Sektörün Emsal'i
Etkinlikler
EMSAL.COM
  • Gündem
  • Sektör
  • Mevzuat
  • Analiz
  • İnovasyon
  • Sürdürülebilirlik
  • Söyleşi
  • Yazarlar
No Result
Tüm Sonuçları Göster
  • Gündem
  • Sektör
  • Mevzuat
  • Analiz
  • İnovasyon
  • Sürdürülebilirlik
  • Söyleşi
  • Yazarlar
No Result
Tüm Sonuçları Göster
EMSAL.COM

Ana Sayfa » Emlak Vergisi ve Tapuda Yeni Dönem: 7566 Sayılı Kanun Neleri Değiştiriyor?

Emlak Vergisi ve Tapuda Yeni Dönem: 7566 Sayılı Kanun Neleri Değiştiriyor?

33112 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7566 sayılı Kanun; vergi ve sosyal güvenlik alanlarında önemli değişiklikler getirerek, düşük beyan ve rayiç bedel sorunlarına müdahale ediyor ve sektör paydaşlarının mali sorumluluklarını yeniden tanımlıyor.

Burcu Turhan Burcu Turhan
12 Ocak 2026
Etiketler: Mevzuat, Vergi
Okuma Süresi:13 dakika
A A
Emlak Vergisi ve Tapuda Yeni Dönem: 7566 Sayılı Kanun Neleri Değiştiriyor?
PaylaşPaylaşPaylaşPaylaşPaylaş

İçindekiler

  • Rayiç Bedellerdeki Fahiş Artışa “Tavan Fiyat” Freni
  • Tapu Harçlarında Eksik Beyan ve Yaptırımların Ağırlaştırılması
  • Konut Finansman Maliyetlerinin Vergi Matrahından İndirilmesi Hususundaki Kanuni Değişiklik
  • Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının Taşınmaz Satışlarında Vergisel İstisnalar Getirilmesi
  • Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının Taşınmaz Tasarruflarında Vergisel Bağışıklık Rejimi
  • Gayrimenkullerin Devir ve İktisabında Tapu Harcının Hesaplanacağı Değerin Netleştirilmesi
  • Genel Değerlendirme
  • Sonuç

19 Aralık 2025 tarihli ve 33112 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7566 sayılı Kanun, vergi sisteminden sosyal güvenlik uygulamalarına kadar geniş bir spektrumda köklü değişiklikler getirmektedir. Ancak Kanun’un asıl dönüştürücü etkisi; emlak vergisi, tapu harçları ve taşınmaz hukukuna ilişkin getirdiği yeni kurallarla gayrimenkul piyasasının merkezinde hissedilmektedir. Bu düzenlemeler, yalnızca teknik vergi oranlarında bir revizyon yapmanın ötesine geçerek; piyasadaki şeffaflığı artırmayı, kayıt dışılığı minimize etmeyi ve gayrimenkullerin gerçek piyasa değerleri üzerinden vergilendirilmesini sağlayan devrim önemli bir yaklaşımı temsil etmektedir.

Sektörde kronikleşmiş bir sorun haline gelen düşük beyan ve rayiç bedel farklılıklarına doğrudan müdahale eden bu yeni hukuki zemin; mülk sahipleri, bireysel yatırımcılar ve sektör profesyonelleri için mali sorumlulukların sınırlarını yeniden çizmektedir. Kamu idaresi açısından uygulama birliğini ve denetim gücünü pekiştiren bu hamle, gayrimenkulün iktisabı ve devri aşamalarında daha öngörülebilir bir maliyet yapısı sunmayı amaçlamaktadır. Netice itibarıyla 7566 sayılı Kanun; fiyatlama stratejilerinden yatırım kararlarının şekillenmesine kadar, gayrimenkul piyasasının tüm işleyiş dinamikleri üzerinde kalıcı ve yapısal bir etki doğurabilecek niteliktedir.

İlginizi Çekebilir

2026 Yılında Kira Artışı: Ev Sahibi ve Kiracının Hakları

2026 Kira Artış Oranı Nasıl Hesaplanır? (TÜFE ve Yasal Sınırlar)

İşte emlak, gayrimenkul ve vergi dünyasını etkileyen temel değişiklikler:

Rayiç Bedellerdeki Fahiş Artışa “Tavan Fiyat” Freni

Emlak Rayiç Bedeli ve Takdir Mekanizması

Emlak rayiç bedeli, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 49. maddesi uyarınca, taşınmazın piyasa rayicine uygun asgari değerini ifade eder. Bu değerler, her dört yılda bir belediye başkanlığı nezdinde kurulan ve vergi dairesi, tapu sicil müdürlüğü, ticaret odası temsilcileri ile mahalle muhtarlarından müteşekkil takdir komisyonları tarafından belirlenmektedir.

