</li>
<li>Derslerden geri kalınması nedeniyle ek ders veya özel ders alınması ile ilgili giderler.</li>
</ul>
<p>Bunların tamamı değerlendirildiğinde, aslında bir sınıfa yapılacak havalandırma sistemi maliyetinden çok daha fazlası, sadece bir yılda harcanacaktır&#8230; En önemli şey olan sağlığın bozulması da tabii ki hiçbir maddi değerle kıyaslanamayacaktır.</p>
<p>Özetle çocuklarımızın daha sağlıklı ve başarılı olması için hijyenik alanlarda bulunmaları gerekmektedir. Son olarak yanıtını siz değerli okurlarımızın vereceği şu soruyu soralım: <em>“Yarınlarımızı emanet edeceğimiz ç</em><em>ocuklarımız buna değmez mi?”</em></p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/egitim-binalarindaki-havalandirma-sistemlerinin-onemi/">Eğitim Binalarındaki Havalandırma Sistemlerinin Önemi</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enerji Etkin Yapı Karnemiz Nasıl?</title>
		<link>https://emsal.com/enerji-etkin-yapi-karnemiz-nasil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esma Sarıaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2022 06:23:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İklim Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Konut]]></category>
		<category><![CDATA[Malzeme]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Planlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Üreticiler]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Tasarımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://emsal.com/?p=7709</guid>

					<description><![CDATA[<p>Paris İklim Anlaşması’nın uygun bulunduğuna dair Kanun, 7 Ekim 2021 itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir ve ülkemiz bu anlaşmayı imzalamasıyla birlikte 2053 yılı için sıfır karbon taahhüdünde bulunmuştur. Bahsi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/enerji-etkin-yapi-karnemiz-nasil/">Enerji Etkin Yapı Karnemiz Nasıl?</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Paris İklim Anlaşması’nın uygun bulunduğuna dair Kanun, 7 Ekim 2021 itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir ve ülkemiz bu anlaşmayı imzalamasıyla birlikte 2053 yılı için sıfır karbon taahhüdünde bulunmuştur.</p>
<p>Bahsi geçen hedefe ulaşabilmek için özellikle inşaat sektöründe acil olarak alınması gereken önlemler vardır. <strong>Bunları da “yeni binalarda alınacak önlemler” ve “mevcut yapılarda alınacak önlemler” başlıklarıyla ikiye ayırarak düşünmek gerekmektedir.</strong></p>
<h2>Kamu Binalarının Enerji Etkin Yapılara Dönüştürülmesi Çok Önemli</h2>
<p>Dünya Bankası kredisi ile T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmekte olan ve özellikle mevcut yapılar için örnek teşkil edecek Kamu Binalarında Enerji Verimliliği (KABEV) projesini takip ettiğimizde, mevcut yapıların enerji etkin yapılara dönüştürülmesinin önemini görmekteyiz. <strong>Öyle ki söz konusu dönüşüm sayesinde kısa sürede enerji giderleri, %50 ve daha fazla olmak üzere düşürülebilmektedir.</strong> Bu projenin tüm paydaşlarını ve yürütücü ekibini yürekten kutlarken, gelişmeleri de yakından takip ettiğimi belirtmek isterim.</p>
<p>Sözünü ettiğim projeler kapsamında yapılan düzenlemeleri incelediğimizde, özellikle bina kabuğunda alınan yalıtım önlemleri dikkatimizi çekmektedir. Binalarda mantolamanın, çatı yalıtımının, cephedeki pencerelerin ve kapıların yenilenmesinin enerji giderlerinin düşürülmesinde çok önemli paya sahip olduğunu görmekteyiz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7730" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/small-white-house-green-background-with-ecological-conservation-icons-ecological-development-technology-concept.jpg" alt="Enerji Etkin Yapı Karnemiz Nasıl?" width="2000" height="1125" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/small-white-house-green-background-with-ecological-conservation-icons-ecological-development-technology-concept.jpg 