İçindekiler
Bu makalede müteahhide veya onun adamlarına verilen vekâletnamenin azli ve bu azilden dolayı zarar varsa istenmesi ele alınmaktadır.
Kentsel dönüşüm ile ilgili vekâletnameler; işlemlerin yapılması için müteahhide, müteahhidin sigortalı mimar veya diğer personeline, müteahhitle bağlantısı olmayan haritacı, plancı, taşeron, iş takipçisi gibi kişilere, malikler arasından seçilen temsilciler kuruluna, malikler adına avukatlara verilmektedir.
Maliklerin müteahhitle yaptıkları sözleşme gereği verdikleri vekâletnameleri, işlemlerin başlamaması, gecikmesi ya da bazı iyi niyet kurallarına aykırı davranışları görmeleri ya da şüphelenmeleri hâlinde azlettikleri görülmektedir. Bu azilname ile vekâletname sona ermektedir. Bu vekâletnamenin azli ile müteahhit artık proje üzerinde bazı resmî işlemleri yapamaz duruma gelmektedir.
Haksız Azil Durumunda Zararın Tazmini
Bu azil hem müteahhidin bazı resmi işleri yapmasında aksamaya hem de projenin diğer ortakları olan maliklerin de işinin gecikmesine yol açmaktadır. Bu durumda azil işleminin sözleşmede varsa cezai şartı veya her halükarda tazminatı söz konusu olabilmektedir. Eğer azil haksız ise hem müteahhit hem de diğer malikler uğradıkları zararı isteyebileceklerdir.
Arsa sahibinin vermesi gereken vekâleti teslim etmemesi veya haksız azletmesi durumlarında borcunu ifada “temerrüde” düşeceği Yargıtay kararlarında açıklanmıştır. Yargıtay bir kararında “… Davalı yüklenici 31.12.1998 tarihinde keşide ettiği ihtarnamesinde, cins tashihinin yapılabilmesi ve iskânın alınabilmesi için vekâletname talep ettiği halde; davacılar, BK. nun 81. maddesi uyarınca yerine getirmeleri gereken öncelikli edimlerini ifa etmediklerinden, eserin teslim alınması yönünden temerrüde düşmüş sayılırlar” şeklinde karar vermiştir.
Benzer bir kararda, “Mahkemece yapılması gereken iş: davacı yanın davalı tarafa verdiğini ileri sürdüğü vekâletnamenin istenerek, ibrazı hâlinde davalının savunmasında ileri sürdüğü hususlara dair yetkili olup olmadığının belirlenmesi, keza aynı savunmada ifade edilen hususların gecikmeye neden olup olmayacağının, inşaat konularında uzman bir bilirkişiden görüş alınarak tespit edilmesi, vekâletnamede gerekli yetkilerin bulunduğunun anlaşılması halinde arsa sahibinin gecikmede herhangi bir kusurunun bulunmadığının kabulü, vekâletnamede gerekli yetkilerin bulunmaması ve aynı zamanda yapılacak işlerin de iskan izni alınmasını geciktirebileceği saptandığı takdirde ise bunun ne kadarlık bir süre gecikmeye neden olacağı hususunun saptanarak, sonucuna göre gecikme tazminatı istemi hakkında bir sonuca ulaşılmasından ibarettir” denilmektedir. Ancak haklı azilde bir tazminat doğmayacaktır. Çoğunlukla vekâletnamelerin azlini yasaklayan hükümlerin APKİS’lere (Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi) konulduğu görülmektedir. Ancak azlin yasaklanmasına rağmen, malik haklı ise bu işlemden dolayı tazminat ödemeyecektir.

Vekâletnamelerde Verilen Yetkilere Dikkat!
Vekâletnamelerde verilecek yetkilerin en başta dikkatli verilmesi, sınırlı bir işlem yetkisi verilmesi maliklerin yararına olacaktır. K-APKİS (kentsel dönüşüm nitelikli APKİS) düzenlenirken hangi konularda vekâletnameye ihtiyaç olduğu açıkça belirtilmeli, bu ihtiyacı aşan yetkilerin vekâletnameye konulması önlenmelidir.
Sözleşmede haksız azlin yapılması durumunda malike cezai şart veya tazminat konusu sözleşmeye konulabilir. Haksız azil olsa bile artık 6306 sayılı Kanun‘daki salt çoğunlukla fesih mümkün olmadığından, kat irtifakı kurulmadan önce azil varsa burada Türk Medeni Kanunu’ndaki paylı mülkiyette ortaklığı çekilmez hâle getiren malikin payının diğer malikler tarafından mahkeme yolu ile satın alınması; kat irtifakından sonra azil varsa 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndaki malikler kurulu kararına ısrarla uymayan paydaşın payının satılması şeklinde ortaklıktan çıkarılma müeyyidesi uyarlanmasını öneriyoruz.