Takdir sürecinde; taşınmazın konumu, altyapı olanakları, imar durumu, çevresel faktörler ve sosyo-ekonomik göstergeler gibi çok sayıda parametre analiz edilmektedir. Bu kapsamda 2025 yılı haziran ayı itibarıyla tamamlanan takdir çalışmaları, 2026-2029 dönemine ilişkin emlak vergisi matrahlarının temelini oluşturmaktadır.

Geçmiş Dönemdeki Fahiş Artışların Analizi

Yasal düzenleme öncesinde, takdir komisyonlarınca belirlenen birim değerlerinde, özellikle bazı bölgelerde %1000’i aşan fahiş artışlar gözlemlenmiştir. Bu durumun başlıca nedenleri şu şekilde özetlenebilir:

  • Piyasa ve Enflasyonist Baskı: Taşınmaz fiyatlarındaki yüksek volatilite, piyasa satış değerleri ile vergi değerleri arasındaki makasın hızla açılmasına yol açmış; komisyonlar bu farkı kapatma yönünde daha agresif artışlara gitmiştir.
  • Mali Entegrasyon Hedefi: Vergi değerlerinin gerçek satış bedellerine yaklaştırılması suretiyle tapu harcı kayıplarının önlenmesi amaçlanmış; ancak bu durum, mülk sahipleri üzerinde sürdürülebilir olmayan bir vergi yükü oluşturmuştur.

Bu gelişmeler neticesinde, özellikle metropollerde ve turizm destinasyonlarında rayiç bedellerin %1000’i aşan, yer yer 30-40 katına ulaşan artışlar yaşandığı görülmüştür. Bu durum, mülk sahipleri açısından ciddi bir mali baskı yaratırken; gayrimenkul alım – satımlarında ödenen tapu harçlarının da astronomik seviyelere çıkmasına neden olmuştur.

Yeni Düzenleme: “İki Kat Fazlası” Kuralı Nedir?

Yaşanan bu kontrolsüz artışların yol açtığı sorunlara müdahale etmek amacıyla 7566 sayılı Kanun ile sınırlayıcı bir mekanizma öngörülmüştür. Yeni düzenleme kapsamında, takdir komisyonlarınca belirlenen artışların mükellefler üzerinde aşırı bir yük oluşturmasının önüne geçilmesi hedeflenmiştir.

7566 sayılı Kanun ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun geçici 23’üncü maddesi aşağıdaki şekilde hüküm altına alınmıştır.

  • Geçici Madde 23- (Ek: 28/11/2017-7061/35 md.) (Değişik:4/12/2025-7566/10 md.)

2025 yılında 2026 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri dikkate alınarak Kanunun 29 uncu maddesine göre 2026 yılı için hesaplanan bina ve arazi vergi değerleri, 2025 yılına ait vergi değerlerinin iki kat fazlasını geçemez.

33’üncü maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2026 yılında uygulanmak üzere 2025 yılında takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınır. Ancak esas alınan bu değerler, ilk yıl 2025 yılına ilişkin uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin iki kat fazlasını geçemez. Şu kadar ki, 33’üncü maddenin (6) numaralı fıkrası kapsamında mükellefin değişmesi durumunda birinci fıkra hükmü uygulanır.

Takip eden 2027, 2028 ve 2029 yıllarında, 29 uncu madde kapsamında bina ve arazi vergisi matrahları ile asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri birinci ve ikinci fıkraya göre belirlenen değerler üzerinden hesaplanır.

 Emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülükler için de bu madde hükümlerine göre belirlenen değerler dikkate alınarak uygulanır.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

Bu çerçevede getirilen temel kural şudur:

  • Matrah Sınırı: 2026 yılına ait bina ve arazi vergi değerleri, 2025 yılındaki değerin en fazla iki kat fazlası (toplamda 3 katı) olabilecek.
  • Örnek Senaryo: 2025 yılında vergi değeri 1.000.000 TL olan bir mülk için komisyon 20.000.000 TL değer takdir etmiş olsa bile; kanun gereği bu mülkün 2026 yılı vergi matrahı en fazla 3.000.000 TL olarak uygulanacak.

