İçindekiler
1. Uluslararası Gayrimenkul Kongresi, İstanbul Ticaret Odası (İTO) ile Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) iş birliğinde gerçekleşerek sektör profesyonellerini buluşturdu. Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda sektör temsilcisinin yer aldığı etkinliğin açılış konuşmalarını; İTO Başkanı Şekib Avdagiç, TÜGEM Başkanı Hakan Akdoğan ve NAR Küresel Başkanı Daniel Guerra yaptı.

Şekib Avdagiç: Türkiye’nin Her Köşesi Gayrimenkul Açısından Altın Değerinde
Açılış konuşmasına gayrimenkul sektörünün önemine vurgu yaparak başlayan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, kongrede birçok sorunun farklı açılardan ve çözüm boyutu ile ele alınacağını ifade etti. Avdagiç, şu ifadelerin altını çizdi:
Gayrimenkul sektörümüzde işlerin yolunda gitmesi, genelde ekonomi ve ticaretin sağlıklı işlediği anlamına gelir. Bu sebepten Oda olarak gayrimenkul sektörünü masaya yatıran bu kongreyi düzenlemeyi çok önemli buluyoruz. Ülkemizin her türlü köşesi gayrimenkul anlamında gerçekten altın değerinde. Son yıllarda İstanbul’un, Akdeniz ve sahillerinim cazibesi sürekli artıyor. Türkiye’nin her köşesi, gayrimenkul açısından altın değerinde. Akdeniz ve Ege sahilleri, Marmara kıyılarımız her geçen gün cazibesini artırıyor. Ticaret ve sanayide elde ettikleri gelişmeler ya da doğal ve tarihi güzellikleriyle Anadolu illerimiz de gayrimenkul sektörü için büyük imkânlar sunuyor. İstanbul, Türk gayrimenkul sektörünün lokomotifi ve parlayan küresel yıldızı. İstanbul, 8 bin 500 yıllık geçmişinin sağladığı avantajlarla, kıtaların ve denizlerin kavuştuğu şehir olması sebebiyle artık gayrimenkulün de küresel bir merkezidir.

Hakan Akdoğan: Gayrimenkul Sektörü Stratejik Bir Alandır
Bir diğer açılış konuşmacısı olan TÜGEM Başkanı Hakan Akdoğan şu ifadeleri kullandı:
Gayrimenkul sektörü barınmadan yatırıma, ekonomiden şehirlerimizin gelişimine kadar hayatın her noktasına dokunan stratejik bir alandır. Dünyanın farklı ülkelerinden ve ülkemizin farklı şehirlerinden gelen sektör temsilcileri ile bir arada olmak sadece bilgi paylaşımı değil aynı zamanda ülkemizin marka değerine katkı sağlayacak güçlü bir iş birliği fırsatıdır. Bu organizasyonun gerçekleşmesi için en başından beri yanımızda olan, güçlü desteğini esirgemeyen İTO Başkanımız Sayın Şekib Avdagiç ve yönetim kuruluna şükranlarımı sunuyorum.
Kongrenin devamında Hakan Akdoğan’ın moderatörlüğünde “Türkiye Gayrimenkul Piyasasında Regülasyon” başlıklı ilk panel gerçekleştirildi. Panelde TÜGEM Başkan Yardımcısı Mustafa Hakan Özelmacıklı, Sektörel Ticaret ve Taşınır Rehni Şubesi Daire Başkanı Erdem Karaman ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Emlak Yönetimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Cansu Şarkaya İçellioğlu, Türkiye’de gayrimenkul piyasasını şekillendiren yasal düzenlemeler ve regülasyon süreçlerini değerlendirdiler.

