İçindekiler
Kentsel Sit Alanlarında Dönüşümün Çerçevesi
Tarihi kent bölgelerinde (kentsel sit alanları) kentsel dönüşümün nasıl olacağı 6306 sayılı Kanun’da açıklanmamıştır. Ancak Kanunun 9 / 3. maddesi 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu ile 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilerek Korunması Hakkındaki Kanun’a şu şekilde gönderme yapılmıştır: “2863 sayılı Kanun ve 5366 sayılı Kanun kapsamındaki alanlarda uygulamada bulunulması hâlinde, alanın sit statüsü de gözetilerek Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınır.”
Ülkemizdeki sit alanlarının çokluğuna rağmen mimar, hukukçu, inşaatçı, yatırımcı ve emlakçıların bu konuda bilgi eksikliği dikkat çekmektedir. Sit alanları kavramı altında doğal sitler, kentsel, tarihi, milli, arkeolojik ve karma sit olarak alt türler söz konusudur.
Bu yazıda kentsel sitlerdeki “alan bazlı yenileme” kuralları ele alınmaktadır (bireysel bina bazlı yenilemeler başka bir yazıda anlatılacaktır).
Yasanın Amacı ve Kapsamı
Kentsel sit alanlarına örnek olarak Okmeydanı Tarihi Yenileme alanı, Tarlabaşı, Tarihi Yarımada, Ankara Hamamönü bölgeleri gösterilebilir. Bu alanları düzenleyen ana mevzuat 1983 tarihli ve 2863 sayılı Kanun’dur. Bu Yasa kapsamında olan alanların yenilenerek korunması için sınırlı olarak 2005 tarihinde 5366 sayılı Kanun (Kısaca; Yenileme Alanları Kanunu) yayınlanmıştır.
Yasanın amacı 1. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre “Bu Kanunun amacı, büyükşehir belediyeleri, büyükşehir belediyeleri sınırları içindeki ilçe ve ilk kademe belediyeleri, il, ilçe belediyeleri ve nüfusu 50.000’in üzerindeki belediyelerce ve bu belediyelerin yetki alanı dışında il özel idarelerince, yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş; kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarınca sit alanı olarak tescil ve ilan edilen bölgeler ile bu bölgelere ait koruma alanlarının, bölgenin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilerek, bu bölgelerde konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı alanları oluşturulması, tabiî afet risklerine karşı tedbirler alınması, tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılmasıdır.”

Kentsel Yenileme Kavramı Ne İfade Ediyor?
Yasa “yenileme alanları” kavramını getirmiştir. Yenileme alanı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu kapsamında olan “sit alanları” çerçevesinde kalan bölgeler için geliştirilmiş “koruma ve yaşatmayı önceleyen” bir kentsel dönüşüm türüdür. Bu alanlarda tam bir yıkımdan uzaklaşmak için “kentsel dönüşüm” kavramının kullanılmaması gerektiği literatürde önemle belirtilmektedir. 5366 sayılı Yenileme Yasası, Fatih Neslişah Mahallesi yani “Sulukule” gibi aşırı yıkım yapılarak dönüşmüş uygulamalar sebebiyle “koruma” konusunda olumsuz eleştirilere hedef olmuş bir yasadır.
Bu Yasa’nın neyi amaçladığı ve ne getirdiğini ele almadan önce, ana odağı olan kentsel yenilemenin tarihsel arka planına kısaca bakmak yararlı olacaktır. “Kentsel yenileme” kavramı ülkemize Kara Avrupası uygulamalarından gelmiştir. Avrupa Konseyi, 2. Dünya Savaşı sonrası yıkılan şehirlerin aslına uygun olarak yeniden inşasını hedefleyen bir kavram olarak ortaya koymuştur. Bu uygulamalar “urban reconstruction” veya “urban renewal” olarak tanımlanan kentsel yenileme kavramını ortaya koymuştur. Bu terim, kent merkezlerinde 1960 – 80 arasında gecekondulaşmanın temizlenmesi anlamında hem Avrupa hem de Amerika kentleri için kullanılır olmuştur. Bizde 1950’lerden itibaren Anıtlar Kurulu olarak bilinen koruma yönetiminin parçalı uygulamaları sit ilan edilen alanlarda zamanla “terk edilme ve çürüme” sonucunu doğurmuştur. Yenileme Kurulları yenileme alanlarında, Koruma Bölge Kurulları’nın görevlerini de yapmaktadır. Bu Kurul, Kanun ve Yönetmelik yanında KVKYK (Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu) ilke kararları çerçevesinde karar vermektedir. (Son olarak yenileme kurulları tekrar koruma bölge kurulları ile birleşmiştir).
2863 Sayılı Kanun ve 5366 Saylı Kanun
Bu bilgiler ışığında özetlersek;
5366 sayılı Yenileme Yasası “yenileyerek koruma”, 6306 sayılı Yasa ise “yeniden inşa etme” amaçlıdır. Her iki durumun da koruma alanları için ciddi bir tehlike içerdiği öğretide kabul edilmektedir (Aksoy, & Ricci, 2014:1-53). Yenileme Yasası’nın amacının “alanın sürdürülebilir korunması” olması gerektiği belirtilmektedir.
Kentsel sit alanlarında alan bazlı yenileme için Belediye veya il Özel İdaresi talebi ile Cumhurbaşkanlığı kararı çerçevesinde “yenileme alanı” ilanı gereklidir. Bina yenileme için Koruma Bölge Kurulu kararları yeterlidir.
Sit alanlarında gerek imar planlarının yapılmasında uygunluk onayında ve gerekse inşai faaliyetleri ve ruhsatlarda KBK (Koruma Bölge Kurulları) görevlidir. Bu alanlarda yapılacak dönüşümde bazı kamu destekleri söz konusudur. Projelerde işlemlerin yavaş gitmesi alanın özelliği gereğidir.
2863 sayılı Kanun kapsamında olan bir sit alanında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİB), Kültür Bakanlığından görüş almak kaydı ile (bu görüş olduğundan onay anlamına gelmez), Cumhurbaşkanlığına başvurarak riskli alan kararı çıkartabilir. 5366 sayılı Yenileme Kanunu’na göre yenileme alanı ilan edilmiş bölgede de aynı şekilde Kültür Bakanlığı’nın görüşü alınarak Cumhurbaşkanlığı tarafından riskli alan ilanı söz konusu olabilir.
Her iki durumda da detay uygulamasında KBK denetim ve onayı gereklidir.