2026-2029 Dönemi İçin “Öngörülebilirlik” Etkisi

Söz konusu düzenleme yalnızca 2026 yılı ile sınırlı kalmayıp, 2027, 2028 ve 2029 yıllarına ait emlak vergisi hesaplamaları için de bir referans tabanı oluşturmaktadır. Böylece mükellefler ve yatırımcılar, önümüzdeki dört yıllık dönemde karşılaşacakları vergi yükünü daha net ve öngörülebilir biçimde hesaplayabileceklerdir. Bu durum, özellikle uzun vadeli gayrimenkul yatırımları açısından hukuki güvenlik ve mali planlama bakımından önemli bir kazanım sağlamaktadır.

Yeniden Değerleme Oranında “Tam Katsayı” Uygulaması

Düzenlemenin en kritik teknik değişikliklerinden biri de yıllık artış oranlarının hesaplanma yönteminde yapılmıştır. 7566 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinde köklü bir değişikliğe gidilmiştir. Bu kapsamda; ilgili maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan “yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde” ibaresi, “yeniden değerleme oranında” şeklinde değiştirilmiştir. Ayrıca, idareye tanınan artırma yetkisine ilişkin beşinci fıkradaki kısıtlayıcı ibareler madde metninden çıkarılmıştır.

7566 sayılı Kanunun 11. maddesi ile; 1319 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan “yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde” ibareleri “yeniden değerleme oranında” şeklinde değiştirilmiş, beşinci fıkrasında yer alan “veya yeniden değerleme oranına kadar artırmaya” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

Bu hamleyle, vergi matrahlarının yüksek enflasyon karşısında reel değerini kaybetmesi önlenmiş ve kamu gelirleri ekonomik verilerle tam uyumlu hale getirilmiştir. Özetle devlet; 2026 yılındaki takdir artışlarına “iki kat fazlası” kuralıyla bir üst sınır koyarak mükellefi korumuş, takip eden yıllardaki artışları ise tam katsayı üzerinden enflasyona endeksleyerek mali bir denge kurmuştur.

Tapu Harçlarında Eksik Beyan ve Yaptırımların Ağırlaştırılması

Düzenlemenin Hukuki Dayanağı

Gayrimenkul sektöründe gerçek satış bedellerinin beyan dışı bırakılmasına yönelik yapısal sorunu gidermek amacıyla, 7566 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile mülga uygulama üzerinde köklü bir değişikliğe gidilmiştir. Bu kapsamda, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 63. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ve yaptırımın temelini oluşturan “%25 nispetinde” ibaresi, “bir kat” şeklinde tadil edilmiştir.

Yapılan bu yasal düzenleme neticesinde, 492 sayılı Kanun’un 63. maddesi şu amir hükme kavuşmuştur:

“…Tapuda yapılan işlemden sonra, emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerinden harç ödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi halinde, aradaki farka isabet eden harç ikmalen veya re’sen tarh edilir. Bu suretle tarh edilecek tapu ve kadastro harcı için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan vergi ziyaı cezası bir kat uygulanır.”

492 sayılı Harçlar Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinde yapılan değişiklikler kapsamında, gayrimenkul devir ve iktisap işlemlerinde tapu harcına esas bedelin eksik beyan edilmesine ilişkin yaptırımlar önemli ölçüde ağırlaştırılmıştı. Bu düzenleme ile amaçlanan temel husus; tapu işlemlerinde yaygın şekilde uygulanan gerçek satış bedelinin altında beyan pratiğinin önlenmesi ve kamu gelirlerinde yaşanan yapısal kaybın azaltılmasıdır.

Önceki Uygulama

Değişiklik öncesinde, tapu işlemlerinde beyan edilen bedelin gerçeği yansıtmadığının tespiti halinde;

  • Eksik ödenen tapu harcı re’sen veya ikmalen tarh edilmekte,
  • Bu tutar üzerinden % 25 oranında vergi ziyaı cezası uygulanmakta,
  • Ayrıca gecikme faizi tahakkuk ettirilmekteydi.