Erdem Karaman: Emlak İşletmelerinin %90’ına Yakını Artık Yetki Belgeli
Panelde söz alan Erdem Karaman, 2018’de yayınlanan Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik ile beraber sektörde yaşanan köklü değişiklikleri şöyle aktardı:
2018 öncesi dönemde bu mesleği yapacak kişilere dair hiçbir kriter yoktu. Normal bir iş yeri açma prosedürünü yapan herkes emlakçılık faaliyetini gerçekleştiriyordu ama Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik ile buna belli kriterler getirildi. Bunlar arasında; seviye 5 mesleki yeterlilik belgesi, en az ilköğretim mezunu olunması, daha önce iflas edilmemiş olunması, kasti bir suçtan dolayı 5 yıldan fazla mahkumiyetin olmaması, belli bir mesleki eğitim prosedüründen geçilmiş ve o eğitimde başarılı olunması ve başvurunun yapıldığı tarihten itibaren son 5 yıl içinde ön lisans ve lisans üstü mezunlarının 6 ay, bunların dışında kalanların en az 12 ay emlak danışmanlığı yapmış olması gibi kriterler getirildi.
Yönetmelik çerçevesinde bir Taşınmaz Ticareti Bilgi Sistemi oluşturuldu. Emlak işletmelerine yetki belgesi verilmesine ilişkin tüm prosedürler online olarak gerçekleştiriliyor. 2018’den bu yana yetki belgeleri verilmeye başlandı. Günümüzde baktığımızda yetki belgesi sayısı 85 bini aştı. Kayıtlı işletmelerin %90’ına yakını artık yetki belgeli.
Doç. Dr. Cansu Şarkaya İçellioğlu: Eğitim Programları Sektöre Nitelikli İş Gücü Kazandırıyor
Panelin diğer konuşmacısı olan Doç. Dr. Cansu Şarkaya İçellioğlu, üniversitelerde gayrimenkul alanında verilen eğitimlerin sektöre nitelikli iş gücü kazandırdığını ifade ederek şöyle konuştu:
Şu an itibarıyla Türkiye’de 20 – 21 tane üniversitede emlak yönetimi programları var. Kendi üniversiteme baktığımda son 25 yılda 1000 öğrencinin üstünde mezun verdiğimizi görüyorum. Ön lisans çoğunlukta olmakla birlikte ülkemizde gayrimenkul alanında kısıtlı da olsa lisans ve lisans üstü düzeyde eğitimler de mevcut. Tüm bu programlar sektöre nitelikli iş gücünü yetiştirmek için faaliyet gösteriyor.
Mustafa Hakan Özelmacıklı: Regülasyonlar Sektörümüzü Uluslararası Standartlara Ulaştırmak Adına Önemli Bir Temel
Sektörel regülasyonların önemini değerlendiren Mustafa Hakan Özelmacıklı, düşüncelerini şöyle dile getirdi:
Meslektaşlarımız açısından regülasyon oldukça önemli. Aslında 2018 öncesine baktığımızda emlakçı olmak isteyen bir kişinin hemen o gün emlakçılık faaliyeti ile ilgili tüm süreçleri yerine getirip emlakçı olması mümkündü. Regülasyonlarla çeşitli şartların bu sektöre kazandırılması en azından sektörün uluslararası normlara uygun standartlara ulaşması açısından önemli bir temeli oluşturdu.
Kongrede gerçekleşen “Ticari Gayrimenkul Piyasaları” başlıklı oturuma, TÜGEM Başkan Yardımcısı Sühran Aras moderatörlük yaptı. Panelde Alkaş & Han Spaces Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş, TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya ve TÜGEM Yönetim Kurulu Üyesi / Ticari Komite Başkanı Murat Çolak, ofis, perakende ve endüstriyel gayrimenkul piyasalarındaki güncel eğilimleri aktardı.

Avi Alkaş: Kapalıçarşı’yı Çok Daha İyi Yaşatmamız Lazım
Konuşmasında Kapalıçarşı’nın önemine vurgu yapan Avi Alkaş, zamanın ruhu dijitalleşmede, veri ekonomisinde ve sürdürülebilirlik üzerinden yeniden yazıldığını ifade ederek şunları söyledi:
20. yüzyılın yarısı itibarıyla modern alışveriş merkezleri günümüze gelmeye başladı. Halbuki biz 1461’de Kapalıçarşı’yı Fatih Sultan Mehmet ile inşa etmeye başlamıştık. Dünyanın en eski alışveriş merkezi olarak bu bölgenin merkezinde kalbi olan Kapalıçarşı’yı çok daha iyi yaşatmamız lazım. Çünkü; doğu ve batının, geleneğin ve modernizmin buluştuğu noktalarda bugün zamanın ruhu dijitalleşmede, veri ekonomisinde ve tabi ki sürdürülebilirlik üzerinden yeniden yazılıyor.
Kongrenin “Uluslararası Rekabet” konulu son panelinin moderatörlüğünü ise Finans Eğitmeni Prof. Dr. Ali Hepşen üstlendi. Panelde Fuzul Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Faruk Akbal, Ağaoğlu CEO’su Burak Kutluğ ve Mars Global CEO’su Hakan Bucak, Türk gayrimenkul sektörünün uluslararası pazarlardaki konumu, rekabet gücü ve yabancı yatırımcılarla ilişkilerini değerlendirdi.