2000w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/small-white-house-green-background-with-ecological-conservation-icons-ecological-development-technology-concept-300x169.jpg 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/small-white-house-green-background-with-ecological-conservation-icons-ecological-development-technology-concept-1024x576.jpg 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/small-white-house-green-background-with-ecological-conservation-icons-ecological-development-technology-concept-768x432.jpg 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/small-white-house-green-background-with-ecological-conservation-icons-ecological-development-technology-concept-1536x864.jpg 1536w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/small-white-house-green-background-with-ecological-conservation-icons-ecological-development-technology-concept-750x422.jpg 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/small-white-house-green-background-with-ecological-conservation-icons-ecological-development-technology-concept-1140x641.jpg 1140w" sizes="auto, (max-width: 2000px) 100vw, 2000px" /></p>
<h2>Enerjideki En Önemli Kaynak: Verimlilik</h2>
<p>Enerji verimliliğinin, enerjideki en önemli kaynak olduğunun bilinciyle hareket etmek; özellikle bina kabuğundaki kaçakları kontrol ederek çalışmak son derece önemlidir. <strong>Binalardaki yalıtım kalınlıklarını, pencerelerin ve kapıların malzemeleri ile cinslerini; yapı teknolojileri alanında çalışan makine mühendisleri</strong> <strong>olarak bizler hesaplamaktayız.</strong></p>
<p>TS 825 yalıtım yönetmeliği her ne kadar 2000’den sonra zorunlu hâle getirilmiş olsa da ilgili yıldan sonra inşa edilen birçok yapıda yalıtımla ilgili eksiklikler tespit edilmiştir. <strong>Bu da ya mekanik proje dikkate alınmadan uygulama yapıldığını ya da mekanik projede hataların bulunduğunu düşündürmektedir</strong>.</p>
<h2>Enerji Verimliliğini Arttırmak İçin Atılan Adımlar</h2>
<p>Mevcut yapılarda gerçekleştirilen enerji analizlerine ve iyileştirmelere baktığımızda teknik merkezlerde daha yüksek verimli ve otomasyonlu yakma sistemlerinin tercih edildiğini görmekteyiz. <strong>Soğutma gruplarında; yüksek verimli, otomasyonlu, bina kapasitesine uygun, oransal, daha çok su soğutmalı sistemler seçilmektedir.</strong></p>
<p>Özellikle klima santrallerinde taze havanın tamamen dış hava şartlarında alındığı ve şartlandırılan havanın üzerindeki enerjiyi geri kazanmadan egzoz edildiği eski sistemler yerine; ısı geri kazanımlı, fan motor verimleri yüksek olan, otomasyonlu klima santralleri tercih edilmektedir. Pompaların daha yüksek verime sahip akıllı olanlarıyla değiştirilmesi, bina ihtiyaçları doğrultusunda otomasyon senaryolarının güncellenmesi ve otomasyonda kullanıcı inisiyatiflerinin sınırlandırılması gibi yine mekanik tesisat işlerinde yapılan iyileştirmeler de enerji verimliliğini arttırmaktadır.</p>
<h2>Enerji Etkin Binalar İçin Öncelikle Mekanik Sistemler Düzeltilmeli</h2>
<p>Yapılan bu değişiklikleri incelediğimizde de<strong> maalesef mekanik tesisat sistemlerine gereken önemin verilmediğine, en büyük enerji kayıplarının bu sistemlerden kaynaklandığına şahit olmaktayız.</strong> Buradan hareketle binaları enerji etkin hâle getirmek için öncelikle mekanik sistemlerin düzeltilmesi gerektiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Özet olarak çok güzel mimari tasarımlar çalışmış, gösterişli binalar inşa etmiş ancak ne yazık ki mekanik sistemlerde başarılı olamamışız…</p>
<p><strong>Bunca yıldır inşaat sektörüne bu kadar kaynak aktarılırken; mekanik sistemlerin önemini görmezden gelmemiz, hiç sağlıklı bir yaklaşım değildir.</strong> Özetle seramik seçerken gösterdiğimiz özeni brülör seçerken göstermezsek, öğrenmede en pahalı yöntem olan deneme-yanılma ile karşı karşıya kalacağımızı hatırlatmakta fayda vardır.</p>