Ancak uygulamada bu yaptırım düzeyi, düşük beyan yoluyla sağlanan mali avantaj karşısında caydırıcı olmaktan uzak kalmış; gerçek bedelin altında beyan neredeyse rutin bir uygulama haline gelmiştir.

7566 Sayılı Kanun ile Getirilen Yeni Rejim

7566 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda, tapu harcında eksik beyanın tespiti halinde uygulanacak ceza rejimi niteliksel olarak değiştirilmiştir.

Yeni düzenleme uyarınca;

  • Eksik beyan edilen bedel nedeniyle ödenmeyen tapu harcı,
  • Bir kat vergi ziyaı cezası ile birlikte tahsil edilecektir.

Bu kapsamda, önceki % 25’lik ceza oranı yerine, artık % 100 oranında (bir kat) ceza uygulanacaktır. Buna ek olarak gecikme faizi uygulaması da devam etmektedir.

Konut Finansman Maliyetlerinin Vergi Matrahından İndirilmesi Hususundaki Kanuni Değişiklik

Önceki Uygulama ve Hukuki Çerçeve

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 74. maddesi, kira geliri elde eden mükelleflere “gerçek gider” yöntemini seçmeleri durumunda, gelirin elde edilmesi için yapılan belirli harcamaları matrahtan düşme imkânı tanıyordu. Bu çerçevede, kiraya verilen bir konutun satın alınması aşamasında kullanılan kredilerin faiz giderleri, vergiye tabi safi kazancın tespitinde gider olarak kabul edilmekteydi. Bu uygulama, kredi ile konut edinimini vergisel açıdan teşvik eden ve finansman maliyet yükünü hafifleten önemli bir mekanizmaydı.

7566 Sayılı Kanun ile İhdas Edilen Yeni Rejim

7566 sayılı Kanun, Gelir Vergisi Kanunu’nun 74. maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde kritik bir ibare değişikliği yapmıştır. İlgili bendin başında yer alan “Kiraya verilen mal ve haklar” ifadesi, “Konutlar hariç olmak üzere kiraya verilen mal ve haklar” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişikliğin doğurduğu temel sonuçlar şunlardır:

  • İndirim Yasağı: Konut iktisabı için kullanılan kredilere ait faiz giderleri, konut kiraya verilmiş olsa dahi artık gerçek gider yönteminde indirim konusu yapılamayacaktır.
  • Kapsam Sınırı: Bu kısıtlama münhasıran “konut” vasıflı taşınmazlar için geçerlidir. İş yeri kira gelirleri veya ticari kazanç kapsamında değerlendirilen taşınmazlarda, kredi faizlerinin gider olarak gösterilmesine engel bir durum bulunmamaktadır.

Düzenlemenin Gerekçesi ve Mali Politika Tercihi

Söz konusu değişiklikle, konut piyasasında uzun süredir tartışılan vergisel teşvik-fiyat artışı ilişkisine müdahale edilmesi amaçlanmaktadır. Kredi faizlerinin kira gelirlerinden indirilebilmesi, özellikle yüksek enflasyon ve düşük reel faiz dönemlerinde;

  • Krediyle konut edinimini teşvik eden,
  • Yatırım amaçlı konut talebini artıran,
  • Dolaylı olarak konut fiyatları ve kira bedelleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturan bir unsur olarak değerlendirilmiştir.

Bu yönüyle düzenleme, konutun bir yatırım ve finansal enstrüman olmaktan ziyade, barınma amaçlı bir mal olarak yeniden konumlandırılmasına yönelik mali politika tercihini yansıtmaktadır.

Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının Taşınmaz Satışlarında Vergisel İstisnalar Getirilmesi

Düzenlemenin Hukuki Dayanağı

7566 sayılı Kanun ile kamu taşınmazlarının elden çıkarılmasına ilişkin vergisel rejimde önemli bir genişlemeye gidilmiştir. Bu kapsamda, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan “diğer istisnalar” başlığı altında düzenlenen (p) bendinde geçen “belediyeler ve il özel idareleri” ibaresi, “belediyeler, il özel idareleri ve yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları” şeklinde değiştirilmiştir.

Buna paralel olarak, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nda yer alan tapu harcına ilişkin istisna hükümleri de Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarını (YİKOB) kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Böylece YİKOB’lar, taşınmaz satış işlemleri bakımından hem KDV hem de tapu harcı yönünden istisna kapsamına alınmıştır.

Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının Taşınmaz Tasarruflarında Vergisel Bağışıklık Rejimi

Normatif Düzenleme ve Hukuki Dayanak

7566 sayılı Kanun, kamu taşınmazlarının elden çıkarılmasına ilişkin usul ve esaslarda, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarını (YİKOB) kapsayacak şekilde genişletici bir düzenleme ihdas etmiştir. Bu kapsamda, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-p maddesi tadil edilerek, belediyeler ve il özel idarelerine tanınan KDV istisnasının kapsamına “Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları” da dâhil edilmiştir.

Söz konusu yasal genişleme, eş zamanlı olarak 492 sayılı Harçlar Kanunu bünyesindeki tapu harcı istisnalarına da yansıtılmıştır. Yapılan bu çift taraflı düzenleme ile YİKOB’lar, taşınmaz mülkiyetinin devri ve iktisabı süreçlerinde hem KDV hem de tapu ve kadastro harcı yönünden tam bir istisna rejimine tabi kılınmıştır.

Değişikliğin Kapsamı ve Sonuçları

Yapılan düzenlemeler sonucunda, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının mülkiyetinde bulunan taşınmazların satış yoluyla devri suretiyle gerçekleştirilen işlemler;

Katma Değer Vergisi’nden istisna edilmiş, aynı zamanda söz konusu devir ve iktisap işlemleri tapu ve kadastro harcına tabi olmaktan çıkarılmıştır.

Bu çerçevede, YİKOB’ların taşınmaz satışları, belediyeler ve il özel idareleriyle vergisel açıdan eşdeğer bir statüye kavuşturulmuş, kamu idareleri arasında vergisel uygulama birliği sağlanmış, taşınmazların satış sürecinde hem dolaylı vergi hem de harç yükü ortadan kaldırılarak işlem maliyetleri önemli ölçüde azaltılmıştır.

Özellikle büyükşehirlerde YİKOB’lar tarafından yürütülen yatırım, altyapı ve koordinasyon faaliyetleri dikkate alındığında, bu istisnalar; kamuya ait taşınmazların ekonomiye kazandırılmasını kolaylaştıran, idari süreçleri sadeleştiren ve kamu projelerinin finansmanında esneklik sağlayan bir etki doğurmaktadır.

Düzenleme, kamu taşınmazlarının tasfiyesinde vergi ve harç yükünü azaltarak, kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasına hizmet eden tamamlayıcı bir mali politika aracı niteliği taşımaktadır.

Gayrimenkullerin Devir ve İktisabında Tapu Harcının Hesaplanacağı Değerin Netleştirilmesi

Önceki Düzenleme ve Uygulamada Ortaya Çıkan Sorun

492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 63. maddesinde, gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu harcının; “emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden” hesaplanacağı açıkça hüküm altına alınmıştır.

Buna karşılık, Harçlar Kanunu’na bağlı (4) sayılı tarifenin I/20-a bendinde yer alan düzenlemede, harcın hesaplanacağı değere ilişkin ifadede terminolojik bir uyumsuzluk bulunmakta; bu durum normlar arasında yorum farklılıklarına ve uygulamada tereddütlere yol açmaktaydı.

7566 Sayılı Kanun ile Yapılan Değişiklik

7566 sayılı Kanun ile Harçlar Kanunu’na bağlı (4) sayılı tarifenin I/20-a bendinde yer alan “beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri” ibaresi, “emlak vergisi değerinden az olmamak üzere beyan edilen devir ve iktisap bedeli” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişiklikle, Harçlar Kanunu’nun 63. maddesi ile tarife hükmü arasında ifade ve anlam birliği sağlanmıştır. Tapu harcının, uygulamada olduğu gibi emlak vergisi değerinden az olmamak kaydıyla mükelleflerce beyan edilen alım-satım bedeli üzerinden hesaplanacağı hususu açık ve tartışmasız hale getirilmiştir.

Genel Değerlendirme

7566 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler, emlak ve gayrimenkul sektörüne ilişkin vergisel ve harç uygulamalarında şeffaflık, gelir güvenliği ve piyasa disiplinini artırmaya yönelik çok yönlü bir reform paketi niteliği taşımaktadır. Kanun koyucunun yaklaşımı hem yerel yönetim gelirlerinin hem de merkezi bütçe gelirlerinin korunması, kayıt dışı uygulamaların azaltılması ve mükellef davranışlarının mevzuata uygun hâle getirilmesi ekseninde şekillenmektedir.