Prof. Dr. Ali Hepşen: Gayrimenkul Sektöründe Cari Açık Veriyoruz
Gayrimenkul sektörü özelinde cari açık verildiğini vurgulayan Prof. Dr. Ali Hepşen’in değerlendirmeleri şöyle oldu:
Mütekabiliyet süreciyle beraber yabancı yatırımcıya satış alanı hızlandı ama son dönemdeki rakamlara baktığımız zaman iklimin yavaş yavaş biraz daha farklı yöne kaydığını da gözlemliyoruz. Özellikle ödemeler dengesi rakamlarına baktığımızda Türkiye’de yerleşiklerin yurt dışındaki alımlarının yurt dışındaki yerleşiklerin Türkiye’deki alımlarına kıyasla daha yüksek olduğunu, belki de tarihte ilk defa bu anlamda cari açık verdiğimizi gayrimenkul sektörü özelinde söylemek mümkün.
Hakan Bucak: Yabancı Yatırımcıya İyi Hissettirecek Ortamı Sağlamalıyız
Uluslararası yatırımcıların ülkemize rağbetini artırmak için önerilerini aktaran Hakan Bucak, şu ifadeleri kullandı:
Yabancıya satışta çok ciddi bir gerileme yaşadık. Şu an bu sene tahminim 11 bin satıştayız. Seneyi 15 – 16 bin satışla kapatacağımızı öngörüyoruz. Bu da son 10 yılın en düşük satış rakamlarından biri olacak. Türkiye’nin yatırım değeri özellikle son 3 senede ciddi anlamda zedelendi. Siyasi problemler, jeopolitik riskler, ekonomik sorunlar derken talep çok düştü. Ne yapmak lazım bundan sonra? Yabancı yatırımcıyı hem yatırım yaparken hem de yaşarken iyi hissettirecek ortamı test etmeliyiz. Yabancı buraya geldiğinde ortam biraz karışık görünüyor.
Türkiye ne yazık ki çok ucuz pazarlandı. Bunun da en önemli gerekçesi dünyanın dört bir tarafından gelen insanların emlakçılık yaparak yabancıya satışı bir zenginleşme aracı olarak görmesi. Şehirlerimizin, projelerimizin itibarını düşünmeden çok ciddi anlamda pazarlama yaptılar ve çok ciddi mağduriyetler doğurdular. Mutlaka bu taraf regüle edilmeli. Biz GİGDER olarak bu konuda çok çalışma yaptık. Bizim derdimiz uluslararası gayrimenkul danışmanlığı konusunda belli başlı bariyerler koyarak orda sertifika sistemi ile regülatif bir alana çekmekti. Bunu engellemek lazım.
Ömer Faruk Akbal: Finansmana Erişim En Önemli Problem
Ömer Faruk Akbal, konut alımlarının düşmesi ile ilgili yorumlarını şöyle dile getirdi:
Konut satışları düştü diye verilen manşetlere bakınca sanki mesele ekonomik bir problem, konut geliştiricilerin sorunu gibi yansıyor. Konut alımları düştü dendiğinde problem kimin? Vatandaşın problemi. Meselenin servis ediliş şekline göre düşünmeye başlıyoruz.
İnsanlarımız ne yazık ki eskisi gibi konut alamıyor. Para tarafında yukarıya doğru bir akış var. Orta segmentte bir azalma var. Zaten geliştiricilerin çoğu artık ya konut geliştirmekten vazgeçmiş ya da lüks konut üretiyor. Konut alımı artık herhangi bir vatandaşımız için uzak bir mesele hâline gelince insanlar da ya hep ya hiç şeklinde bir tercih aşamasına geliyor. Ya hep ya hiçi tercih etmek zorunda olmamalıyız. Konut ya alınsın ya alınmasın şeklinde bir şey olamaz. En önemli problem sermaye eksikliği, finansmana erişim. Finansman zenginliği oluşmayınca ne yazık ki insanlar kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalıyorlar.