<h2>Yanlış İşlemlerin Bedelini, Ülke Olarak Ödüyoruz</h2>
<p>Gereken önem verilmediğinde acı ve geri dönüşü pahalı olacak bu deneyimler bize; mekanik sistemlerin doğru kurgulanmamasının maliyetinin çok yüksek olduğunu göstermektedir. Üstelik bunun bedelini, yüksek enerji bedelleriyle ülke olarak ödemekteyiz… Enerjide dışa bağımlı olan ülkemizde, yapıda en çok dikkat etmemiz gereken bölümlerdeki hatalar ve bütçe kısıtlamaları nedeniyle; tamamlanan işler tekrar edilmektedir.</p>
<p>Ayrıca mevcut <strong>yapılara yenilenebilir enerji kaynaklarının eklenmesi, güneş enerjisi santrali (GES) veya rüzgâr enerjisi santrali (RES) gibi uygulamalarla enerji giderlerinin azaltılması, fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerjilerin kullanılması da bu alandaki 2053 hedeflerine yaklaşmamızda önemli yer tutmaktadır.</strong></p>
<p>Artık bina yapım süreçlerinde projeden başlamak üzere mekanik tesisat sistemlerinin öneminin anlaşılması ve kaynakların yapılan işin önemine uygun oranda ayrılması, ciddi anlamda gereklilik ve şarttır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7711" src="https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/3d-solar-pannels-project-energy-saving.jpg" alt="Enerji Etkin Yapı Karnemiz Nasıl?" width="2500" height="1833" srcset="https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/3d-solar-pannels-project-energy-saving.jpg 2500w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/3d-solar-pannels-project-energy-saving-300x220.jpg 300w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/3d-solar-pannels-project-energy-saving-1024x751.jpg 1024w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/3d-solar-pannels-project-energy-saving-768x563.jpg 768w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/3d-solar-pannels-project-energy-saving-1536x1126.jpg 1536w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/3d-solar-pannels-project-energy-saving-2048x1502.jpg 2048w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/3d-solar-pannels-project-energy-saving-750x550.jpg 750w, https://emsal.com/wp-content/uploads/2022/11/3d-solar-pannels-project-energy-saving-1140x836.jpg 1140w" sizes="auto, (max-width: 2500px) 100vw, 2500px" /></p>
<h2>İnşa Edilecek Yapılarda Bunlara Dikkat!</h2>
<p><strong>Yeni yapılacak binalarda Avrupa’da olduğu gibi Neredeyse Sıfır Enerjili Binalar (NZEB) konseptinde çalışmaları hızla gündemimize almamız gerekmektedir.</strong> Bahsi geçen faaliyetleri örneklendirmek gerekirse şunları söyleyebilirim:</p>
<ul>
<li>Yapı kabuğunda alınacak önlemlerle enerji ihtiyacını azaltmak,</li>
<li>Isı pompası sistemlerini teknik merkezlerde kullanarak ısıtma ve soğutmada ihtiyaç olan enerjiyi yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamak,</li>
<li>Gün ışığından maksimum faydalanma amaçlı projeler üretmek,</li>
<li>Konu ile ilgili tüm mühendislik ve mimarlık disiplinlerinin işin tasarım aşamasından başlamak üzere yapı tamamlanana kadar sürece dâhil etmek.</li>
</ul>
<p>Özetlemeye çalıştığım maddelerden de anlaşılacağı üzere <strong>enerji tüketimleri açısından performans açıklarının oluşmadığı sistemlerin kurgulanması, bugünün ve yarının yapı üretim sürecinde rehberimiz olmalıdır.</strong></p>
<p>Günümüzde yapıların finansal değerleri oluşturulurken, işletme maliyetlerinin düşüklüğü de önem arz etmektedir. <strong>Dolayısıyla enerji etkin yapıların her geçen gün daha fazla gündemimizde olmasını sağlamak adına üniversite, sanayi ve sivil toplum kuruluşları (STK) arasında iş birliği yapılması</strong> ve sözünü ettiğim konuda farkındalığın arttırılması son derece önemlidir.</p>
<p>The post <a href="https://emsal.com/enerji-etkin-yapi-karnemiz-nasil/">Enerji Etkin Yapı Karnemiz Nasıl?</a> appeared first on <a href="https://emsal.com">EMSAL.COM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