Rayiç bedel artışına tavan fiyat getirilmesi, özellikle emlak vergisi ve buna bağlı mali yükümlülüklerde öngörülebilirliği artıran bir düzenleme olarak öne çıkmaktadır. Bu adım, mükellefler açısından ani ve yüksek vergi artışlarını sınırlarken, idare açısından da sistematik değerleme sorunlarının önüne geçmeyi amaçlamaktadır.

Tapu harçlarında eksik beyan hâlinde yaptırımların ağırlaştırılması ile gayrimenkul işlemlerinde yaygın olarak karşılaşılan bedel düşük gösterme pratiği hedef alınmıştır. Bu düzenleme, yalnızca tapu harcı açısından değil, aynı zamanda gelir vergisi, değer artış kazancı ve kira gelirleri bakımından da zincirleme bir vergi uyumunu teşvik edici etki doğurmaktadır.

Konut ediniminde kullanılan kredi faizlerinin kira gelirlerinden indirimine son verilmesi ise, yatırım amaçlı konut ediniminde vergi avantajlarını daraltarak konutun finansal bir yatırım aracı olarak kullanılmasını sınırlayıcı bir etki yaratmaktadır. Bu düzenleme, özellikle konut arzı ve kira piyasasında denge sağlanması hedefiyle uyumlu bir politika tercihi olarak değerlendirilebilir.

Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının taşınmaz satışlarında KDV istisnası kapsamına alınması, kamu idaresinin taşınmaz tasfiyesi ve yatırım süreçlerinde vergisel tarafsızlığı güçlendiren bir düzenlemedir. Bu değişiklik, belediyeler ve il özel idareleriyle paralel bir uygulama zemini oluşturarak mevzuat bütünlüğünü artırmıştır.

Son olarak, gayrimenkul devir ve iktisabında tapu harcının hesaplanacağı değerin netleştirilmesi, Harçlar Kanunu’ndaki normlar arası ifade uyumsuzluğunu gidererek uygulamada yaşanan tereddütleri ortadan kaldırmıştır. Tapu harcının, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanacağının açıkça ortaya konulması hem idare hem mükellef açısından hukuki güvenliği artırmaktadır.

Sonuç

7566 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler, gayrimenkul sektöründe vergisel adaletin güçlendirilmesi, kayıt dışılığın azaltılması ve kamu gelirlerinin korunması yönünde önemli bir dönüşümü ifade etmektedir. Kanun, tekil ve dağınık değişiklikler yerine, rayiç bedelden tapu harcına, KDV istisnalarından gider indirimlerine kadar uzanan bütüncül bir düzenleme yaklaşımı benimsemiştir.

Bu çerçevede, mükelleflerin beyan sorumluluğu daha belirgin hâle getirilmiş, idarenin denetim ve tahsil kapasitesi güçlendirilmiş ve gayrimenkul işlemlerinde uzun süredir tartışma konusu olan uygulama boşlukları büyük ölçüde giderilmiştir. Düzenlemelerin kısa vadede işlem maliyetlerini artırıcı etkileri olabilse de, orta ve uzun vadede piyasa disiplinini güçlendirmesi ve vergisel eşitliği sağlaması beklenmektedir.

Sonuç olarak, 7566 sayılı Kanun’un emlak ve gayrimenkul dünyasına yönelik hükümleri, mali şeffaflığı esas alan, öngörülebilirliği artıran ve kamu yararı odaklı bir reform niteliği taşımakta olup, uygulamanın idari rehberlik ve yargı içtihatlarıyla desteklenmesi hâlinde sektör üzerindeki etkisinin daha dengeli ve kalıcı olacağı değerlendirilmektedir.

PaylaşGönderPaylaşTweetPaylaş
Önceki

2026 Kira Artış Oranı Nasıl Hesaplanır? (TÜFE ve Yasal Sınırlar)

Sonraki

2026 Yılında Kira Artışı: Ev Sahibi ve Kiracının Hakları

Sonraki
2026 Yılında Kira Artışı: Ev Sahibi ve Kiracının Hakları

2026 Yılında Kira Artışı: Ev Sahibi ve Kiracının Hakları

BU HAFTA EN ÇOK OKUNANLAR

Kentsel Dönüşümde Arsa Payı ve Hukuki Uyuşmazlıklar
Mevzuat

Kentsel Dönüşümde Arsa Payı ve Hukuki Uyuşmazlıklar

Zeynep Gökçe
8 Ocak 2026

Kentsel dönüşüm uygulamaları ile ulaşılmak istenen temel amaç; bireylerin güvenli, sağlıklı ve çağdaş yaşam koşullarına sahip kentlerde yaşamalarını sağlamak, afet...

Devamını Oku
2026 Kira Artış Oranı

2026 Kira Artış Oranı Nasıl Hesaplanır? (TÜFE ve Yasal Sınırlar)

9 Ocak 2026
Marmara’da Beklenen Büyük Deprem ve Olası Kayıplar

Marmara’da Beklenen Büyük Deprem ve Olası Kayıplar

5 Ocak 2026
Emekliler Hangi Durumlarda Emlak Vergisinden Muaf Olur?

Emekliler Hangi Durumlarda Emlak Vergisinden Muaf Olur?

15 Ekim 2025
Kentsel Dönüşüm Kira Yardımı 2025

Kentsel Dönüşüm Kira Yardımı 2025

20 Haziran 2025

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Analiz

Kredili Konut Satışlarında Yükseliş Bekleniyor

11 Temmuz 2024
Söyleşi

Aidat Zam Sınırlaması İddiaları Gerçeği Yansıtmıyor

7 Temmuz 2023
Gündem

İnşaat Süreçlerinde Yeni Bir Devir Başlıyor

15 Aralık 2022
Kentsel Dönüşüm

Kentsel Dönüşüm Kredisi 2024

14 Şubat 2024
EMSAL.COM

Emsal.com, Türkiye ekonomisinin itici güçlerinden gayrimenkul sektörüne ışık tutmak amacıyla kurulmuştur.
 
Sektörün önemli konu başlıklarına dair farkındalığı hem üretici hem de tüketici açısından artırmak adına uzman kalemlerin görüşlerine yer verilen bu platformda, söz konusu alan; geniş bir perspektiften mercek altına alınmaktadır.
 
Emsal.com;

  • Uzman görüşlere ev sahipliği yapar,
  • Gayrimenkul sektörünün dijital kütüphanesidir,
  • Güvenli, kaliteli, tarafsız ve özgün içerikler yayınlar.

  • En Çok Okunanlar

  • Yapı Tatil Tutanağı Nedir, Neden Önemlidir?
  • Bina Kimlik Sistemi Devrede, Peki Yeterli mi?
  • İstanbul’un Gelecek 10 Yılda Konut İhtiyacı
  • Gayrimenkulde Yurt Dışı Talebi
  • Hisseli Tapuda Ön Alım Hakkı ve Fiili Taksim
  • Proptech Nedir, Nerede Kullanılır?
  • Afete Dirençli Kent Nedir?
  • Kiracılı Ev Satılırsa Ne Olur?
  • Kira Davalarında Arabuluculuk Dönemi
  • İmarda Terimler ve Hesaplamalar
  • Dairelerde Balkon Kapatmak Yasal mı?
  • İmar Planı Tadilatı Nedir ve Nasıl Yapılır?
  • Kiracı Satılacak Evi Göstermek Zorunda mı?
  • Kategoriler

    • Gündem
    • Sektör
    • Mevzuat
    • Analiz
    • İnovasyon
    • Sürdürülebilirlik
    • Söyleşi
    • Yazarlar

    Politikalar

    • Yayın İlkeleri
    • KVKK Aydınlatma Metni
    • Gizlilik Politikası
    • Çerez Politikası

    Telegram

    Tüm güncel gelişmeler ve haberler için
    Telegram kanalımıza katılın!

    Kanala Katılın
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Etkinlikler
    • İletişim

    © 2025 | Tüm Hakları Saklıdır. | emsal.com

    No Result
    Tüm Sonuçları Göster
    • Gündem
    • Sektör
    • Mevzuat
    • Analiz
    • İnovasyon
    • Sürdürülebilirlik
    • Söyleşi
    • Etkinlikler
    • Konular
    • Yazarlar
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Sektörün Emsal’i
    • İletişim

    © 2025 | Tüm Hakları Saklıdır. | emsal.com

    Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK uyarınca kullanılan çerezler yönetebilir. Daha fazla bilgi için tıklayın.